Site icon

MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: DELİ HALİD PAŞA

Spread the love

MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: DELİ HALİD PAŞA

Deli Halid Paşa (Asıl adı, Halid Karsıalan), Türk tarihinin en gözü pek, cesur ve destansı komutanlarından biridir.

1883 yılında İstanbul Beşiktaş’ta doğan bu Çerkes asıllı yiğit, 42 yıllık kısa ömrünün 22 yılını savaş meydanlarında geçirmiş, düşmanın korkulu rüyası olmuş bir kahramandır. Lakabı “Deli”, akıl almaz cesaretinden, gözünü budaktan esirgemeyen ataklığından ve haksızlığa tahammül edemeyen sert mizacından gelir. O, bir paşa değil; âdeta bir efsane, bir destan kahramanıdır.

Halid Paşa, Harp Okulu’ndan 1903’te teğmen olarak mezun olur. Yemen’de, Trablusgarp’ta, Balkan Savaşları’nda, Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde ve nihayet Türk Kurtuluş Savaşı’nda cepheden cepheye koşar. Her yerde adını altın harflerle yazar.

Trablusgarp’ta: Gönüllü olarak gider, yerel kabileleri kısa sürede disiplinli bir kuvvete dönüştürür ve önemli başarılar kazanır.

Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkasya’da: Ruslara karşı destan yazar. 1920’lerin başında Kars, Sarıkamış ve Ardahan’ı düşman işgalinden kurtarır. Bu zaferler o kadar büyüktür ki, Soyadı Kanunu çıktığında ailesi “Karsıalan” soyadını alır. Erzincan, Erzurum, Mamahatun gibi bölgeleri de Dersim’de teşkilatlandırdığı milis güçlerle geri alır. Kafkas İslam Ordusu’nda fırka komutanlığı yapar, Ahıska’yı kuşatır.

Kurtuluş Savaşı’nda: Doğu Cephesi’nde büyük hizmetler verdikten sonra Batı Cephesi’ne geçer. Sakarya Meydan Muharebesi’nde 12. Grup Komutanı olarak efsaneleşir. Cephenin gerisinde yüksek bir yere oturur, iki tabancasını dizlerine koyar ve askerlere haykırır: “Geri çekileni vururum!” Kaçanları bizzat durdurur, hatta gerekirse ateş eder. Bu sertliğiyle panik ve çözülmeyi önler, cepheyi demir gibi tutar. Cesaretinden dolayı “Deli” lakabı burada iyice yayılır.

İki tabancası meşhurdur: Biri “namuslu” – düşmana karşı; diğeri “namussuz” – vatan hainlerine veya kaçanlara karşı. Paltosu bir batman (ağır) gelir, katlayıp attığında adam devirirmiş diye halk arasında destanlar söylenir. Savaşlarda 9-13 kurşun yarası alır, ama yılmaz. Mustafa Kemal Paşa, onu Trablusgarp’tan tanır ve hassas görevlerde güvenir. Taarruz kokusunu burnuyla alır, Mudanya-Gemlik hattını emir beklemeden kontrol altına alır, diye anlatılır.

Halk arasında ve şiirlerde şöyle anılır:
“Namusluyla namussuz / Paltosu bir batman gelirmiş Deli Halit Paşa’nın / Katlayıp attığında adam da devirirmiş.”
O, 42 yıllık hayatının yarısından fazlasını cephede düşmanla çarpışa çarpışa geçirmiş, katıldığı her mücadeleyi zaferle taçlandırmış bir millî kahramandır.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Tümgeneral rütbesiyle Ardahan Milletvekili seçilir (II. TBMM). Politikaya pek alışamaz; kürsüde haksızlıklara karşı adeta kükrer gibi konuşur, mecliste çıt çıkmaz. Sert ve dürüst mizacıyla bazı çevrelerle ters düşer.

9 Şubat 1925’te Meclis koridorunda Afyon Mebusu Ali Çetinkaya ile tartışır, sırtından tabancayla vurulur. 5 gün Meclis’te soğuk bir odada bekletilir, ifadesi alınmaz, tedavi edilmez gibi tartışmalı olaylar yaşanır. 14 Şubat 1925’te vefat eder. Ölüm raporu “zatürre” diye geçer; ama gerçekte kurşun yarasıdır. Olayın arkası aydınlatılmaz, katiller ceza almaz. Bazıları bunu “Deli idi, politikaya uyum sağlayamadı.” diye küçümsese de, halk ve tarih onu vatansever bir yiğit olarak anar. Meclis’teki ilk cinayetlerden biri olarak tarihe geçer.

Deli Halid Paşa, unutulmaya çalışılsa da Kars, Ardahan, Artvin ve Doğu Anadolu’da hâlâ efsanevi bir kahraman olarak yaşar. Kitaplarda (örneğin İbrahim Özkan’ın “Deli Halid Paşa: Unutulan Yıllar, Unutturulan Kahraman”ı), şiirlerde, halk hikâyelerinde destan gibi anlatılır. O, sadece bir asker değil; vatan sevgisinin, cesaretin ve yiğitliğin sembolüdür. Düşman karşısında yılmaz, haksızlık karşısında susmaz bir karakterdir.

Ey Deli Halid Paşa!
Sen ki, kurşun yağmurunda dimdik durdun,
Kars’ı, Ardahan’ı, vatanı sırtında taşıdın.
Tabancaların namuslu-namussuz,
Ama kalbin hep vatan için atardı.
Tarih seni unutturmaya çalışsa da,
Türk milleti seni destanlarında yaşatır!

Rahmetle, minnetle anıyoruz. Böyle kahramanlar sayesinde bu vatan, ayakta kaldı.

Tanrı, rahmetini bol eylesin.

03 Nisan 2026

M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version