ABD – İSRAİL / İRAN SAVAŞI’NDA SON DURUM
ABD-İSRAİL / İRAN Savaşı’nda Son Durum / Ahmet KIYMAZ (07.03.2026)
SAVAŞ HAKKINDA SÖYLENENLER VE GENEL ALGILAR
- İsrailli gazeteci Alon Mizrahi: “Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde, Amerikan üslerini o kadar kapsamlı, o kadar büyük ölçekli ve o kadar kararlı bir şekilde yok ediyor ki, dünya buna hazır değil. İran, 4 gün içinde bölgedeki askeri üstünlük alanını genişletmeyi başardı. İran, dünyanın en değerli ve pahalı askeri üslerini, mülklerini ve teçhizatlarını imha etti. Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’daki Amerikan üsleri, tüm dünyadaki en büyük askeri tesisler arasında yer alıyor.”
- PUTİN: “Cesur İran güçlerinin, Delta özel kuvvetlerinin çok sayıda üyesini öldürdüğü ve esir aldığı bildirildi. Delta Kuvvetlerinin İslâm Devrim Muhafızları Ordusu’nun elinde olması şaşırtıcı.”
- Çinli Prof. Zhang Weiwei: Bir anlaşmaya vardığımızda her maddesini uygularız. Çin ve İran arasında yapılan (25 yıllık) askerî iş birliği anlaşması doğrultusunda, Çin İran’a büyük destek oldu. Savaşın gidiş yönü değişti.
- İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı BEN GVİR, üzerine gelen kalabalıktan silah çekerek kurtuluyor.
- Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İran’ın saldırılarını kınaması da oldukça manidar.
***
Medyadaki bilgi kirliliğine, edinilen bilgilerin doğruluğunun kanıtlanmamasına rağmen, hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde akl-ı selim aydınların genel düşünceleri şu cümlelerle tanımlanabilir:
- Bu savaş, ABD’nin çöküşünü hızlandıracak.
- ABD ve Trump, başlangıçta Hamaney‘i ortadan kaldırmanın yeterli olacağını düşündü. Bunu ilk günkü bombardımanda başardılar. Ama, sonrası plânladığı gibi olmadı.
- İran’da toplumun ayaklanacağını ve İran’ın teslim olacağını düşündüler. Ancak, beklenmedik şekilde İran’ın karşı saldırısı çok güçlü ve hızlı oldu.
- Körfez ülkelerindeki ABD askerî üslerinin çoğunluğu saldırıya uğradı ve büyük hasar aldı.
- Saldırıdan önce İran halkının ekserisi, rejime tepkili idi. Hamaney’in öldürülmesi İran için bir şehadet anlamına geldi. ABD’nin beklemediği biçimde, İran halkı kenetlendi.
- ABD, İran’ın bir Irak veya Suriye olmadığını; ülke nüfusunun yarısının TÜRK soylu insanlardan olduğunu hatırlamadı.
- İsrail hükümetinin çağrısı üzerine, dünyanın değişik ülkelerinden Yahudilerin İsrail’e gelmesine karşın; İsrail’i terk eden Yahudilerin sayısı çok daha fazla. İsrail halkı panik içinde, hükümet düşmek üzere ve yenilen taraf ABD – İsrail olacak gibi…
- En büyük korku, İsrail ve ABD’nin nükleer silâh kullanması. Böyle bir durum, dünyayı ve insanlığı kıyamete götürebilir.
2011 Haziran’ında “Arap Baharında Açan Çiçek: SURİYE” kitabımızda şunları söylemiştik:
“Amerika, İsrail ve ilgili Batılı devletlerin, Ortadoğu coğrafyası üzerinde tedricen uyguladığı strateji ve politikaların ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin uygulanmasının temelinde SURİYE’DEN SONRA İRAN BULUNMAKTADIR. Nihaî hedefin ise, NATO üyeliğimize rağmen, TÜRKİYE VE İSTANBUL OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR.

