Site icon

SURİYE VE TÜRKİYE: UFKUN ÖTESİ

Spread the love

SURİYE VE TÜRKİYE: UFKUN ÖTESİ

Gelin bu soruların cevaplarını arayalım:

Emperyalist devletler terör örgütlerini siyasi amaçları için “taşeron” olarak kullanır ve son kullanma tarihi gelince desteğini çeker ve bir kenara atar, (Çöpe atmaz; çünkü gerekirse yine kullanmak için yedekte tutar.)

Batı, tarih boyunca olduğu gibi Suriye PKK’sı SDG’yi de kullandı ve şimdilik bir kenara attı!

15 günlük ateşkes sonunda SDG’nin kağıt üstünde “Bireysel”; ama, uygulamada karma bir entegrasyon konusunda uzlaşma yapılabilir!

Çünkü Esad’ı deviren ABD/İsrail’in hedefi, Suriye’yi artık kontrol altında tutmak ve böylece İran’ın bir daha bölgeye inmesine izin vermemektir. Bu nedenle SDG’yi yok etmeyip, hem İsrail’in güvenliğini sağlarken hem de onu Şam ve Türkiye’ye karşı elinde bir koz olarak tutmak ve “4 parçalı Teröristan” projesini devam ettirmek ister.

SDG’nin Suriye merkezi ordu ve kamu kurumlarına entegrasyonu iki büyük soruna neden olabilir:

Bu durumda Suriye, yıllarca işgal ettiği Lübnan’ın durumuna düşer. Yani Suriye. “LÜBNANLAŞIR”. Buna herhalde en çok İsrail memnun olur.

Sonuç olarak;

Lübnanlaşmış Suriye’de iç istikrar ve devlet düzeni oluşturulamaz. Bu yapı üzerinde “DIŞ ETKİ ve MÜDAHALE” eksik olmaz… Güvenlik ve istikrar sağlanamaz.

İsrail kontrolündeki Suriye’de SDG/PKK ve “4 parçalı Teröristan” tehdidi asla son bulmaz ve hep canlı tutulur…

AKP hükümeti, Esad’ın devrilmesine katkı verip tarihi bir hata yaptı ve Suriye’yi adeta altın tepside İsrail’e sundu.

Mesele, devleti kimin yönettiğidir!

25.02.3036

Dr. Fikret BAYIR

E. Kur. Alb. / Zafer Partisi Gn. Bşk. Yard.

Exit mobile version