Site icon

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!

Spread the love

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!

Ey okuyucu!
Ey iman dolu yürekler!
Ufukta hilal doğduğu o mübarek günlerde, gökler âdeta titrer. Kurban Bayramı, yalnızca bir bayram değildir; o, insanlığın en büyük sınavının zafer çığlığıdır. Hz. İbrahim’in (a.s.) çelik iradesinin, Hz. İsmail’in (a.s.) teslimiyetinin ve Yüce Allah’ın rahmetinin kesiştiği o kadim destanın yeniden canlanışıdır.

Dağlar secdeye varır, o günlerde. Mina’nın kızgın kumları, asırlar öncesinden gelen bir ateşin izlerini taşır. Bir baba, biricik oğlunu kurban etmek üzere bıçağını kaldırırken, göklerden gelen “Dur!” emriyle insanlık tarihinin en büyük kurtuluşu müjdelenir. İşte o an, fedakârlığın zirvesi, imanın doruğu olur. Kurban, artık sadece bir koçun boğazlanması değil; nefsin en ağır zincirlerini kırmanın, Allah yolunda her şeyden vazgeçebilmenin sembolü haline gelir.

Kurban Bayramı geldiğinde, sokaklar bambaşka bir ruha bürünür. Ezanlar daha bir gür okunur, tekbirler semaya yükselir. “Allahuekber! Allahuekber!” nidaları, dağları aşar, okyanusları geçer. Zengin ve fakir, genç ve yaşlı, aynı safta omuz omuza durur. Çünkü bu bayramda makam, mevki, servet erir; geriye sadece kulluk ve kardeşlik kalır.

Her evde bir sofra kurulur, her sofrada bir bereket doğar. Kurban eti, yoksulun evine umut olur; yetimin gözleri parlar, dulun gönlü ferahlar. Bu, yalnızca bir paylaşma değildir; bu, İbrahimî bir cömertliktir. Yüreklerden taşan o sıcak ikram, göklerdeki meleklerin bile gıpta ettiği bir sadakadır.

Bayram sabahı camilerden taşan kalabalıklar, insanlığın en eski ve en asil yürüyüşünü yeniden canlandırır. Beyazlar içindeki ihtiyarlar, pırıl pırıl çocuklar, dimdik duran gençler… Hepsi aynı imanın sancağı altında birleşir. Ellerdeki tekbirler, kalplerdeki şükürle buluşur. Bu, sadece bir bayram namazı değil; tarihin en büyük ordusunun, iman ordusunun saf bağlayışıdır.

Kurban Bayramı, aynı zamanda bir muhasebedir. Nefsimize sorarız: “Sen neyi kurban edebildin bugüne kadar?” Hırsımızı mı? Kibrimizi mi? En sevdiğimiz günahlarımızı mı? Yoksa hâlâ o eski putları, gönlümüzün kuytu köşelerinde saklıyor muyuz? Gerçek kurban, bıçakla kesilen değil, kalple kesilendir.

Ey aziz kardeşim! Bu bayramda kapını aç, gönlünü aç. Uzakta kalmış akrabana sarıl, komşunun derdine ortak ol, garibin elinden tut. Çünkü bu bayramın ruhu, yalnızlığın öldüğü, kardeşliğin dirildiği yerdedir.
Kurban Bayramı, güneş gibi doğar her yıl. Ve her doğuşunda bize aynı efsanevi çağrıyı yapar:
“Ey Âdemoğlu! En değerli varlığını Allah yolunda vermeye hazır mısın?”
Hazır olanlar, tarihin kahramanları olur. Hazır olmayanlar ise, sadece seyirci kalır bu büyük destanda.

Bayramınız, mübarek olsun.

Yüreğiniz kurbanlık bir koç gibi temiz, imanınız Hz. İbrahim gibi sarsılmaz, cömertliğiniz ise göklerden inen rahmet gibi bol olsun.

Tekbirlerle, dualarla, kardeşlikle dolu nice bayramlara…

27 Mayıs 2026
M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version