Site icon

GÂZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİ

Spread the love

GÂZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİ

27 Aralık 1919
Karanlığın içinden doğan bir sabah…
Tozlu bozkırın ortasında bir atlı gölge belirir önce…
Sonra bir, sonra üç, sonra bütün bir ufuk at kişnemesiyle dolar.
Kara tren değil, demirden bir irade yaklaşmaktadır Ankara’ya.
Üzerinde yorgun ama dimdik bir insan, gözlerinde bin yıllık hasretin ve yarınlara duyulan öfkenin ateşi.
Rüzgâr o gün yön değiştirmiştir.
Güneydoğudan değil, Samsun’dan, Amasya’dan, Erzurum’dan, Sivas’tan eser.
Her adımda bir vatan parçası taşınır sanki o atın nallarında.
Her nal izi, “Buradan sonra artık geri dönemeyiz” diye mühür vurur toprağa.

Ankara…
O gün bir kasaba değil, henüz doğmamış bir başkenttir.
Çamurlu sokakları, kerpiç duvarları, yıkık minareleriyle bekler.
Bekler ki bir adam gelsin de ona:
“Sen bundan sonra sadece köy değil, milletinin kalbi olacaksın.” desin.
Ve adam geldi.
Ne taç vardı başında, ne pelerin, ne de alkış koro halinde hazırdı.
Sadece birkaç yüz çift yalınayak göz, birkaç yırtık yürek ve bir avuç ümit vardı onu karşılayan.
Ama o gözler öyle baktı ki…
Sanki bütün kaybedilmiş savaşlar, yakılmış şehirler, kesilmiş ümitler o bakışta yeniden doğdu.
O gün bozkır sustu.
Çünkü konuşacak sözün bittiği, artık sadece duruşun konuştuğu andı.
Mustafa Kemal, atından inerken toprağa değil, tarihe ayak bastı.
Ve o basışla beraber:
“Buradan sonra düşman sadece dışarıda değil, içimizdeki korkuda da olacak.” dedi sessizce.
“Buradan sonra zafer, tüfekle değil, inanmakla kazanılacak.”

27 Aralık 1919…
Bir adamın bir şehre değil,
Bir milletin kendi kaderine kavuşma günüdür.
Ve o gün bugündür,
Ankara hâlâ o atın nal sesini içinde taşır.
Hâlâ uykusunda o tozlu yoldan gelen gölgeyi görür.
Hâlâ bilir ki:
Bazı gelişler trenle, vapurla, uçakla olmaz.
Bazı gelişler destanla gelir.
Ve bazı destanlar hâlâ bitmemiştir…
Çünkü hâlâ, o gün olduğu gibi:
Bir adam yeter.
Yeter ki, gözlerinde vatan yansısın.

27 Aralık 1919’da özgürlük ateşini yakmak için geldiğin Ankara seni o gün bağrına bastı; hâlâ kalbinde tutuyor, sonsuza kadar da tutacak.

Evine gelişinin 107. yılı kutlu olsun, hoş geldin Paşam.

27 Aralık 2025
M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version