VEFA DUYGUSUNUN SEMBOLÜ, KUDÜS’ÜN SON NÖBETÇİSİ: “IĞDIRLI ONBAŞI HASAN”
Iğdırlı Onbaşı Hasan, Osmanlı’nın Kudüs’teki son nöbetçisi, sadakatin ve vefa duygusunun destansı bir sembolüdür. 1917’de İngilizlerin Kudüs’ü işgali sırasında artçı birliğin parçası olarak bırakılan, yıllar boyu Mescid-i Aksa’nın avlusunda nöbet tutan, 1982’ye kadar “Tekmilim tamamdır.” diyen o erdir.
***
Hikâyenin özü (İlhan Bardakçı’nın 1972 tanıklığı):
1972 Mayıs’ında gazeteci İlhan Bardakçı, Mescid-i Aksa’nın “On İki Bin Şamdanlı Avlu”sunda, yamalar içinde eski bir asker üniforması giymiş, iki metreye yakın boyu, bembeyaz sakalı ve dimdik duruşuyla doksanlık bir adam görür. Rehber “Delinin teki, yıllardır burada bekler.” dese de Bardakçı yanına yaklaşır:
“Selamün aleyküm baba.”
“Aleyküm selam oğul.”
Adam kendini şöyle tanıtır:
“Ben, Osmanlı Ordusu, Yirminci Kolordu, Otuz Altıncı Tabur, Sekizinci Bölük, On Birinci Ağır Makineli Tüfek Takımı Komutanı Onbaşı Hasan’ım. Ben Iğdırlı Onbaşı Hasan’ım.”
Anlatır: Cihan Harbi’nde Kanal Cephesi’nde İngiliz’e saldıran birlikleri yenilir, ecdat yadigârı topraklar birer birer elden gider. İngiliz Kudüs’e dayanınca Osmanlı, şehrin yağmalanmaması için 53 kişilik artçı bir bölük bırakır. Mondros’tan sonra terhis emri gelir. Kolağası (yüzbaşı) Mustafa/Musa Efendi askerlerine der ki:
“Aslanlarım… Kudüs bize Sultan Selim Han’ın yadigârıdır. Siz burada nöbeti sürdürün. Fahri Kâinat Efendimiz’in ilk kıblesini Osmanlı da terk ederse gâvura bayramdır. İslam’ın şerefini, Osmanlı’nın şanını ayaklar altına aldırmayın.”
Bölük kalır. Yıllar geçer. Arkadaşları teker teker vefat eder. “Düşman değil, yıllar biçti bizi. Bir ben kaldım buralarda. Bir ben, koca Kudüs’te bir Onbaşı Hasan.”
Hasan Onbaşı, Bardakçı’ya emanet verir:
“Anadolu’ya vardığında yolun Tokat sancağına düşerse… kolağam Mustafa/Musa Kumandanımın yanına git. Ellerinden benim için öp ve de ki:
‘Kudüs’ü bekleyen 11. Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan, o günden bu yana bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Nöbetini terk etmedi, tekmili tamamdır, hayır dualarınızı beklemektedir kumandanım.’”
Bardakçı Tokat’ta izini sürer; kumandan çoktan vefat etmiştir. 1982’de Kudüs’ten kısa bir telgraf gelir: “Mescid-i Aksa’yı bekleyen son Osmanlı askeri bugün öldü.”
***
O, sadece bir onbaşı değil; “devlet zevalin kapısındayken bile emanetine ihanet etmeyen”, “unuttuğumuz serhat nöbetçisi”, “gökler gibi baş vermiş ulu selvi” olarak anılır. Iğdır’da adına cami temeli atılmış, Gazze’de bir camiye ismi verilmiştir. Hikâye, sadakat, vefa ve “Tekmilim tamamdır.” sözünün en saf hâlidir.
Doğum tarihi kesin bilinmez (19. yüzyıl sonu Iğdır civarı tahmin edilir). Bazı kaynaklar ailesinin 93 Harbi sonrası göç ettiğini veya Tokat/İğdir köyü bağlantısını tartışsa da, halk hafızasında ve anlatılarda o, Kudüs’ün son Osmanlı nöbetçisi Iğdırlı Onbaşı Hasan olarak yaşamaya devam eder.
Bu hikâye, bir askerin onurunu, bir milletin unuttuğu emaneti ve “nöbeti terk etmeme” yeminini destanlaştırır.
Mekânı cennet olsun.
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
03 AĞUSTOS 2026
M. Hüseyin OĞUZ

