DİYARBAKIR, BRÜKSEL OLUR MU?
Diyarbakır’da bir toplantı… Siyasal İslamcı / Kürtçüler toplanmışlar. İçlerinden biri konuşuyor. Ekrandaki siluetin ardında sanki Emperyalist ABD / İngiltere ve İsrail konuşuyor. Çünkü tam da Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Planı‘nı (GBOP) anlatıyor ve GBOP hedeflerine özlem duyuyor. Yani satır arasında Siyonizm’e hizmet edecek bir Kürdistan hedefini tarif ediyor.
- Ve diyor ki; 100 yıl önce parçalanan Ortadoğu’yu toparlamak için Siyasal İslamcıların/Kürtçülerin önünde tarihi bir fırsat varmış!
- Balkanları, Kafkasya’yı ve Ortadoğu’yu kapsayan, AB benzeri bir Ortadoğu Birliği (OB) kurulmalıymış…
- Burayı birkaç kez dinledim: Evet Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu diyor. Yani, iç çatışmaların hiç bitmediği bu geniş bölgede “Ortadoğu Birliği” diyor.
- Anlattıklarından Diyarbakır’ı da bu Birliğin adeta Brüksel’i gibi hayal ediyor.
- Yahu adam, sende mi hiç akıl yok ya da Türk halkını mı akılsız sanıyorsun. Bak oradaki o sözde Gn. Bşk.nın ifadesiyle, ahmağa anlatır gibi anlatayım:
Araplar, kendi aralarında savaşmaktan vazgeçip de birlik olacaklar, sonra bu birliğe Türkleri ve Balkanlar’daki Slavları alacaklar ve hatta bu birliğin merkez üssü de Türkiye olacak öyle mi? Bu neyin kafası, ne yiyip, içiyorsunuz anlayamadım…
Aslında, bu bir tuzak! Ortadoğu Birliği veya Türk-Kürt-Arap Birliği söylemi, uzun yıllardır Emperyalizmin, Türk halkını ikna edebilmek için kullandığı bir taktik ve oltanın ucundaki yem!
- Peki, bu zokayı yutmak için ne yapılmalıymış? Bunun için, Türkiye’ye yeni bir format atılmalıymış.
- Nedir bu yeni format: Yeni Anayasa… Nasıl yeni anayasa / format?
- Atatürk ilke ve düşüncelerinden arındırılmış bir anayasa ve laik, millî-üniter devleti, ulus-devleti yıkmayı hedefleyen format.
- Konuşan şahıs, öylesine bölücü ki; Şeyh Sait, Saidi Nursi / Kürdi ve Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete isyan eden Emperyalist kuklalara rahmet okuyor!
- Kısaca işin özü şu: Anlaşılıyor ki; Açılım 2.0 için aralarında belirledikleri bir yol haritası var. Her gün yeni bir girişim ile halkı kurulan bu büyük tuzak konusunda nasıl kandırabiliriz diye çabalıyorlar. İş hep aynı yere geliyor: Yeni anayasa, millî üniter laik devlet yerine gerçekleşmesi mümkün olmayacak Türk-Kürt-Arap Federasyonu ve bölünme!
İşte, 22 Ekim’de terör örgütü elebaşının Meclis’e daveti ile başlayan sürecin gideceği yer!
Daha da kötüsü, etnik/mezhep temelli siyaset kurgusu ve bölücülük girişimleri artık öylesine normal hale geldi ki, böyle toplanıp, alenî konuşuyorlar! Bunlar, Şeyh Sait veya Said-i Nursi/Kürdi ne yapmak istediyse, aynısını yapmayı amaçlıyor: Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek!
Şimdi merak ediyorum:
Atatürk hayatta olsaydı, bu bölücülere ve onlara zemin hazırlayanlara nasıl yaklaşırdı? Ne derdi? Ne yapardı?
Biz, Zafer Partisi olarak işte tam o noktadayız!
Devletimizi, milletimizi ve ailemizi koruyacağız.
17.02.2025
Dr. Fikret BAYIR
E. Kur. Alb. / Zafer Partisi Genel Bşk. Yard.

