“ÇOK ULUSLU DENİZ GÖREVİ GRUBU”NA KATILMAK DOĞRU OLAMAZ!
Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde seyir güvenliği için oluşturmaya çalıştığı “Çok Uluslu Deniz Görev Grubu’na” Türkiye’nin de katılacağı haber yapılıyor…
- Eğer bu haber doğruysa, Türkiye; Husiler ve onu destekleyen İran’a karşı (ve dolayısıyla İsrail tarafında) konumlanıyor demektir.
- Benzer şekilde Türkiye’nin Ukrayna tarafında yer alıp, İngiliz/Fransız gönüllü kuvveti için Beykoz’da Karadeniz “Deniz Unsur Komutanlığını” açması, Rusya’ya karşı konumlanması ve Montrö’nün sakatlanması sonucunu doğurabilir!
- İçerde Terörsüz Türkiye süreci ile silah bırakmayan terör örgütüne ağır tavizler verilip af hazırlığı yapılırken, tarafsızlığı bırakıp Rusya ve İran’ın karşısında konumlanmak tarihî bir hata olur! (1’inci Dünya Savaşı’na katılışa benzer bir hata)
- Türkiye’nin İran ve Rusya’ya karşı konumlanarak ne elde edeceği, neleri riske edip, hangi maliyetlere katlanacağı iyi hesaplanmalı! Hele, Açılım‘la üniter devlet üzerine pazarlık yapılıyorsa…
- Türkiye’nin güvenliği için muhakkak tarafsız kalınmalı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kararlılıkla uygulanmalı ve PKK Açılımı ve terörle müzakere bırakılıp, terörle net bir mücadele başlatılmalıdır!
31.07.2026
Dr. Fikret BAYIR
E. Kur. Alb. / Zafer Partisi Gn. Bşk. Yard.


