Site icon

BEKLENEN OLDU

Spread the love

BEKLENEN OLDU

Bir önceki yazımda “İsrail denince onunla birlikte akla küresel sermaye, ABD, İngiltere, AB ülkeleri, küresel medya, sanat ve bilim çevreleri gelmelidir. İsrail ile İslam dünyası arasında bir sorun olduğunda bütün Hristiyan aleminin her türlü gücüyle İsrail’in yanında olduğunu bilmek gerekir.” demiştim. ABD, savaşa dahil olarak İran’ın nükleer tesislerini bombaladı. Bununla yetineceği sanılmamalıdır.

Artık başka bir dünyadayız. Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi, uluslararası hukuk, uluslararası mahkemeler, her şey askıda. ABD iç hukuku bile artık sallantıda. Trump Kongre kararına filan başvurmadan savaş açıyor. İkinci Dünya Savaşı öncesi günleri yaşıyor gibiyiz. Dünya, muhteris birkaç delinin elinde oyuncak. Hitler’in, Mussolini’nin, Stalin’in, Franko ve Salazar’ın ruhu aramızda dolaşıyor.

İran’ın füze kapasitesinin bilinenden yüksek, İsrail’in demir kubbesinin sanılandan zayıf olduğu ortaya çıkınca, bu savaşta gönlü İran’ın yanında olanlar umutlandılar. İsrail halkı da acının tadına vardı. Sosyal medyada İsrail’in kayıplarıyla ilgili pek çok video dolaşıyor. Bunlara bakarak hüküm vermek çok yanlış olur.

İki ülke de doğal olarak kendi kayıplarını az, düşmanlarına verdikleri zararı çok gösterme çabasındadır. Basın kısıtlama altındadır. Barış sağlandıktan uzun zaman sonra bile gerçek kayıplar tam olarak ortaya çıkarılmaz. Ancak İsrail’in güçlü istihbarata dayalı saldırıları ile İran’ın en önemli askeri ve lojistik hedefleri vurulurken, İran’ın füze saldırıları kentleri hedef almakta, önemli hedefler tesadüfen vurulmaktadır. Bunun sonucunun ne olabileceği çok açık. ABD’nin de saldırıya katılması, bölgede üç uçak gemisi ve güçlü bir donanmasının olması İran adına büyük kayıp.

Bundan sonra olacaklar belli gibidir. İran, Türkiye’nin iki katı büyüklükte toprakları ve doksan milyonluk nüfusuyla kolayca yok edilebilecek bir ülke değildir. Askerlikte “Zafer süngünün ucundadır.” denir. Piyadenin girip ele geçirmediği hiçbir toprak hakimiyet altına alınmamıştır. ABD; İsrail ve birleşiklerinin İran’ı işgali, fethi söz konusu değildir. İran kendisine dayatılan koşullarda bir barışa zorlanacak, mevcut rejim ya da başarılabilirse değişen rejim bunu kabul edecek. 

Suriye’deki bölünme tam istikrara kavuşmadan İran’da bir bölünme bütün hesapları karıştırır. Bu yüzden İran’ın bölünmesi için mevcut zemin güçlendirilecek, daha öteye gidilmeyecektir. Bu savaşla hemen bir bölünme uzak görünmektedir. Ancak günümüzde olaylar çok hızlı gelişebilmekte, birkaç ay içinde hiç beklenmeyen durumlarla karşılaşılabilmektedir. Her şeye hazırlıklı olunmalıdır.

Atalar “El için yanma nâra, yak çubuğunu keyfini ara.” demişler. Kardeş ve dost ülkelerle dayanışma, yardımlaşma karşılıklı, dengeli, gerçekçi olduğu oranda güzel. Ordan ötesi maceraperestlik.

24.06.2025

Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ

E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist

Exit mobile version