Site icon

BİR “ÇÖPTEKİ KILIÇDAROĞLU” HİKÂYESİ…

Spread the love

BİR “ÇÖPTEKİ KILIÇDAROĞLU” HİKÂYESİ…

Açık söyleyeyim, 2010’da Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçince sevinmiştim; çünkü orada bir kan değişimine ihtiyaç olduğunu düşünüyordum. Ama çok geçmeden şaşırtıcı gelişmeler gözledim. Kemal Bey’in “iyi, doğru ve dürüst bir adam olmadığını” ilk olarak 30 Mart 2014 yerel seçimleri sonrasında dile getirmeye başladım. Zira, o seçimlerde Ankara’da Sn. Mansur Yavaş (@mansuryavas06) ısrarla hile yapıldığını iddia etti, yırtındı, ama Bay Kemal oralı olmadı, aksine üstünü örtmeye, Mansur Bey’i susturmaya çalıştı. Çok şaşırmıştım.

Ardından 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP içinde yapılan aday yoklamasında Sn. Yılmaz Büyükerşen (@Y_Buyukersen) 1’nci sıradan aday çıkmışken bir anda onun da üstü çizilerek – ve o yoklamanın kamuoyunda tartışılması engellenerek – Ekmeleddin Efendi gündeme sokuldu. Hepten şaşırdık. Daha sonra da bazı gelişmelerdeki kararlarını ve tepkilerini izledim, kesinlikle normal olmayan tuhaf durumlar ve yaklaşımları vardı; asla Erdoğan’ı devirme, iktidarı alma gibi bir niyeti olmadığını sezdim, aksine hep Erdoğan’ın önünü temizliyor, ona sorun çıkarabilecek ve bilhassa Atatürkçü olarak bilinen kadroları pasifize ediyordu. 2017 Anayasa Referandumu’nda mühürsüz oylara itiraz etmemesi akıl alır bir durum değildi. Tek doğru gördüğüm hareketi yine 2017’deki “Adalet Yürüyüşü”ydü (ki son 120 km.lik bölümüne ben de katıldım); ama sonra o eylemin de içini boşalttı, çarçur edip insanların umutlarını söndürdü. 2018 C.Bşk.lığı seçimlerinde resmen Sn. Muharrem İnce’yi (@vekilince) sattı, kazanamasın diye çalıştı, “oylar güvende” diyerek milleti kandırdı, tam tersine sandıkları boş bıraktı ve bilinçli olarak “işlemeyen” bir sözde “sandık sonuç takip sistemi” kurdu.

Yine 2018’deki seçim yenilgisi sonrası olağanüstü kurultay toplanmasını isteyenleri engellemek için her şeyi yaptı. 2019’da İstanbul’dan Belediye Başkanı olarak aday gösterilen Ekrem İmamoğlu’nun da (@imamoglu_int) Binali Yıldırım karşısında kazanamayacağına emindi. Ama İmamoğlu, M.İnce’nin düşürüldüğü durumu bilip kendi önlemini kendi aldığı, somut verilerle hareket ettiği ve çok iyi direndiği için kazandı. Ve o seçimlerden sonra her yerde şunu söyleyip savundum: – Eğer Kılıçdaroğlu İmamoğlu’nun bu kadar dişli çıkacağını, direneceğini ve tuttuğunu koparan biri olduğunu bilseydi onu asla aday yapmazdı! Bu görüşümde hâlâ ısrarlıyım. Lâkin, aslında bilhassa Sn. Onur Öymen (@OnurOymen) ile Sn. Atilla Kart (@atillakart)’ın açıklamaları bende bütün taşları yerine oturttu.

Velhasıl, 2015’ten itibaren her yerde bu adamın “iyi, doğru ve dürüst bir adam olmadığını, aksine öyle görünerek aslında muhalefeti etkisizleştirmeyi görev edindiğini” anlatmaya başladım; “Onca seçim yenilgisinin ardından bir adam hâlâ başkanlıkta kalmakta ısrar ediyorsa, o kişi iyi, doğru ve dürüst biri olamaz.” diye konuştum. O nedenle çok sayıda CHP’li arkadaşım bana kırıldı, hatta yakınlarım arasında bile kırılanlar, kızanlar, surat asanlar oldu. Ve şimdi hepsi benden özür diliyor. Keşke yanılmış olsaydım. Ve keşke bugün fotoğraflarını çöpe atan CHP’liler de onun iyi, doğru ve dürüst biri olmadığını, neye ve kime hizmet ettiğini çok önceleri anlasalardı.

23.05.2026

Alican TÜRK

E. Öğ. Alb. / Sosyolog

NOT: Hiçbir zaman bir şeyleri körü körüne kabul eden biri olmadım, hep sorguladım. Elbette bir dünya görüşüm, bir siyasî bakışım var, ama takım tutar gibi parti tutmak bana göre değil! Özgür Bey’i de “dikkatle” takip ediyorum.

@herkesicinCHP

@eczozgurozel

Exit mobile version