Site icon

MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: ASKER SAİME

Spread the love

MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: ASKER SAİME

Asker Saime, Türk tarihinin o efsanevî kadın kahramanlarından biri; vatanın ateşle yoğrulduğu o kara günlerde, bir milletin şahlanışına omuz veren, destanlara lâyık bir yiğit ruhtur. Tam adı Münevver Saime Hanım olan bu kahraman, Edirne doğumlu (Doğum tarihi, tam bilinmiyor.), 1 Haziran 1951’de İstanbul’da ebediyete intikal etmiştir. “Asker Saime” lâkabı, İstiklâl Madalyası’yla taçlandırılan fedakârlıklarının ve cephedeki cesaretinin yegâne nişanesidir.

Yunanlıların İzmir’i işgal ettiği o kara Mayıs günlerinde (1919), İstanbul Darülfünun’unda (üniversite) öğrenci olan Saime Hanım, kadere boyun eğmeyen bir aslan yüreği taşırdı. 22 Mayıs 1919’da Kadıköy’de düzenlenen muazzam mitingde, binlerce kişinin önünde sahneye çıkan bu genç öğretmen adayı, ateşli konuşmasıyla işgalcileri titretti ve halkı direnişe çağırdı.

“Bir millet yok edilemez! Birlikler kurup mücadele etmeliyiz!” diye haykırışı, gökleri yırtan bir nara gibi yankılandı. Bu sözler, işgal kuvvetlerini öfkelendirdi; tutuklanma emri çıktı. Lâkin Asker Saime, zincirleri kıran bir kartal gibi kaçmayı başardı ve Anadolu’ya, o kutsal topraklara geçti. İşte o andan itibaren “Asker Saime” doğdu, vatanın evladı, milletin mücahidi…

Anadolu’ya geçtikten sonra Millî Mücadele’ye fiilen katıldı. Eşi ihtiyat zabiti (yedek subay) Münir Bey’le birlikte gizli teşkilatlara girdi, askerî görevlerle Ankara’ya gönderildi. Yozgat İsyanı’nın bastırılmasında yer aldı; isyan ateşi söndükten sonra İstanbul-Ankara arasında askerî istihbarat ve kuryelik görevlerini üstlendi. Cephe gerisinde, düşmanın gözü önünde, haberleri taşıyan, plânları bozan, vatanın gizli kahramanı oldu.

Batı Cephesi’nde büyük hizmetler verdi. Özellikle istihbarat alanında gösterdiği ustalık ve cesaret dillere destandı. İzmit’te bir görev sırasında yaralandı; ama acısını yutup vazifesini tamamladı – çavuş rütbesiyle onurlandırıldı. Bu yaraya rağmen pes etmeyen iradesi, Türk kadınının o çelikten karakterini simgeler.

Savaş bittikten sonra Beyoğlu Kız Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Sadece silahla değil, fikir ve kalemle de vatanına hizmet etti. Öğrencileri ve çevresi onu “kalbi vatan için ve bütün muzdarip insanlar için çarpan” bir idealist olarak anardı. Kuvvetli bir fikir insanı ve edebiyatçıydı.

Asker Saime, Millî Mücadele’nin kadın milislerinden biri olarak tarihe geçti. Onun gibi kahramanlar sayesinde Türk milleti, küllerinden doğdu; zincirleri kırdı ve bağımsızlığına kavuştu. O, sadece bir isim değil; vatan sevgisinin, cesaretin ve fedakârlığın yaşayan abidesidir.

Ey Asker Saime! Senin gibi yiğitler sayesinde bu topraklar hâlâ bizim. Ruhun şâd, mekânın cennet olsun. Vatan sağ olsun!

Tanrı, rahmetini bol eylesin.

14 Temmuz 2026
M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version