Site icon

TÜRK OLMANIN BEDELİNİ Mİ ÖDÜYORUZ?

Spread the love

TÜRK OLMANIN BEDELİNİ Mİ ÖDÜYORUZ?

Türk’ün var olduğu günden bu güne hep düşmanları var olmuş, Türk düşmanları savaşıp alt edemeyecekleri Türk’ü çeşitli oyunlar ve hileler ile yenmeye ve tarih sahnesinden silmeye çalışmışlardır.
Fakat tarihte yapılan oyunlar, kurgulanan senaryolar bir türlü başarılı olmamış, Türk düşse bile her defasında bir Başbuğ ve Türk Milliyetçileri ile bu oyun ve hilelerden güçlenerek çıkmıştır, tarih sahnesinden hiç silinmemiştir.
Son 78 yıldır yıkım plânlı yazılan bir senaryo ve bu senaryo orjinli üzerimizde oynanan oyunlara baktığımızda, bu senaryonun tarihte Çinlilerin ve Bizanslıların yaptıkları oyunlardan bile daha çok üzerinde çalışıldığı belli olmaktadır.
Senaryo dikkatle yazılmış, başroldeki ve yardımcı rollerdeki oyuncuları özenle seçilmiş, yetiştirilmiş, yapılmak istenilen planlı ve sabırla ortaya koyulmuştur.
Bu plân, sabır ve hilekârlık ne yazık ki günümüzde karşılığını almaya başlamıştır.
Bu kadar ince eleyip sık dokunarak yapılan bir harekatın etkileri, sadece Türkiye’deki Türkler’de değil, Türkiye dışı Türkler’de de giderek artmaktadır.
Operasyon, artık son dönemece girmiştir.
Türk milleti çeşitli araçlarla uyuşturulmuş, onu kıyâm’a kaldıracaklar görevlilerce pusturulmuş/susturulmuş, operasyona karşı gelecekler ya kendi aralarında sığ ve sunî kavgalarla ayrıştırılmış ya da işbirlikçilerin fitneleriyle parça pinçik olmuştur.
Türk milleti üzerinde yapılan psikolojik harekat ve algı yönetimi, cebinden başka bir şeyi düşünmeyen, hayatından mutlu olmayan, depresyon ve bunalımla vakit geçiren, ekonomik darboğazdan kafasını kaldıramayan, olaylara tepkisiz kalan..v.s tipinde “vatandaş”ı meydana getirmiştir.
Önümüzde bu tür “vatandaşların” her geçen gün çoğaldığını ve milletin gitgide aynı batağa gittiğini gösteren birçok örnek vardır.
Türk milleti ne yazık ki dün ak dediğine bugün kara diyen, medyanın algı yönetimine göre yön değiştiren, psikolojik harekat ve algı yönetimi ustalarının kolayca üzerinde etki edebileceği bir millet olmuştur.
Bundan iki üç sene önce “âkil insanlar” diye ihaneti yumuşatma rolünü üstlenenlere kucak açan, televizyonlarda “Sayın Öcalan” söz öbeğini normal karşılayan, Diyarbakır’daki büyük isyan provasına ses çıkarmayan, “Milliyetçiliği ayaklar altına aldım.” sözünün destekçisi olan millet, bugün birçok milliyetçiye dilini ısırtacak kadar “milliyetçi” olmuştur.
Algı yönetim ustaları yarın hangi yöne dönülmesini isterse ne yazık ki milletin çoğunluğunu o yöne dönecek dereceye gelmiştir.
“Komşularla sıfır sorun” sözünü ayakta alkışlayanlar bugün “sınır ötesi harekat yapılmalı.” sözünü ayakta alkışlamaktadır.
PKK ile Türk Devleti’nin aynı masada buluştuğu meşhur “Oslo Görüşmelerini” normal karşılayanlar, bugün “PKK’ya yönelik seferberlik ilan ediyorum.” sözü ile coşmaktadırlar…
Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk milletinin önceliklerini ve gündemini Türk milleti belirleyememektedir.
Türk milleti bir şekilde çeşitli yöntem ve araçlarla “oyuncak” hâline dönüştürülmüştür.
Ve ne yazık ki bu “oyuncağın” uzaktan kumandası Türk düşmanlarının elindedir.
Bu arada Türkiye’de medya ve STK’lar bölünmüş ve tarafgir gibi gözükseler de, dikkatli incelendiğinde hemen hemen hepsinin “aynı tarafta” olduğu gözükmektedir. Bu tarafın Türk milleti tarafı olmadığı da açık ve seçiktir.
Böl, parçala ve yut oyunu ne yazık ki başarılı olmuş, bölünmüş ve parçalanmış bir millet meydana getirilmiştir.
Yukarıda da ifade ettiğim gibi artık operasyonun son aşaması olan “yut” beklenmektedir.
Bütün bu olanlar bir anda cereyan etmemiştir.
Yakın tarih Türk bakışı ile incelenirse,

11 Haziran 2025
M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version