MİLLÎ MÜCADELE’NİN KAHRAMANLARINDAN: ŞAHİN BEY
Şahin Bey…
Antep’in bağrından kopup gelen, çelikten iradesi ve iman dolu kalbiyle tarihe destan yazan bir kahraman. Adı Mehmet Sait, ama gönüllerde, destanlarda, minarelerden yükselen ezanlarda “Şahin Bey” diye anılır.
1877’de Gaziantep’in Bostancı Mahallesi’nde doğmuş, babası Abdullah Efendi’yi küçük yaşta kaybetmiş, yetim kalmış; ama ruhu hiç yetim kalmamış bir yiğit.
Daha 22 yaşında Yemen çöllerinde er olarak askere gitmiş, orada gösterdiği kahramanlıklarla başçavuşluğa yükselmiş. Trablusgarp’ta, Balkanlar’da, Sina-Filistin cephelerinde İngilizlere, Arap isyanlarına karşı göğüs germiş. Esir düşmüş, kaçmış, yine cepheye koşmuş. Ömrü harp meydanlarında, hasretle, vatan sevdasıyla geçmiş.
Mondros imzalanmış, memleket işgal altında yanıp kavrulurken, 1919 sonunda İstanbul’a varmış. Harbiye’den Birecik Askerlik Şube Başkanlığı’nı almış ama Antep’in yangınını görünce duramamış. “Birecik bekleyemez, Antep yanıyor!” demiş yüreği. Karısını, çocuklarını (Hayri ve Mehmet Sait) emanet edip, bir avuç fedaiyle Kilis-Antep yoluna hâkim olmuş.
“Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez!”
İşte bu sözüyle tarihe nakşolmuş. Elmalı Köprüsü’nde, Kızılburun’da, Kertil’de, Çapalı’da… Bir avuç gönüllüyle, yüzlerce, binlerce Fransız askerine, tankına, topuna karşı durmuş. 200 kadar yiğitle Fransız kollarını defalarca geri püskürtmüş. Açlık, susuzluk, cephane yokluğu… Hiçbiri onu yıldıramamış.
28 Mart 1920… Elmalı Köprüsü başında son mermisine kadar savaşmış. Yanında 18 yiğit kalmış. Süngüsünü takmış, “Allah Allah!” diye haykırarak düşmana atılmış. Vurulmuş, yere düşmüş… Ama düşman, onun cansız bedenini dipçiklerle parçalamış. Çünkü korkmuşlar. Çünkü bir bedenin bu kadar büyük olabileceğini, bir yüreğin bu kadar vatan sevebileceğini anlamamışlar.
Şahin Bey şehit düştüğünde Antep’in kurtuluş ateşi daha da harlanmış. O köprüde akan kan, 6.317 şehidin, 11 aylık destansı savunmanın, Gâzi unvanını alan şehrin temel taşı olmuş.
Bugün Gaziantep’in bir ilçesi onun adını taşıyor: Şahinbey.
O ilçede her sokak, her cadde, her minare “Şahin Bey’im” diye fısıldar.
O, tek başına bir orduydu.
O, imanla yazılmış bir destandı.
O, yumrukları memleket kadar büyük, yüreği dünyaya sığmayan Antepli aslan…
Şahin Bey’im!
Senin yolunda yürümek, senin gibi sevmek, senin gibi ölmek…
Bizlere nasip olsun ey Antep’in şahini, ey Mehmet Sait!
Ruhun şad, mekânın cennet olsun.
Minnettarız sana, dualarımız seninle…
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
31 Mart 2026
M. Hüseyin OĞUZ

