05 Haziran 2020 – Fahrettin ÇELİK
Üzerime damlayan gökkuşağından parça,
Dökülsün avucuma gözlerindeki benin.
Benin heybeme dolsun aşkınla dolu bohça,
Yola revan olurum özlüyorsa bedenin…
Bedenin bedenime özenle yaratılmış,
Yanakların elmacık al kanlar damıtılmış,
Dilinden düşen söze ballı şerbet katılmış,
Dokunursam yanarım ateşten sıcak tenin…
Tenin yediveren gül kokar bütün senede,
Koynunda sakla beni şad olayım sinede,
Sen yeter ki sar beni hoş olurum yine de,
Geri dönüşü olmaz yüzü kara gidenin…
Gidenin hayatında kalır mı tadı tuzu,
Yar ile eğleşenin kargadır kılavuzu,
Bir çayırda baş başa salınsa kurtla kuzu,
Gülmesi haram olur bu sürüyü güdenin…
Güdenin aklı olsa ekleyip acıları,
Çeker miydi bir ömür dinmeyen sancıları,
Gözleri yolda koyup kardeşi bacıları,
Feryadı figan eder bülbül iken ötenin.
Ötenin derdi vardır düşmüştür ahu zara,
Gözleri yolda kalır deli gönül fukara,
Bir gün düşeşte gelir sanma ki hep dubara,
Mevla yardım eylesin içinde aşk bitenin.
Bitenin hayalini kurmaya ne gerek var.
Yakar kavurur her gün sineleri sönmez har.
Bükülmez elim zinhar aşka pusu karsalar.
Yüreğinde kızıl kor, sabahı zor edenin.
Edenin cezasını çekeceği hak günü,
Rütbeleri sökülür biter dünyalık ünü,
Can kafesten uçunca geri gelir mi dünü,
Çilesi sona erer hesap günü gülenin.
