GÜVENLİK GÜÇLERİNİN MORAL MOTİVASYONU
İnsan davranışlarında motivasyonun çok büyük önemi vardır. Emeklerinin sonuç vermediğini görmek çalışma azmini, şevkini düşürür.
Örnek olarak polis gösterilebilir. Bazen büyük suç işleyen bir suçlunun onlarca sabıkası olduğu görülür ve nasıl olup da serbest kaldığı sorulur. Cevap genellikle “Yakalıyor, adalete teslim ediyoruz, iki gün sonra salınıyor.” olur. Doğru ya da yanlış, ne olursa olsun böyle bir algının oluşması emniyet güçlerinin moral motivasyonunu düşürür. Yöneticiler, böyle bir algının oluşmasına hiçbir zaman izin vermemelidir.
Bu konu terörle bire bir mücadele eden, şehitler veren güvenlik güçlerinde çok daha önemlidir. Emekli Albay Orkun Özeller’in ve eski askerlerin tepkisini bu açıdan da ele almak gerekir. Kollarınızda arkadaşınız şehit olmuş, siz yaralanmışsınızdır. O teröristi serbest, karşınızda görmek; gizli tanık olarak karşınızda bulmak sizde nasıl bir duygu yaratır?
Ülke savunması, dolayısıyla geleceği için yaşamsal önemde bir konu öne çıktı. Bugüne kadar 50.000’den fazla vatandaşımızı yitirdiğimiz, binlerce TSK mensubunu, güvenlik görevlimizi şehit verdiğimiz terörün durdurulacağı iddiasıyla bir kez daha harekete geçildi. Ancak, bu defa terörist başına, çetesine af ve demokratik yönetim dedikleri bazı isteklerinin kabulü de söz konusu. Terörist başı, sadece eksiksiz, bütün Kürt kökenli vatandaşlarımızın değil; bütün dünya Kürtlüğünün önderi, sözcüsü kabul edilmiş havasında, MECLİS’in ve devletin muhatabı konumunda.
Bu gelişme, canını ortaya koyarak terörle yüz yüze bizzat mücadele eden genç TSK ve diğer güvenlik güçleri mensuplarında nasıl bir moral etki doğurmuştur? İleride benzer mücadeleler gerektiğinde motivasyona etkisi nasıl olacaktır? Herkes kendini bir an için onların yerine koymalı ve bir operasyon görevinde olduğunu hayal etmeli. Ben insanımızın her durumda, koşulsuz canını vermeye hazır olduğundan eminim; ama yine de sormadan edemiyorum: Kaç kişi “Yarın yeni bir açılım olur, ben şehit olduğumla kalırım.” demez?
Edebiyat fakültelerinin davranış bilimleri, felsefe, sosyoloji, psikoloji bölümleri çok derin çalışmalar yapmalı. Doktora tezlerine konu olmalı. Ve konu bilimsel çalışmaların sayfalarında kalmamalı. Siyasetin el kitabı olmalıdır. Ola ki bir gün yine o kahramanlara iş düşer.
23.11.2025
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist

