Site icon

DİJİTAL RADİKALLEŞME VE OKUL SALDIRILARI

Spread the love

İNCEL İDEOLOJİSİ, DİJİTAL RADİKALLEŞME VE OKUL SALDIRILARI: TÜRKİYE VE KÜRESEL BAĞLAMDA ÇOK KATMANLI BİR ANALİZ

Incel Ideology, Digital Radicalization and School Shootings: A Multi-Layered Analysis in Turkish and Global Context

ÖZET

Bu çalışma, “istemsiz bekârlar” (involuntary celibates / incel) olarak adlandırılan çevrimiçi alt kültürün ideolojik yapısını, dijital radikalleşme süreçleriyle olan ilişkisini ve bu ilişkinin bireysel şiddet eylemleri ile okul saldırılarına yansımalarını sistematik bir biçimde incelemektedir. Sistematik literatür taramasına dayanan nitel bir araştırma deseni benimsenmiş; incel söyleminin içsel mantığı, şiddet meşrulaştırma mekanizmaları, dijital yankı odalarının yapısal işlevleri ve Türkiye’ye özgü görünüm biçimleri kuramsal düzlemde çözümlenmiştir. Bulgular, incel ideolojisinin şiddeti kolektif bir hak alımı (retributive violence) olarak yeniden çerçevelediğini ve bazı okul saldırılarının motivasyonel profilleriyle örtüşen örüntüler sergilediğini ortaya koymaktadır. Türkiye özelinde ise söylemin özellikle 2019 sonrasında hızlı bir görünürlük kazandığı, ancak yeterli ampirik araştırma altyapısının henüz oluşturulamadığı saptanmıştır. Çalışma; erken müdahale mekanizmaları, psikososyal destek sistemleri ve dijital okuryazarlık politikaları açısından somut öneriler sunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: incel, dijital radikalleşme, okul saldırıları, nihilist şiddet ekstremizmi, erkeklik krizi, yankı odası

ABSTRACT

This study systematically examines the ideological structure of the online subculture known as “involuntary celibates” (incels), its relationship to digital radicalization processes, and its manifestations in individual violence and school shootings within Turkish and global contexts. Employing a qualitative research design grounded in systematic literature review, the study analyses the internal logic of incel discourse, mechanisms of violence legitimization, structural functions of digital echo chambers, and Turkey-specific dynamics. Findings indicate that incel ideology reframes violence as a form of collective retributive justice and exhibits overlapping motivational patterns with certain school shootings. In Turkey, the phenomenon has gained rapid visibility since 2019, though the empirical research infrastructure remains underdeveloped. The study offers concrete recommendations regarding early intervention mechanisms, psychosocial support systems, and digital literacy policies.

Keywords: incel, digital radicalization, school shootings, nihilist violent extremism, masculinity crisis, echo chamber

1. GİRİŞ

1.1. Problemin Tanımlanması ve Araştırma Sorusu

21’inci yüzyılda bireysel şiddet eylemlerinin fenomenolojisi dramatik bir dönüşüm geçirmiştir. Özellikle okul saldırıları, yalnızca bireysel psikopatoloji çerçevesinde değil; dijital kültür, ideolojik mobilizasyon ve kolektif kimlik oluşumu süreçleriyle birlikte ele alınmaktadır. Bu bağlamda “incel” ideolojisi, bireyin yaşadığı romantik ve sosyal dışlanmışlığı sistematik bir adaletsizlik söylemi içinde yeniden anlamlandıran; zaman zaman şiddeti varoluşsal bir yanıt olarak meşrulaştıran özgün bir düşünce yapısı olarak akademik ilginin odağına taşınmıştır (Meleagrou-Hitchens, 2026).

Bu çalışma, şu temel araştırma sorusunu ele almaktadır: İncel ideolojisi, dijital platformlar aracılığıyla bireysel radikalleşmeyi nasıl beslemekte ve bu radikalleşme süreci okul saldırılarıyla nasıl kesişmektedir? Bu soru, Türkiye bağlamında ek bir özgünlük kazanmaktadır; zira Türkiye’de incel söyleminin etkileri ve görünürlüğü giderek artmakla birlikte akademik araştırmalar henüz yeterli bir olgunluğa ulaşamamıştır.

1.2. Araştırmanın Amacı, Önemi ve Kapsamı

Bu araştırmanın temel amacı, incel ideolojisinin yapısal ve işlevsel unsurlarını analiz etmek; bu unsurların dijital radikalleşme mekanizmalarıyla nasıl eklemlendiğini ve okul saldırılarına yönelik motivasyonel örüntülerle nasıl örtüştüğünü ortaya koymaktır. Çalışma, aynı zamanda Türkiye’ye özgü sosyokültürel dinamikleri de göz önünde bulundurarak alana yerel bir katkı sunmayı hedeflemektedir.

Araştırmanın önemi birkaç düzlemde belirginleşmektedir. Güvenlik politikası açısından incel ideolojisi kaynaklı şiddetin erken tespiti ve önlenmesine yönelik kavramsal çerçeve sunulmaktadır. Eğitim politikası açısından okul ortamlarında risk faktörlerinin tanımlanmasına katkı sağlanmaktadır. Türkiye akademisyenleri için ise bu özgün alanın sistematik biçimde ele alındığı Türkçe kaynakların yetersizliği giderilmeye çalışılmaktadır. Çalışma, Türkiye ve küresel düzlemdeki güncel literatürü kapsayan sistematik bir tarama yöntemiyle sınırlandırılmıştır.

***

2. KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE

2.1. İncel Kavramının Kökeni, Tanımı ve İçsel Mantığı

“İncel” kavramı, “involuntary celibate” (istemsiz bekâr) ifadesinin kısaltmasından türemekte; romantik veya cinsel ilişki yaşayamadığını, bunu kendi iradesi dışındaki toplumsal güçlere bağlayan ve bu durumu sistematik bir mağduriyet olarak algılayan bireyler topluluğunu tanımlamaktadır. Kavramın kökleri, 1990’larda “Alana” adlı bir Kanadalı öğrenci tarafından kurulan destek odaklı çevrimiçi bir topluluğa dayanmakta; ancak zamanla bu topluluk, orijinal yardımlaşma amacından koparak misojenik ve nihilist bir ideolojik yapıya evrilmiştir (Çakmak, 2025: 73).

İncel ideolojisinin yapısal kurgusunda üç temel eksen belirleyici bir rol oynamaktadır. Birinci eksen, algılanan romantik dışlanmışlık ve bunun beslendiği mağduriyet bilincidir; bu eksen bireyin kişisel başarısızlıklarını salt bireysel yetersizlikler değil, toplumsal bir sisteme atfedilebilir adaletsizlikler olarak konumlandırmasını sağlar. İkinci eksen, kadınlara yönelik sistematik suçlamayı ve bunun ideolojik bütünleşmesini ifade eden misojenidir; incel söyleminde kadınlar “Stacy” ve “Becky” gibi kategorik yaftalar aracılığıyla araçsallaştırılmakta ve dehumanize edilmektedir. Üçüncü eksen ise “blackpill” adıyla anılan kaderci ve nihilist dünya görüşüdür; bu görüşe göre sosyal ve romantik başarı biyolojik determinizm tarafından önceden belirlenmiş olup herhangi bir bireysel müdahale işlevsizdir (Çakmak, 2025: 78–80).

2.2. Blackpill Felsefesi ve İdeolojik Bileşenler

Blackpill kavramı, incel söyleminin felsefi özünü oluşturmakta ve “redpill” (gerçeği görme) metaforunun daha aşırı bir uzantısı olarak kurgulanmaktadır. Blackpill’i benimseyen bir birey, toplumsal statüsünün ve cinsel çekiciliğinin geri dönüşü olmaksızın sabitlendiğine inanmakta; bu inançtan hareketle hem bireysel gelişim girişimlerini hem de toplumsal kurumlara katılımı anlamsız bulmaktadır.

Bu yapının şiddetle ilişkisi iki yoldan kurulmaktadır. İlk olarak, umutsuzluk ve aşırı öfke durumundaki bireylerin “dışarı çıkma” (going ER — Elliot Rodger’a gönderme) olarak adlandırılan şiddet eylemlerine yönelme olasılığı incel topluluklarında açıkça tartışılmakta ve zaman zaman yüceltilmektedir. İkinci olarak, saldırı gerçekleştiren bireyler bu çevrimiçi topluluklarda idol konumuna yükseltilmekte; bu durum diğer üyelerin benzer şiddeti taklit etme güdüsünü pekiştirmektedir. Söz konusu mekanizma, radikalleşme literatüründe “contagion effect” (bulaşma etkisi) olarak tanımlanmaktadır.

2.3. Erkeklik Krizi, Toplumsal Cinsiyet Teorisi ve İncel Söylemi

Sosyolojik açıdan değerlendirildiğinde incel ideolojisi, çağdaş erkeklik krizinin aşırılaşmış bir dışavurumu olarak okunabilir. Raewyn Connell’in hegemonik erkeklik kuramı çerçevesinde bakıldığında, incel söylemi geleneksel eril üstünlük normlarını içselleştirmiş ancak bu normlara ulaşamadığını düşünen bireyler arasında filizlenmektedir. Connell’in kuramsal çerçevesi, erkeklik ideallerinin toplumsal üretimini ve bu ideallere erişemeyen bireylerin marjinalleşme süreçlerini anlamamıza katkı sağlamaktadır.

Robert Merton’un anomi teorisi de bu bağlamda açıklayıcı güç taşımaktadır. İncel bireyler, kültürün öngördüğü cinsel ve romantik başarı hedeflerine ulaşmak için meşru araçlara sahip olmadıklarını deneyimlemekte; bu çelişki, normlara uyumun zayıflamasına ve şiddete yönelimi de içeren sapkın davranış repertuarının genişlemesine zemin hazırlamaktadır (Öztürk, Yalçın & Akkaynak, 2025: 735).

***

3. YÖNTEM

3.1. Araştırma Deseni

Bu çalışma, nitel araştırma paradigması çerçevesinde sistematik literatür taraması yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Sistematik literatür taraması, belirli anahtar kelimeler ve dahil etme/dışlama kriterleri aracılığıyla mevcut bilginin kapsamlı biçimde sentezlenmesini sağlayan kanıta dayalı bir yaklaşım olarak tercih edilmiştir. Özellikle ampirik saha araştırmasının etik ve pratik güçlükler nedeniyle sınırlı kaldığı ekstremizm araştırmaları alanında bu yöntem, geniş kabul görmekte ve metodolojik açıdan meşrulaştırılmaktadır.

3.2. Literatür Seçim Kriterleri ve Analiz Süreci

Tarama Google Scholar, JSTOR, PsycINFO ve Türkiye’de erişilebilir ulusal akademik veri tabanları (DergiPark, TÜBİTAK ULAKBİM) aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Kullanılan başlıca anahtar kelimeler şunlardır: “incel”, “involuntary celibacy”, “digital radicalization”, “school shootings”, “misogynistic extremism”, “erkeklik krizi” ve “dijital radikalleşme”. Dahil etme kriterleri; hakemli dergilerde ya da güvenilir akademik kurumlarca yayımlanmış olmak, doğrudan incel ideolojisini veya bağlantılı radikalleşme süreçlerini ele almak ve 2020–2026 yılları arasında yayımlanmış olmak biçiminde belirlenmiştir. Türkçe kaynaklar ek bir arama katmanıyla süreçte dahil edilmiştir.

3.3. Sınırlılıklar

Bu çalışmanın temel sınırlılıkları şu biçimde özetlenebilir. İlk olarak, incel topluluklarının büyük bölümünün anonim platformlarda faaliyet göstermesi doğrudan saha araştırmasını güçleştirmekte ve mevcut çalışmaların büyük çoğunluğunu ikincil kaynaklara bağımlı kılmaktadır. İkinci olarak, Türkiye’ye özgü ampirik araştırmaların henüz kısıtlı olması, Türkiye bölümünün sınırlı bir kaynak tabanı üzerinden kurgulanmasına yol açmaktadır. Üçüncü olarak, incel ile şiddet arasındaki nedensellik ilişkisini doğrulayacak kontrollü araştırmaların yetersizliği, genellemeler konusunda temkinli bir tutum benimsenmesini zorunlu kılmaktadır.

***

4. DİJİTAL RADİKALLEŞME SÜREÇLERİ VE YANKI ODALARI

4.1. Radikalleşme Sürecinin Aşamaları

İncel radikalleşmesi, birbirini kademeli olarak besleyen ve giderek yoğunlaşan aşamalar halinde ilerleme eğilimi göstermektedir. Bu aşamaların tanımlanması, koruyucu müdahale noktalarının belirlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.

1. Ön-radikalleşme (pre-radicalization) aşamasında birey; yalnızlık, akran ilişkilerinde yetersizlik, romantik hayal kırıklığı ve sosyal izolasyon gibi psikososyal risk faktörleri taşımaktadır. Bu faktörler, bireyi ideolojik çerçeveler sunan çevrimiçi topluluklara karşı özellikle alıcı bir konuma getirir.

2. Suçlama ve dışsallaştırma (attribution and externalization) aşamasında birey, yaşadığı başarısızlıkları artık kendi yetersizliklerine değil; kadınlara, toplumsal sisteme veya biyolojik hiyerarşilere atfetmeye başlar. İncel toplulukları bu dışsallaştırma sürecine kavramsal bir dil ve ideolojik bir meşruiyet zemini sunar.

3. İdeolojik yoğunlaşma (ideological immersion) aşamasında birey giderek artan ölçüde incel içeriklerine maruz kalmakta; söylemin normları ve referans figürleri içselleştirilmektedir. Bu aşamada yankı odası etkisi belirleyici bir rol oynar.

4. Şiddetin normalleşmesi (normalization of violence) aşamasında şiddet içeren söylemler, topluluk içinde tabu olmaktan çıkarak sıradan ve hatta yüceltilmiş bir anlatıya dönüşmektedir. Önceki incel saldırılarının ve saldırganlarının kahraman olarak konumlandırılması bu sürecin merkezinde yer alır.

4.2. Dijital Platformların Yapısal ve İşlevsel Rolü

Çevrimiçi platformlar, incel topluluklarının hem oluşumunda hem de sürdürülmesinde belirleyici bir işlev üstlenmektedir. Golbeck ve diğerleri (2026: 60), bu platformların birbirini pekiştiren ve giderek aşırılaşan içerikleri kırılmaksızın dolaşıma sokan yapısal bir “radikalleşme ekosistemi” oluşturduğunu ileri sürmektedir. “Yankı odası” (echo chamber) kavramı bu bağlamda özellikle işlevseldir; zira incel toplulukları, mensuplarına alternatif bakış açılarıyla karşılaşmadan çok sayıda kişinin onay verdiği kapalı bir sosyal gerçeklik sunmaktadır.

Algoritmik yapılar da bu süreçte göz ardı edilemeyecek bir etkendir. İçerik öneri algoritmaları, kullanıcıların mevcut ilgi alanlarını tanıyarak benzer ve giderek aşırılaşan içeriklere yönlendirme eğilimi taşımaktadır. Bu süreç, bireylerin ana akım topluluk normlarıyla temas kurmadan daha radikal içeriklere sürüklenmesine zemin hazırlamakta; söz konusu olgu literatürde “radicalization pipeline” (radikalleşme hattı) olarak kavramsallaştırılmaktadır.

***

5. İNCEL İDEOLOJİSİ VE ŞİDDET EĞİLİMİ

5.1. Ampirik Bulgular ve Araştırma Kanıtları

İncel ideolojisi ile şiddet eğilimi arasındaki ilişki, giderek artan sayıda ampirik çalışmayla desteklenmektedir. Piazza’nın (2025) Crime & Delinquency dergisinde yayımlanan araştırması, incel görüşlerini benimseyen bireylerin siyasi şiddete verdiği desteğin, bu görüşleri benimsemeyen bireylerle karşılaştırıldığında anlamlı ölçüde yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgu; incel ideolojisinin salt söylemsel bir fenomen olmadığını, şiddete yatkınlık tutumlarıyla istatistiksel açıdan anlamlı biçimde ilişkilendirilebileceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Ampirik literatür üç temel örüntü çevresinde yoğunlaşmaktadır.

Birincisi, incel ideolojisine maruziyetin şiddet normalizasyonunu güçlendirdiğine dair tutarlı kanıtlar mevcuttur.

İkincisi, açıkça incel kimliği taşıyan ya da incel toplulukları içinde aktif olan bireyler tarafından gerçekleştirilen çok sayıda şiddet eylemi belgelenmiştir; 2014 yılında Isla Vista’da gerçekleştirilen ve Elliot Rodger’ın ismiyle özdeşleşen saldırı bu bağlamda paradigmatik bir önem taşımaktadır.

Üçüncüsü, incel topluluklarında önceki saldırganların yüceltilmesi potansiyel bir taklit etkisi (copycat effect) yaratmakta ve bu durum kamuoyunu tehdit etmeye devam etmektedir (Lankford & Silva, 2024: 200).

5.2. Şiddeti Meşrulaştırma Mekanizmaları

İncel ideolojisi içinde şiddet, doğrudan savunulmak yerine söylemsel stratejiler aracılığıyla meşrulaştırılmaktadır. Bu stratejiler birkaç temel mekanizma çevresinde şekillenmektedir.

“İntikam” ve “hak geri alma” çerçevelemesi, şiddeti gönüllü bir saldırganlık değil; toplum tarafından haklarından yoksun bırakılmış bireylerin kaçınılmaz ve adil yanıtı olarak sunar. Bu çerçeveleme şiddeti saldırgan konumundan çıkarıp mağdur konumuna taşımakta ve böylece suçluluk duygusunu bertaraf etmektedir. Tarihsel örnek figürlerin yüceltilmesi ise yeni üyelerin bu figürlerle özdeşleşmesini ve şiddeti bir kimlik doğrulama pratiği olarak benimsemesini kolaylaştırmaktadır. Bu durumun en çarpıcı örneği, 2014 yılında ABD’de altı kişiyi öldüren Elliot Rodger’ın incel topluluklarında bir ‘aziz’ (saint) mertebesine yükseltilmesi ve eyleminin ‘Incel Rebellion’ (İncel İsyanı) olarak adlandırılmasıdır. Söylemin anonim kolektif alanda tutulması da ayrı bir mekanizma olarak işlev görmektedir; incel platformlarının büyük çoğunluğu anonim yapıda işlediğinden bireyler, şiddet içerikli ifadelerin hesabını verme kaygısı duymaksızın bu söyleme katılabilmektedir.

***

6. OKUL SALDIRILARI İLE KESİŞİM NOKTALARI

6.1. Motivasyonel Örtüşmeler

İncel ideolojisi ile okul saldırıları arasında doğrudan ve tek yönlü bir nedensellik bağı kurmak, mevcut kanıtlar çerçevesinde epistemolojik açıdan aşırı bir çıkarım olacaktır. Bununla birlikte iki fenomen arasında dikkat çekici motivasyonel örtüşmeler belgelenmiştir (Lankford & Silva, 2024: 205). Bu örtüşmeler birkaç boyutuyla ele alınabilir.

Her iki bağlamda da sıkça karşılaşılan akran zorbalığı ve sosyal dışlanma örüntüleri, benzer psikososyal arka plânları işaret etmektedir. Romantik reddedilme ve aşağılanma hissi, hem okul saldırılarında hem de incel ideolojisinde tetikleyici işlev gören ortak bir deneyim olarak öne çıkmaktadır. Şiddet fantezilerinin çevrimiçi ortamda pekişmesi ve saldırı planlamasının dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, iki fenomenin kesiştiği bir diğer önemli örüntüdür. Önceki saldırganlardan etkilenme ve onları taklit etme güdüsü de her iki fenomen özelinde belgelenmiş bir davranış biçimidir.

6.2. İncel Kimliği Taşıyan Saldırıların İncelenmesi

Doğrudan incel kimliğiyle ilişkilendirilen saldırıların analizi, bu fenomenin pratik boyutunu gözler önüne sermektedir. Lankford ve Silva’nın (2024) çalışması, romantik hayal kırıklıkları ile kitlesel ateşli silah saldırıları arasındaki bağlantıyı; bu saldırıların faillerin kişisel tarihçelerinde belirgin biçimde tekrar eden bir tema olduğunu vurgulayarak ortaya koymaktadır.

Vaka analizleri bazı ortak boyutları gün yüzüne çıkarmaktadır: Faillerin büyük çoğunluğu, eylemi öncesinde incel topluluklarına katılmış ya da bu topluluklarda aktif olmuştur. Saldırıların önemli bir kısmı önceden “manifesto” biçiminde kaleme alınmış belgelerle veya çevrimiçi paylaşımlarla duyurulmuştur. Faillerin büyük çoğunluğunda ise uzun süreli sosyal izolasyon, reddedilme deneyimleri ve incel söylemine özgü dil kalıpları tespit edilmektedir.

***

7. TÜRKİYE BAĞLAMINDA İNCEL OLGUSU

7.1. Türkiye’de İncel İdeolojisinin Görünürlük Süreci

İncel söylemi, Türkiye’de görece yeni bir akademik ilgi alanı olmakla birlikte dijitalleşmenin hızlanması ve küresel internet kültürüyle bütünleşmeyle paralel olarak giderek artan bir görünürlük kazanmaktadır. Şentürk Kara ve Kocabaş‘ın (2026) bibliyometrik analizi, Türkiye’de incel kavramı üzerine yürütülen araştırmaların 2019 sonrasında belirgin bir ivme kazandığını ortaya koymaktadır. Bu tarihsel eşiğin belirginleşmesinde sosyal medyanın kitlesel yaygınlaşması, İngilizceden Türkçeye çevrilen incel içeriklerinin platformlarda dolaşıma girmesi ve Türkiye’de kadına yönelik şiddet tartışmalarının yoğunlaşmasıyla birlikte erkeklik söylemlerinin kamuoyunda daha geniş bir yer bulması gibi etkenler belirleyici bir rol oynamıştır.

Bu akademik ilginin artmasında, kuşkusuz somut şiddet olaylarının da etkisi olmuştur. Nisan 2026’da Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırıları, incel ideolojisinin Türkiye’deki potansiyel yıkıcı etkisini acı bir şekilde gözler önüne sermiştir.

Kahramanmaraş’taki saldırganın, incel hareketinin sembol isimlerinden Elliot Rodger’a olan hayranlığının sosyal medya hesaplarında tespit edilmesi, bu ideolojinin sadece çevrimiçi bir söylem olmadığını, doğrudan şiddet eylemlerine ilham kaynağı olabileceğini göstermesi açısından kritik bir örnek teşkil etmektedir.

7.2. Sosyokültürel ve Yapısal Dinamikler

Öztürk ve diğerlerinin (2025: 735) çalışması, Türkiye’deki incel söylemini anomi ve toksik erkeklik kavramları çerçevesinde ele almaktadır. Bu çalışmaya göre Türkiye’deki incel tartışmaları üç temel eksen üzerinde şekillenmektedir: sosyal medya platformlarındaki söylem pratikleri, kadın cinayetleri meselesinde erkeğin konumunu yeniden çerçeveleyen anlatılar ve geç-modern toplumsal cinsiyet dönüşümlerinin yarattığı erkeklik krizi dinamikleri.

Türkiye’ye özgü bağlamsal faktörler, incel söyleminin küresel dinamiklerinden farklılaşan yerel renklere bürünmesini sağlamaktadır. Dinî ve kültürel normlar, “erkek egemenliği” söylemini Batı kaynaklı incel anlatılarından farklı biçimlerde meşrulaştırma kapasitesi taşımaktadır. Ekonomik dönüşüm sürecinde genç erkeklerin deneyimlediği konut, istihdam ve toplumsal statü güçlükleri sosyal hayal kırıklığı duygusunu beslemekte; bu duygu zaman zaman incel benzeri söylemler içinde ifade bulmaktadır.

7.3. Küresel Süreçle Eklemlenme ve Yerel Farklılıklar

Türkiye, küresel dijital radikalleşme dinamiklerinin dışında konumlanamayacak bir ülkedir; ancak bu dinamiklerin yerel özgünlük içinde nasıl biçimlendiği daha ayrıntılı araştırma gerektirmektedir. Çevrimiçi içeriklerin çok dilli dolaşımı, Türkiye’deki kullanıcıların küresel incel içeriklerine kolaylıkla erişmesi anlamına gelmekte; bu durum, Türkiye’deki incel söyleminin salt yerel bir olgu değil, ulusötesi dijital kültürün yerel yorumu olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

***

8. TARTIŞMA

8.1. İncel Ekstremizminin Analitik Konumlandırması

İncel şiddeti, mevcut terörizm ve şiddet ekstremizmi tipolojilerinin içine kolayca yerleştirilemeyen özgün bir fenomen olarak karşımıza çıkmaktadır. Klasik terör örgütlerinden farklı olarak incel hareketi; merkezi bir örgütsel yapıdan, açık siyasi taleplerden ve net bir çıkar ortaklığı ilkesinden yoksundur. Bununla birlikte ideolojik tutarlılık, çevrimiçi ağlar aracılığıyla yeniden üretim ve şiddeti kolektif bir “hak geri alma” edimi olarak meşrulaştırma gibi özellikler açısından terörizm literatüründeki “leaderless resistance” (lidersiz direniş) ve “lone wolf” (yalnız kurt) kavramsallaştırmalarıyla önemli örtüşmeler sergilemektedir.

Bu yönüyle incel hareketi, üç temel özelliğin bir arada bulunduğu özgün bir kategori oluşturmaktadır: örgütsüz olmakla birlikte ideolojik tutarlılık taşımak; bireysel olarak eylemleşmekle birlikte kolektif bir söylem tarafından yönlendirilmek; ve siyasi olmaktan ziyade kültürel, varoluşsal ve kimlik merkezli bir nitelik taşımak. Bu bağlamda “nihilist şiddet ekstremizmi” (nihilist violent extremism) kavramı, incel kökenli şiddetin tanımlanmasında yararlı bir analitik çerçeve sunmaktadır.

8.2. Kısıtlamalar ve Gelecek Araştırma Önerileri

Bu çalışmanın önemli kısıtlamalarının dürüstçe kabul edilmesi gerekmektedir. Her şeyden önce, mevcut literatürün büyük bölümü Anglosakson bağlamına dayanmakta; bu durum, bulguların doğrudan Türkiye’ye transferinde dikkatli yorumlamayı zorunlu kılmaktadır. Ayrıca incel-şiddet ilişkisini nedensel düzlemde kanıtlayacak deneysel tasarımlı araştırmalar hâlâ yetersizdir.

Gelecek araştırmalar için birkaç öncelikli alan belirginleşmektedir. Türk sosyal medya platformları üzerinde yürütülecek nitel ve nicel araştırmalar, Türkiye’deki incel söyleminin gerçek boyutunu ortaya koyacaktır. Karşılaştırmalı vaka çalışmaları, Türkiye’deki okul şiddetinin incel ideolojisiyle örtüşen ya da bu söylemden bağımsız örüntüler taşıdığını somut veriyle gösterebilecektir. Psikolojik açıdan yüksek risk taşıyan bireylere yönelik koruyucu faktörleri araştıran çalışmalar ise önleme politikalarının tasarımına kanıta dayalı bir temel sağlayacaktır.

***

9. SONUÇ VE POLİTİKA ÖNERİLERİ

9.1. Temel Bulgular

Bu çalışma, incel ideolojisinin salt bireysel bir anomali değil; sistematik bir toplumsal meşrulaştırma dili, dijital altyapı desteği ve kolektif kimlik dinamikleri tarafından sürdürülen karmaşık bir fenomen olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın üç temel bulgusu şu biçimde özetlenebilir. Birincisi, incel ideolojisi ve okul saldırıları arasındaki ilişki doğrudan nedensellik düzeyinde değil; motivasyonel örtüşme ve risk faktörü ortaklığı düzeyinde kurulabilmektedir. İkincisi, dijital platformlar ve yankı odaları bu ideolojinin üretilmesinde ve güçlendirilmesinde kritik yapısal işlevler üstlenmektedir. Üçüncüsü, Türkiye’de konu henüz yeni bir görünürlük kazanmış olmakla birlikte akademik ve politika düzeyinde acil ilgi gerektirmektedir.

9.2. Politika ve Uygulama Önerileri

Araştırma bulguları, dört temel politika ve uygulama çerçevesine işaret etmektedir.

1. Dijital radikalleşmeye yönelik erken müdahale sistemleri: Emniyet ve istihbarat birimlerinin incel kökenli radikalleşme örüntülerini tanıyacak kapasiteye kavuşturulması, dijital platformların aşırılık içerikleri için şeffaf raporlama mekanizmaları oluşturması ve eğitim kurumlarının erken uyarı protokolleri geliştirmesi bu çerçevenin temel bileşenlerini oluşturmaktadır.

2. Psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi: Sosyal izolasyon, romantik hayal kırıklığı ve akran dışlanması gibi risk faktörlerine yönelik okul temelli önleyici programlar hayata geçirilmeli; ruh sağlığı hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalıdır.

3. Sağlıklı erkeklik modelleri geliştirmeye yönelik eğitim programları: Müfredatın toplumsal cinsiyet eşitliği, sağlıklı ilişki dinamikleri ve duygusal okuryazarlık boyutlarını kapsayacak biçimde güncellenmesi, uzun vadeli koruyucu bir etki yaratacaktır.

4. Dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi: Öğrencilerin ve velilerin çevrimiçi radikalleşme mekanizmalarını eleştirel bir perspektiften anlayabilmesini sağlayacak kapsamlı medya okuryazarlığı programları hayata geçirilmelidir.

18.04.2026

Av. Fahrettin ÖNDER

Bursa Barosu

KAYNAKÇA

Çakmak, F. (2025). Modern Erkeklik Krizi: İncel İdeolojisi, Temelleri ve Eleştirisi. Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, 25(1), 71–96.

Golbeck, J., Chen, C., & Leitch, A. (2026). “Why I Took the Blackpill”: A Thematic Analysis of the Radicalization Process in Incel Communities. Lecture Notes in Computer Science, 16323, 59-66.

Lankford, A., & Silva, J. R. (2024). Sexually Frustrated Mass Shooters: A Study of Perpetrators, Profiles, Behaviors, and Victims. Homicide Studies, 28(2), 196-219.

Meleagrou-Hitchens, A. (2026). (Re) Assessing the Threat from Incel Violence: A Study of Violent Incel-Related Federal Cases in America. Studies in Conflict & Terrorism. OnlineFirst.

Öztürk, B., Yalçın, T., & Akkaynak, B. (2025). Anomi ve Toksik Erkeklik Odağında “İncel” Kavramının Türkiye’de Görünürlüğü. Gaziosmanpaşa Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (GÜİFD), 13(2), 728–751.

Piazza, J. A. (2025). İncel Beliefs and Support for Political Violence Among U.S. Males: The Mediating Effects of Masculinity Stress, Aggression, Outgroup Hate, and Illiberalism. Crime & Delinquency. OnlineFirst. https://doi.org/10.1177/00111287241310820

Şentürk Kara, E., & Kocabaş, O. (2026). İncel Kavramı Üzerine Bibliyometrik Bir Araştırma. Öneri Dergisi, 21(65), 397–427.

Exit mobile version