İLK TAŞI ATMA HAKKI
46 yıl olmuş. Dün, 12 Eylül 1980 hakkında taraflı pek çok yazı okudum. O günleri yaşayanlar halen sağ iseler bugünün torun seven nineleri, dedeleri. Geri kalan kitle, araştırmaya ve okumaya meraklı değilse, bir iki taraflı sözün etkisinde gerçeklerden uzak kalır. Sloganımsı sözler pek anlamlı görünür.
Kenan Evren, “El koymak için ortamın olgunlaşmasını bekledik.” demiş. Hııı! Demek ki bilerek engellememiş, darbe yapabilmek için olayları körüklemişler. Öyle ya anarşi 13 Eylül’de şıp diye kesildi. Amerikalılar, “Darbeyi bizim çocuklar yaptı.” demiş. Hııı! Demek ki her şeyi CIA plânladı. Bizim darbeci generaller, Amerika’nın çocukları.
Bu tarz sığ yorumlar doğruya götürmez. Evren, geri zekalı mıydı ki o sözleri o bağlamda söylesin? “Olaylar darbeyi zorunlu hale getirmeden harekete geçemedik.” demek istemiş olamaz mı? Amerika, Türkiye’de Rusya destekli Marksist bir darbeden endişeliydi. Amerikan argosuyla “NATO çerçevesinde Batı ittifakına bağlı güçler yaptı darbeyi.” denmiş olamaz mı?
Devlet neredeyse ikiye bölünmüştü, her kamu kurumunda solcular ayrı, sağcılar ayrı örgütleniyordu. Temiz kalan tek kurum TSK idi. Bu tarz bölünme orduda genç rütbeliler arasında. henüz yeni yeni filizlenmekteydi. Kara Harp Okulu’nda iki öğrenci gazinosundan birini solcuların, diğerini sağcıların kullandığı söyleniyordu. Geç kalınması halinde TSK’nin de bölünmesi; POLDER-POLBİR, TÖBDER-ÜLKÜBİR örneği TSKDER-TSKBİR gibi kuruluşların ortaya çıkması kaçınılmaz görünüyordu. Bu, iç harp demekti.
Hiçbir darbe, iyi değildir. Darbeyi yapan asker suçludur; ancak ülkeyi darbe yapılacak kargaşaya sürükleyen, çözüm yerine ateşe körükle giden, Meclis’te 113 oturumda altı ay cumhurbaşkanı seçemeyen, bakan arabalarında anarşist taşıyan siyaset, 12 Eylül’ün en büyük sorumlusu değil midir? Bu anlaşılamadığı, ders alınamadığı sürece demokrasimizin ilerlemesi mümkün değildir. Siyaset, ülkeyi yönetememiş, bizzat anarşinin nedeni olmuştur. Öyle ki millet, askerleri ısrarla duruma el koymaya çağırmıştır. 12 Eylül sabahı radyolarını açan herkes derin bir oh çekmiş, darbeyi alkışlamıştır. O gün orduyu çağıran, gelince alkışlayan hiç kimsenin bugün suçlama hakkı yoktur. O günleri yaşamayanlar bu ayırımı yapabilmeli ve siyasetin sorumluluğunu doğru değerlendirmelidirler.
Çiftliğinizi basan domuzlardan kurtulmak için aslanları çağırmışsanız domuzların yanında bazı evcil hayvanlarınızı da parçalayacaklarını, hatta sonrasında size de saldıracaklarını bilmelisiniz.
13 Eylül 2026
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist

