SAVAŞTA ALPERENLİK, ÇELEBİLİK…
Uluslararası hukukun gelişmediği, BM örgütlenmesinin olmadığı dönemlerde bile savaşlarda gözetilmeye çalışılan ahlâk değerleri vardı. Savaş cephede, askerler arasında sürdürülür, sivil halk, fiilî savaşın dışında kalırdı. Sivil halkın eziyetlere, soykırımlara, göçlere maruz kalması, ancak savaş kaybedilip işgale uğranmayla başlardı. Bunun bile sınırları vardı.
Harp silâh, araç ve gereçlerindeki gelişmelerle II.Dünya Savaşı’nda, savaşın vahşet ve dehşeti cephe gerisine taşındı. Düşmanın savaş gücünü kırmak amacıyla önce cephe gerisinde savaş sanayisi hedef alındı, sonra hedef düşmanın bütün ekonomisi oldu. Onunla da yetinilmedi, doğrudan insan gücü hedef alındı. Almanya Londra’yı yakıp yıkarken, Berlin’de, Hamburg’da taş taş üstünde kalmadı. ABD, iki büyük Japon şehrine atom bombası atarak son noktayı koydu. Hiroşima ve Nagasaki askerî hedefler değildi. Yüz binlerce sivil öldü. Radyasyon hastalıklarından acılı ölümler yıllarca sürdü.
Alperenlik, çelebilik, asalet, şövalyelik, centilmenlik gibi kavramların yeri yok. Kazanmak için mafyavarî her yöntem mübah. Artık anlı şanlı devletlerin mafyadan, terör örgütlerinden hiçbir farkı yok. Ahlakî (etik) değerlerin hiç önemi kalmadı. Terör örgütü, ortama dehşet salmak; hedefine ulaşmak için nasıl kundaktaki bebekleri katlediyorsa; devletler de şehirleri, okulları, hastahaneleri bombalıyorlar. BUGÜNÜN PSİKOPATLARI, TRUMPLARI, NETANYAHULARI, BÜTÜN DÜNYAYI YOK EDECEK BİR BOMBANIN FİTİLİNİ ATEŞLEMEKTE BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEZLER.
Savaş strateji, taktik ve teknikleri de harp silâh ve araçlarındaki gelişmelere paralel olarak değişti. Artık cephede karşı karşıya gelen ordular, onurlu askerler yok. Bir Hitler bozuntusunun emriyle bir yerlerde düğmeye basan, ekrandan öldürdüğü masum kız çocuklarını seyreden, sonra kanlı bifteğini afiyetle yiyip mışıl mışıl uyuyabilen yaratıklar var.
Bunların, zihniyet olarak “Eşin ve çocukların elimizde, kanıt olarak bu da eşinin bir kulağı, istediklerimi yapmazsan…” diyen mafya babasından ne hiçbir farkı yok.
Bakın, “iki ABD askerinin ölümü” konu ediliyor. Çağdaş Hitler, onun bile intikamının alınacağından söz ediyor. Her yerde onlar adına vekâlet savaşına girecek, ABD ve emperyalizm için ölecek etnik tahrik alanları var. Ortadoğu’nun kaderi olmuş, Filistinlilerin dedeleri de İngilizler için devletlerine ihanet etmişlerdi. İran’a kara harekâtı büyük risk. Beis yok, Kürt grupları oraların Filistin’i olmaya gönüllü, kullanır atarsın. Filistin’de Arap yaşatmayan Siyonizm, vadedilmiş topraklarda Kürt’ü ne kadar yaşatırsa artık?
05.03.2026
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist


