Site icon

ATATÜRK VE MEHMET ÂKİF ERSOY

Spread the love
Prof. Dr. Ahmet Kıymaz

“27 ARALIK”, önemli bir gündür. Her şeyden önce, Cumhuriyetimizin bânisi ATATÜRK’ün Ankara’ya gelişinin yıldönümüdür. Ayrıca, İstiklâl Marşı’mızın şairi Mehmet Âkif ERSOY’un vefatının yıldönümüdür.

***

27 ARALIK 1919’DA ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİNİN 98’NCİ;

27 ARALIK 1936’DA MEHMET ÂKİF ERSOY’UN VEFATININ 81’İNCİ YILDÖNÜMÜNDE:

Millî Mücadele’nin ruhunu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dinamiklerini sembolize eden Ankara’nın ebediyen başkent yaşatılması, en temel görevlerimiz arasında olmalıdır.

Aksi takdirde, millî tarih ve millî kültür bilincine sahip ATATÜRK gibi büyük devlet adamları, MEHMET ÂKİF gibi büyük mütefekkir ve aydın insanların bulunmadığı ortamlarda; MUSTAFA SAGİRLER, boşluğu doldururlar ve mukaddes değerlerimizi yok etmek isterler. Buna izin verecek miyiz?

***

Herkes için “LİDER” denmez, denemez. Milletle bütünleşmeden, olağanüstü durumlarda olağanüstü niteliklerle bezenmeden ve millet yararına inkılaplar yapmadan “lider” olunamaz.

Dolayısıyla; Millî Mücadele’nin “Başkomutanı”“Cumhuriyetimizin ilk kurucu Cumhurbaşkanı” ATATÜRK, “LİDER” bir insandı.

Herkes için “Mütefekkir” (Fikir Adamı) denmez, denemez. Bilgiye sahip olmadan fikir üretilmez. Ufuk ve samimiyet yoksa fikir de anlam kazanmaz. Dolayısıyla; BİLGİ, FİKİR, UFUK ve SAMİMİYET birlikte olursa MÜTEFEKKİR ortaya çıkar.

Mehmet Âkif ERSOY, “MÜTEFEKKİR” bir insandı…

Allah, onlara lütuf ve mağfireti ile muamele etsin; mekânları cennet olsun.

Exit mobile version