IĞDIR’A GİDESİM GELDİ!
Iğdır’a gidesim geldi
Canları göresim geldi
Çocukluk yıllarıma
Bir an dönesim geldi
Burcu burcu ocağım
Sıcak ana kucağım
Tüten baba ocağım
Sarılıp kalasım geldi
Iğdır’a gidesim geldi
Yalan olan bahçede
Sevgi dolu Lehçede
Aş dağıtan kepçede
Lokma olasım geldi
Kayısı bahçesinde
Dedemin nefesinde
Şefkat dolu sesinde
Sevinç dolasım geldi
Çocuk olasım geldi
Iğdır’a gidesim geldi
Yıldızlar kadar uzak
Kimse kurmadan tuzak
Gece olmadan Sazak
Umudum olsun ak-pak
Yuvama varasım geldi
Cennet yaşında anam
Genç yaşta Atam babam
Kardeşler… hepsi tamam…
Toprak damlara çıksam
Meyveleri kurutsam…
Kayısı erik pestil …
Reçellere ulaşsam
Iğdır’a gidesim geldi
İçimden bir ses, dedi;
Dur nereye gidersin?
Bıraktığın Iğdır yok
Hayal kırıklığı çok!
Bahçeler talan olmuş
Toprak ev yalan olmuş
Her taraf beton bina…
Düşün getir aklına
Gören döner şaşkına
Canım yem yeşil bağlar
Betonların altında
Sessiz çığlıkla ağlar
Sadece rüyalarda
Mutluluk veren çağlar…
Ses yine devam etti,
Ne eş dost ne arkadaş
Ne de büyükler kalmış
Tedavülden mi kalktık!
Yeni bir efkar almış
Yavaş yavaş içimde
Bir buruk acı oldu
Ümit dolu gözüme
Hicranla acı doldu
Yüreğim düğüm düğüm
Kalbim çarpıyor güm güm
Bir garip dönencede
Gözlerim pencerede
Havada bir kuş gördüm
Sanki yeni düş gördüm
Bu Gel gitler dünyası
Hayal gerçek arası
Ey Nihayet kalk uyan
Oyalanmak sırası
Hayalleri süsleyip
Mutlu olmak istedim
Sılamı Iğdır’ımı
Yine görmek istedim
(08.08.2020)
10.08.2025
Nihayet AĞÇAY

