JAPONYA VE GÜNEY KORE GEZİLERİNİN ARDINDAN!
Bir grup arkadaşla çıktığımız yaklaşık 2 haftalık Japonya ve G. Kore gezilerinden döndük.
Çok öğretici, eşsiz bir deneyim oldu. Bazı özelliklerine hayran kaldım. Adamların anlayışları “doğruluk” üzerine… Meselâ; yalan söylemeyi, hırsızlık yapmayı, rüşveti, kamu malını cebine indirmeyi, kul hakkı yemeyi, yalapşap iş yapmayı, partizanlığı, imparatorun oğlu bile olsa ona ayrıcalık tanımayı (torpili) vs. bilmiyorlar.
Liyakat, zamana riayet ve verdikleri sözde durma konusunda çok hassaslar; karşısındaki insanlara karşı müthiş nazik ve saygılılar, bin kere eğilip selam vererek teşekkür ediyorlar; son derece mütevazı, lüksten ve gösterişten uzak, minimalist çizgide (ihtiyacından fazlasında gözü olmadan, azla yetinerek, mal mülk hırsına kapılmadan) yaşamlarını sürdürmeye gayret ediyorlar. Arı gibi çalışkanlar. Üstelik çok da milliyetçiler…
Doğrusu, her ne kadar Japon ve Korelilerin dinleri Şintoizm ve / veya Budizm olarak biliniyorsa da, gerçek Müslümanlığı bunların temsil ettiğini düşünmeden edemedim. Zaten, İslâm’ın özü de bu nitelikler değil mi? Namaz kılarak, oruç tutarak, hacca giderek, zekât vererek ve kelime-i şehadet getirerek Müslüman olduğumuzu mu düşünüyorsunuz?
14.04.2026
Alican TÜRK
E. Alb. / Sosyolog / Psikolojik Harp ve Propaganda Uzmanı
