TV KARARTMALAR
Halk TV ve Sözcü TV’ye yapılan karartmaları uygun bulmuyorum. Kime yapılırsa yapılsın düşüncenin önünde engellere karşıyım.
Bu kanallara bazı zamanlarda, davet üzerine çıkıp program yaptık. Aynı zamanda izliyorum da. Ancak zaman zaman, mahallecilik hastalığından kurtulamıyorlar. Zannediyorlar ki biz bunu yaparsak, keyfi rejim bizi korur. Keyfi ve yasallığı yok eden rejim, kademe kademe, sizleri de yok eder ve ediyor.
Siyasetin mahalleciliği de öyle. Kanunsuz keyfilikle KHK ile insanların ocağı söndürüldü, intiharlar, zulümler, adaletsizlikler olurken rejim söylemleri ile sessiz kalındı Niçin acaba? Bunları düşünmek gerekmez mi?
Muhalefet de öyle. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın, adaletten yana olalım denilmedi. Zannettiler ki adaletsizlikler, bize gelmez. Ülkenin bu hale gelmesinde onların da payı var. Mahallecilik kafası ile, siyasetin uydurduğu suç çeşidine uydular ve onay verdiler.
Siyaset suç belirlemez. Suçu hukuk ve bağımsız yargı belirler. Düşünürler, adaletsizliğe karşı gelen gazeteciler, siyasiler, hırsızı yakalayan liyakatli görevliler, içerde yatarken sessiz kalındı. Sonuç herkese yansımaya başladı. Yazık oldu güzelim ülkemize. Yok edilenlere, keyfiliğin zulümlerine sessiz kalmak, ona ortak olmaktır. Gençler kadar direnç gösterilmedi. Kapatma, ceza, daha neler yaşanacak göreceğiz.
Mahallesiz, topyekün meşru isyan ahlâkı ile eylem yapılmaz ise, topyekün yok edilişi her mahalle yaşar. Göz yaşının mahalleciliği olmaz. Kimliği, rengi, inancı, ideolojisi olmaz. Adalet olsun yeter. Adalet, herkese lazım.
05.07.2025
Kemal ALBAYRAK

