23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINI KUTLAYAMAYAN ÇOCUKLARIMIZIN ANISINA!
Bugün 23 Nisan, çocuk dolu kabristan…
23 Nisan 1920, Türk milletinin tarihine “Egemenlik Kaydıyla” damgasını vuran bir gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi, hem ulusal egemenliğin ilan edildiği hem de çocuklara armağan edilen bir bayramın temellerini atmıştır. O günden beri her yıl 23 Nisan’da çocuklar bayraklarla, şarkılarla, şiirlerle sokaklara dökülür; okullar şenlik yerlerine döner. Çünkü bu bayram, geleceğin mimarlarının, yani çocukların günüdür. “Küçük hanımlar, küçük beyler!” diye seslenen Atatürk’ün mirası, her 23 Nisan’da yeniden canlanır.
Ancak 2026 yılının bu 23 Nisan’ı, yüreklerimizde derin bir yara ile karşılanıyor. Henüz bir hafta önce, 14-15 Nisan tarihlerinde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde ardı ardına yaşanan iki okul saldırısı, bayram sevincimizi gölgede bıraktı. Şanlıurfa Siverek’teki Ahmet Koyuncu Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen pompalı tüfekli saldırı, 16 kişiyi (çoğu öğrenci ve öğretmen) yaraladı. Saldırgan olay yerinde intihar etti; neyse ki can kaybı yaşanmadı. Fakat Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan günü yaşanan katliam, hepimizi yasa boğdu. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin okula beş silah ve yedi şarjörle girmesiyle bir öğretmen ve sekiz masum çocuk hayatını kaybetti.
Bu çocuklar, 23 Nisan’ın neşesini yaşamayı hak eden, bayram şarkıları söyleyecek, gelecek hayalleri kuracak yaştaydılar. Adlarını burada anmak, onların anısını yaşatmak ve acımızı dile getirmek boynumuzun borcudur:
Yusuf Tarık Gül
Mustafa Aslan
Furkan Sancak Balal
Bayram Nabi Şişik
Belinay Nur Poyraz
Zeynep Kılınç
Şuranur Sevgi Kazıcı
Kerem Erdem Güngör
Adnan Göktürk Yeşil
Ve öğrencilerini korumak için kendini siper eden, canını veren matematik öğretmeni Ayla Kara
Bu isimler, artık sadece bir liste değil; her biri bir yitirilen umut, bir kırılan dal, bir daha hiç 23 Nisan kutlayamayacak çocukluk hayali.
Bu iki saldırı, okullarımızın güvenlik zafiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Çocuklarımızın en güvenli yer olması gereken okullarda silah sesleri duyulması, camlardan atlayarak kaçmaya çalışan yavrularımızın görüntüleri, vicdanımızı sızlattı. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nı kutlarken, aynı zamanda “Neden?” diye sormak zorundayız: Neden hâlâ okullarımız yeterince korunmuyor? Neden bir çocuğun eline bu kadar kolay silah geçiyor? Neden öğretmenlerimiz, öğrencilerini korumak için canını vermek zorunda kalıyor?
Yine de 23 Nisan, sadece acıların değil, umudun da günüdür. Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözü, bugün de yol göstericimiz olmalıdır. Egemenlik, aynı zamanda çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, okulların kale gibi korunduğu bir milletin hakkıdır. Bu bayramda, yitirdiğimiz yavrularımızın anısına sahip çıkmak, kalan çocuklarımızın geleceğini güvence altına almak hepimizin görevidir.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki ailelere başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Kaybedilen her çocuk, hepimizin kaybıdır. 23 Nisan’da bayraklarımızı yarıya indirmesek de yüreklerimizde o bayrağı yarıya indirdik. Artık sözümüz şudur: Bu acılar bir daha yaşanmasın. Okullarımız şenlik yerleri olsun, silah sesi değil.
Küçük hanımlar, küçük beyler…
Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Sizler için daha güvenli bir Türkiye sözü ne yazık ki veremiyoruz. 23 Nisan’ınız kutlu olsun; ama bu kutlamada, aramızdan ayrılan kardeşlerinizin de sesini duyun. Onlar da sizinle birlikte bayram kutlamak isterdi.
Ruhlarınız şâd olsun.
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
23 Nisan 2026
M. Hüseyin OĞUZ

