Site icon

“İzm”ler, Kemalizm ve “Gerçek Atatürk”

Spread the love
Prof. Dr. Ahmet Kıymaz

Modern dünyanın köleleştirme kılıfları…

Fasit daire içinde kıvranan, çıkış noktaları aramaktan âciz insanların bazen de tek kurtuluş kaynakları…

Beyinleri ve yürekleri özgür düşünce niteliklerinden uzaklaştıran maskeler…

“İnsan olma bilinci içinde yaşama” meziyetini geriye atan, süslenmiş kavramlar ve kavramların esaretinde kendi olamamış insanların başkalaşım formülleri…

“izm”ler…

***

Temel düşünce yapılarını sembolize eden “izm”ler: Kapitalizm, Komünizm, Sosyalizm, Faşizm, Liberalizm, Satanizm, Rasyonalizm, Septisizm, Hümanizm, Ateizm, Panteizm, Feminizm, Egzistansiyalizm, Dogmatizm, Empresyonizm, Pragmatizm…

Ayrıca, kişi adları üzerine bina edilmiş “izm”ler: Mazdekizm, Makyavelizm, Marksizm, Leninizm, Stalinizm, Kemalizm…

***

Her bir “izm”den alınacak kıssadan hisse niteliğinde olumlu / olumsuz çıkarımlar elde etmek tabii ki, mümkün. Her bir “izm”in öğreti niteliğinde insanlara sunduğu farklı düşünceler, beyinleri ve gönülleri zaman zaman aydınlattığı, analiz yeteneği kazandırdığı da bir gerçek. Lâkin, bu aydınlatmadan ziyade, bütün izm’ler, daha çok beyinleri ve yürekleri bulandırma, köreltme, hapsetme özellikleri, genellikle etkin olarak algılanmaz, algılatılmaz. Okuma katsayısı yüksek, sorgulama ve dikkatli  olma feraseti olgunlaşmış, analitik düşünme yeteneği kazanmış bireyler için izm’lerin öğretileri sorun oluşturmaz. Bununla birlikte; bilgi, bilinç, ufuk düzeyi çok yetersiz bireyler ve toplumlarda izm’ler hep büyük tehlike oluşturmuştur, oluşturmaktadır.

Temel düşünce akımlarını sembolize eden “izm”ler bir tarafa; kişi adları üzerine kurulmuş izm’ler ise bir başka önemli tehlike sunmaktadır. Çünkü, kişi adlarına kurulmuş izm’lerde fasit daire ve hapsediliş daha büyüktür. Ayrıştırıcılığın, “benden veya bizden olmayanların” çoğalması daha mümkündür. Çünkü, o izm’lere ad veren insanlar da, neticede temel düşünce yapılarından birinin temsilcisidir. “izm”e kaynaklık eden her insan, aynı zamanda liderdir veya toplumların azımsanmayacak bölümü tarafından lider olarak tanımlanmış insanlardır. Dolayısıyla, liderlik niteliklerini bünyesinde bulundurmuş, tarihî önem ve değere sahip bu insanlar, toplumdaki diğer insanların çoğundan, hatta hepsinden daha üst becerilere, niteliklere sahiptir. Ve o insanlar, yani izm’in ad babası insanlar, toplumunun ve insanlığın hayat tarzından çıkarımlara sahip dehadırlar. Her deha da, kendisinden önceki dehalardan azamî derecede yararlanarak, temel düşünce sistemlerini toplumlarına yansıtma ve etkili olma gücüne sahiptirler. Ve en önemlisi, hiçbir deha, hiçbir lider, kendi adına bir “izm”in kurulmasını, nefsine hoş gelse bile istemez. Çünkü, ONLAR İÇİN, KENDİ BENLİKLERİNDEN ZİYADE, İÇİNDE YAŞADIKLARI TOPLUMLARIN VE TÜM İNSANLIĞIN ÖNE ÇIKMASI ÖNEMLİDİR.

***

Milletimizin son yüzyıllardaki büyük dehalardan, millet lideri, Cumhuriyetimizin kurucusu ATATÜRK’ün bedenen aramızdan ayrılışının 80’inci yıldönümündeyiz. Her 10 Kasım’da olduğu gibi, O’nu bu günlerde biraz daha baskın olarak yâd etme ihtiyacını duyar ve böylece seremoni niteliğinde de olsa vicdanen rahatlamış oluruz. Bu yeterli midir?

Günümüz Türkiyesi’nde “Atatürk ve Atatürkçülük” dendiğinde o kadar farklı ve birbirine zıt düşünceler ve yorumlar çıkmaktadır ki, “Bu mu Atatürk, bu mu Atatürkçülük?” diye sormadan edilememektedir.

***

Rahmetli Atilla İLHAN’ın ifade ettiği gibi “Hangi Atatürk?” sorusunu sormak ve sorgulamak gerekir, kanaatindeyim?

HANGİ ATATÜRK?

***

Maalesef, durum böyle… Ülkemizde bu ve benzeri Atatürk yorumlarını görmek artık âdetten olagelmiştir. Oysaki tarih, Atatürk’ü bütün yalın gerçeği ile ortaya koymaktadır. Lâkin, algılama, güdümleme farklı farklı olduğundan farklı farklı Atatürk portreleri ile karşı karşıya kalmaktayız.

Bilinen tek gerçek var ise, Atatürk tapanlarının da düşmanlarının da azımsanmayacak bölümünün cahil ve ön yargılı yaklaşımlarıdır. Şunu da rahatça ifade etmememiz gerekir ki, Atatürk’e ve O’nun değerlerine en büyük zararı veren, Atatürk düşmanlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayanlar milletten ve milletin değerlerinden kopuk aydın görünümlü ayak takımıdır. Bunların başında da kendine “Kemalist” diyenler veya denmesini isteyenlerin tarihî gerçeklerden uzak “Atatürk ve Atatürkçülük” yorumlarıdır.

***

GERÇEK ATATÜRK, ancak Atatürk’ün hayatını tarihî gerçeklere uygun bilmekte ve O’nun sözlerini idrak etmekte yansımasını bulabilir, inancındayım. Gerçek Atatürk‘ü, Atatürk’ün kendisinden, kendi sözlerinden ve fiillerinden tanımamız daha gerçekçi olur, kanaatindeyim.

Bu nedenle, şu özdeyişlerin içerdiği anlamları önemsiyorum:

***

Vefatının 80’inci yıldönümünde Cumhuriyetimiz’in banisi Atatürk’ü rahmet ve minnetle yâd ediyor; O’nun ve bütün millet önderlerinin ruhlarının şâd, mekânlarının cennet olmasını diliyorum.

Selâm ve saygılarımla…

Exit mobile version