MUHSİN BAŞKAN YAŞASA İDİ..
Muhsin YAZICIOĞLU, yaşasa ve devlet gücü, yetki O’nda olsaydı;
- PKK sorunu yıllar önce, son rezaletler yaşanmasına gerek kalmadan KESİN HALLEDİLİRDİ. Mücadelede “Gâzi” kalmış vatandaşlarımıza (Subay, asker, polis, koruyucu, sivil vatandaş…) İNSANCA YAŞAYACAĞI DESTEKLERİ VERİRDİ.
- FETÖ DALLANIP BUDAKLANAMAZ, zarar verici hale gelmeden DURDURULURDU ve 15 TEMMUZ YAŞANMAZDI!
- GAZZE DÂVÂSI kesinlikle LÂFTA KALMAZ, gereği yapılırdı. (En azından, İsrail yöneticilerine, faili meçhul kişisel NOKTA OPERASYONLAR yapılırdı.)
- 12 Eylül öncesi mücadeleden gelen Ülkücü Gâzilerin Listesini çıkartır, çoğu istikbalini kaybetmiş bu arkadaşlarımızın HER ŞEYLERİNE SAHİP ÇIKAR, DESTEK OLURDU. Şehit ailelerimize sahiplenme GÜNDEMİNDE EN BAŞTA yer alırdı.
- Suriye başta olmak üzere, komşu ülkelerden göç ederek Türkiye’ ye gelen TÜM TÜRK KÖKENLİLERİN ÖZEL LİSTESİNİ TUTTURUR, onlara mutlaka kol kanat gererdi.
- Kerkük başta olmak üzere, böylesi zor şartlarda kalmış Türk bölgelerinde, münasip örgütlenmeleri organize eder; ONLARI YALNIZ BIRAKMAZDI.
- Komşu ülkelerden gelen MİLYONLARCA MÜLTECİNİN ülkemize gelmemesi için o ülkelerin yöneticileriyle MÜNASİP ŞEKİLDE DİYALOGLAR KURAR, milyonların ülkemize bu kadar yerleşmesine gerek bırakmazdı. Mecburî olanlara da, dikkatli bir DENETİM ALTINDA sahip çıkardı.
- Millî gelirin ÂDİL DAĞILIMI’nı MUTLAKA SAĞLAR; böylece milyonlarca yoksul insanımızın yerlerde sürünmesine râzı olmazdı.
- 2001 hükümeti, İHALE KANUNUNDA değişiklikler yaparak, ihaleler yoluyla yapılan YOLSUZLUK ve HIRSIZLIKLARI azamî önlemeyi gâye edinmişti. 2002’de gelenler, haftasına bu yasayı DEĞİŞTİRDİ ve belediyeler ve devletteki SOYGUN ve VURGUNLARIN önü tekrar açıldı. Muhsin Başkan, BUNU YAPMAZDI…
- Sivas, Şarkışla- Elmalı Köyünden, Danimarka’da işçi olarak çalışıp emekli olmuş Halit Amcanın oğlu Muhsin, ASLA milyarlarca dolarla ifade edilen HAKSIZ ve ÇALINTI servetler edinmezdi. (Balıkçı Ahmet’in oğlunun bugünkü servetini bilen var mı? )
- O, bir zamanların Alevî- Sünnî kavgalarını hep durdurmaya çalıştı. ASLA ÖTEKİLEŞTİRMEYE, KUTUPLAŞTIRMAYA SEBEP OLMAZ, doğal olan gruplaşmaların (siyasi, ideolojik, inanç…) bile dostça yürütülebilmesi için ELİNDEN GELENİ YAPARDI.
Ne Alevî, Ne Kızılbaş!
Değil miyiz hep bir gardaş!
Bizi yakar bizim ataş,
Söndürmektir tek çaresi!
diyen merhum Âşık Veysel’in HEMŞEHRİSİYDİ O…
Gönül coştu, akar gider!
Canlı canlı yıllarca arkadaşlığım olduğu için, inanç ve fikirleriyle beraber O’nu iyi tanımış ve kavramıştım.
İmanı, cesareti, heyecanı, azmi, kararlılığı bir başkaydı… O kuşak; HEPİMİZ AYNIYDIK! Ama, O DAHA BİR BAŞKAYDI…
Ne desem söz yetmiyor. Ben bir söyledim, siz on, yüz anlayın ve O olsaydı neler olabilirdi; buyrun kendiniz hayal edin…
17’nci şehadet yıldönümünde dua, saygı, rahmet, hayır ve minnetle anıyorum.
Allah, şehadetini kabul eylesin… 🤲
MEKÂNI CENNET OLSUN… 😔❤️
25.03.2026
Ali BATMAN
Ülkü Ocakları E. Genel Başkanı

