BİR ANKA NEFESİNDE YÜRÜR ZAMAN
Uzun bir yolculuktur aslında anlatılan.
Alevlerinde yıkanırdı zaman;
Kaf Dağı’nın arkasından kopan,
Bir yangın yerini andırır yaşanan.
***
Bir mısrada dile gelir dağ silsileleri,
Suskunluğun çığlığıdır kalemden çıkan,
Bir ağıtın ilk sesi, ilk nefesidir alev
Ve içinden çıkar, can havliyle can bulan.
***
Kaf Dağı’na dökülür civek saçan külleri
Yaşar yangın yerinden arta kalan telekleri,
Bir Anka nefesinde yürür zaman,
Bir Anka Kuşu’dur arkada kalan.
***
Küllerinden gelir dillere pelesenk olan gücü,
Ve bir hayat vardır ateş çemberinde bile nefes alan.
Gören bilen yoktur sesini duyan.
Anlatılır uzun uzadıya asırlarca
Bir hikâye, bir masal ve bir destan.
17.12.2025
Sadık SOFTA

