Site icon

RÜŞVET

Spread the love

RÜŞVET

Rüşvet, sadece alan kişilerin kötülüğünden kaynaklanmaz. Çoğunlukla çıkar elde etmek isteyenlerin zayıf kişiliklileri rüşvet almaya zorlamasıyla ortaya çıkar. Dolayısıyla en az rüşvet alanlara uygulanan kadar yaptırım, verenlere de uygulanmalıdır. Rüşvet verenlerle mücadele, alanlarla mücadeleden daha önemli bile olabilir. Rüşvet, alana çok tatlı geldiğinden hemen alışkanlığa dönüşür. Bir kuruma rüşvet girmişse kısa sürede örgütlenir ve yayılır. Rüşveti engelleyebilecek her yetkili rüşvetten pay alır hale gelir. Rüşvet ilk zamanlarda sadece hak etmediği çıkarlara ulaşmak isteyenlerden alındığı halde normalleşir ve hiçbir eksiği olmayan hak sahiplerinden de istenir hale gelir. Bu durumda artık adı haraçtır. Rüşvet örgütüne katılanlar genellikle kendilerini garantiye almak için diğerleri hakkında bilgi, belge, kanıt toplar. “Ben yanarsam hep birlikte yanarız.” tehdidi en garantili korunmayı sağlar.

Ben çapraz biçimde birbirini denetleyen yapıların olmadığı kuruluşlarda, güç denetimsiz kaldığında rüşvetin kaçınılmaz olduğuna inanırım. Belediye olur da en azından alt düzeylerde olsun rüşvet olmaz mı? Zabıtasından bilmem ne memuruna, fen işlerinden pazar yerine kadar uzayabilir rüşvet hattı. Elbet herkes çapına göre alır rüşveti. Tepedekinin rüşvete bulaşmaması yetmez. Bir kurumun başına geçen, öncelikle altında çalışan birilerinin kesinlikle rüşvet alacağı gerçeğini kabullenmeli ve ona göre önlemler almalıdır. Yetmez, bu konuya öncelik verip ısrarla ve sürekli üzerinde durmalıdır.

Hırsız hırsızdır, namussuz namussuzdur. Hırsızlığın, iffetsizliğin azı, çoğu olmadığı gibi rüşvetin de azı, çoğu birdir. Girişin kesin yasak olduğu bir yere girmek için kapı görevlisinin cebine sıkıştırılanla milyar dolarlık ihaleyi kazanmak için verilen rüşvet arasında miktar dışında fark yoktur. 

Rüşvet her zaman nakit değildir. Alanın değer verdiği her şey rüşvet olabilir. Divan şiirinin zirvesi Fuzulî’nin, “Şikayetname”sinde “Selam verdim, rüşvet değüldür deyu almadılar.” dediği gibi bazen yaltaklanmaya dönüşen selam bile rüşvet sayılır. Bazen rüşvete ve haraca yardım, destek kılıfı giydirilerek yasal görüntüsü verilir. Bir kamu kurumundan belge alacaksınız. Önce bilmem hangi vakıf, dernek, hayır kurumuna ait uydurma bir makbuz karşılığında bilmem ne kadar yardım yapmanız istenir. Öyle bir hayır kurumu var mı, bu paralar oraya ulaşır mı, harcanması denetlenir mi Allah bilir. Aklına esenin böyle bir yola başvurmasına hiç mi hiç engel yoktur.

Bazen rüşvet “Buradayım.” diye bağırır. Mesela ben, şehrinde yaya bölgesi olarak ayrılmış bölümde yürüyüş yolunu masalarla kapatmış, yayalara geçecek yer bırakmamış bir iş yeri görünce hemen kuşkulanırım. İmara ters yapılarla karşılaşınca da öyle. Kamu görevlisinin yasal gelirinin çok üstünde yaşamı, açıklanamayan serveti amirleri için alarm niteliğindedir. Uçkuru gevşek biri, “dolçe Vita” yaşamın dibine vurmuşsa araştırılmalıdır.

Yukarıda belirtilmişti, bazen insanlar her bakımdan hakları olan, hiçbir eksiği bulunmayan, kurallara uygun işlerini yürütebilmek için engel çıkaran güç sahibi despot yetkililere “haraç” vermek zorunda kalırlar. Buna “haraç” denir ve rüşvetle karıştırılmamalıdır. Haraç almak suçtur; ama vermenin yasal yaptırımı yoktur. Dinî ve ahlakî değerler açısından da yanlış değildir. Soruşturma makamları haraç ile rüşveti doğru ayırt edebilmelidirler. Rüşvette genellikle veren de alan da memnun olduğundan yakalanması (imkansız değil) zorcadır. Haraçta durum öyle değildir, bu yüzden önlenmesi daha kolaydır.

Biraz da bu belayla nasıl başa çıkılırdan söz edelim. Dinini beğenmediğimiz, ateizmin yaygın olduğu Batı, bu konuda bizden çok daha iyi durumda. Gidin Hollanda’da, Almanya’da bir kamu görevlisine rüşvet vermeye kalkın da başınıza neler geldiğini görün. Bizim dinimiz, alanı da vereni de günahkâr ilan ediyor. Peygamberimiz, “Alan da veren de bizden değildir.” buyuruyor.

Her kurumda, kurumun büyüklüğü ölçüsünde bir rüşvet iç denetim mekanizması olmalıdır. Özellikle büyük maddî değerlerin söz konusu olduğu işler sıkı denetlenmelidir. “Nereden buldun?” yasal düzenlemesi genişletilerek, işlevsel hale getirilerek  etkinleştirilmelidir. Kamu kurumlarında, kamusal görevlerde konum yükseldikçe denetlenmesinin güçleşeceği gözden kaçırılmamalıdır. Ancak konum yükseldikçe alınan rüşvetlerin de aklı almaz değerlere yükseleceği bilinmeli, denetim buna göre oluşturulmalıdır.

Aklıma “Narkotik Şube” benzeri bir “Rüşvet Şubesi” geliyor. Narkotikçiler alıcı kılığına girip nice uyuşturucu çetesini çökertmiştir. Rüşvetin yoğun olduğu yerler bellidir. Rüşvet polisi de benzer işler yapabilir. Konunun uzmanları biraz kafa yorunca daha nice yararlı yöntemler bulabilirler. Sonuç, “RÜŞVET; DEVLETLERİ YIKIMA GÖTÜREN, TOPLUMDA ÇÜRÜMEYE YOL AÇAN, ÖNLENMESİ ÇOK DA ZOR OLMAYAN BİR AFETTİR.”

07.04.2026

Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ

E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist

Exit mobile version