Site icon

BİR PENGUEN HİKÂYESİ…

Spread the love

BİR PENGUEN HİKÂYESİ…

Birkaç gündür geniş yankı uyandıran penguen hakkında ben de iki laf edeyim dedim:

Sürüden ayrılan penguen, haritanın kenarına düşmüş bir paralel gibiydi; kimsenin bakmadığı, ama dünyayı ayakta tutan o ince çizgi…

Koloninin güvenli enlemlerinden ayrıldı; çünkü biliyordu konfor alanından gelişme yasanmayacağını.. Çünkü biliyordu; liderlik çoğu zaman kalabalığın merkez üssünde değil, yalnızlığın fay hattında doğar.
Diğerleri buzulları ezberlenmiş bir izohips gibi aynı yükseklikte yürürken, o penguen rotasını bozdu. İsyanı, yüksek sesli bir bağırış değildi; sessiz bir yön değiştirmeydi. Kurallara uymadı; çünkü kurallar bazen donmuş bir buz tabakası gibi hareketi öldürür. O ise akmak istiyordu; bir okyanus akıntısı gibi, önüne set çeken her şeye kafa tutarak.

Gururu, bir dağ silsilesi kadar yüksekti; ama kibir değildi bu. Zirvede esen rüzgârı tanıyordu; eğilirse kırılacağını, dik durursa ayakta kalacağını biliyordu. Namert bir rüzgâr önüne çıktığında, yön değiştirmedi; bir kıta gibi yerinde durdu. Çünkü liderlik, her fırtınada savrulmak değil, bazen fırtınayı haritaya işlemekti.
Sürü, onu “kaybolmuş” sandı. Oysa o, yeni bir koordinat sistemi kuruyordu. Kafa tutuşu bir meydan okuma değil, bir referans noktasıydı. Boyun eğmedi; çünkü boyun eğmek, alçak bir çukur alana çökmekti ve o, yükselti kazanmayı seçti. Yolunu pusulasız buldu; sezgiyle, onurla.

Geriye baktığında koloniyi hâlâ seviyordu; ama sevgi, her zaman aynı boylamda kalmak değildir. Bazen liderlik, sürüden ayrılıp ilk adımı atmaktır. Ardından bakacak olanlar için bir kıyı çizgisi bırakmaktır. Ve o penguen, buzların ortasında tek başına dururken şunu fısıldadı rüzgâra:

“Haritalar, önce yalnızlar tarafından çizilir.”

Fırıl fırıl, siyasi olarak, menfaat olarak sağdan sola savrulan karaktersizler! Bir penguen kadar duruş sergilemeden dünyaya yük oluyorsunuz. Bir de hayvana kuş beyinli dersiniz!

26.01.2026

Ali ERSEVER

Exit mobile version