Site icon

ÜLKÜCÜ ŞEHİT YUSUF İMAMOĞLU

Spread the love

ÜLKÜCÜ ŞEHİT YUSUF İMAMOĞLU

Unutmadık!
Unutmayacağız!
Unutturmayacağız!

Yusuf İmamoğlu, 1945 yılında Bursa’nın İnegöl ilçesinde Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak doğmuş, 8 Haziran 1970 tarihinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öldürülen ülkücü bir öğrencidir.
Yusuf İmamoğlu, 1945 yılında Bursa / İnegöl’de, dünyaya geldi. Ailesi, Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmiş bir aileydi.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü son sınıf öğrencisiydi. Aynı dönemde, Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileri de derslerini İstanbul Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakülteleri’nde alıyorlardı. Ancak, o yıllarda fakülteler, siyasi çatışmalar nedeniyle karşıt grupların hakimiyeti altındaydı ve ülkücü öğrenciler okullarına girmekte zorlanıyordu.
8 Haziran 1970 günü, Yusuf İmamoğlu, fakülte girişinde karnelerini imzalatmak için bekleyen ancak okula giremeyen Yüksek Öğretmen Okulu öğrencilerinin karnelerini hocalara imzalatmak için İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne girdi. Belgeleri imzalattıktan sonra, “Asistan Odası” olarak bilinen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin 339 numaralı odasının kapısından çıkarken bir grup tarafından saldırıya uğradı. Önce dövüldü, ardından silahla vuruldu. Kurşun, sağ kulağının arkasından girip sol kulağından çıktı. Yusuf İmamoğlu, aldığı kurşun yaralarına rağmen hemen ölmedi; 23 dakika boyunca hayatta kaldı. Ancak, cinayeti işleyen grup, kimseyi yanına yaklaştırmadı ve çağrılan ambulans da fakülte bahçesine sokulmadı.
Aynı gün fakültede bir doçent ve iki asistan silahla tehdit edilerek hırpalandı; bir profesör de dersinden zorla çıkarılarak saldırıya uğradı. Cinayeti işleyen grup, herhangi bir müdahale olmadan marşlar eşliğinde fakülteden ayrıldı. Polis ise olay yerine 1,5 saat sonra geldi.
Yapılan otopsi sonucunda, Yusuf İmamoğlu’nun 36 saat boyunca yemek yemediği ve cebinden sadece 35 kuruş çıktığı belirlendi. Bu, onun maddî zorluklar içinde bir dava adamı olduğunu gösteren çarpıcı bir detay olarak kayıtlara geçti.
Dönemin basın yayın organlarında, saldırıyı gerçekleştiren grubun komünist militanlardan oluştuğu ve grupta Vural Yıldırımoğlu, Yusuf Kayabaşı, Ali Menekşe, Feridun Şakar ve Vahram Apik gibi isimlerin bulunduğu iddia edilmiştir.
Yusuf İmamoğlu’nun cenazesi, kalabalık bir törenle vapurla memleketi Bursa’ya gönderildi ve Bursa Emirsultan Mezarlığı’na defnedildi.
Ölümü, o dönem ülkücü camiada büyük bir yankı uyandırdı. Ülkücü basın, bu cinayetin sorumlusu olarak üniversiteleri komünist şiddete teslim eden üniversite yönetimlerini ve hükümeti sorumlu tuttu.
Yusuf İmamoğlu’nun hayatı ve ölümü, çeşitli eserlere konu oldu:
* Selcan Taşçı: “Bedel” adlı romanında Yusuf İmamoğlu’nun hikayesini işledi.
* Arif Şirin (Ozan Arif): “Unutamam” adlı şiirde onu andı.
* Mustafa Öztürk: “Leke” adlı şiiri Yusuf İmamoğlu’na ithaf etti.
* Emine Işınsu: 1975 tarihli “Göçmen Yusuf” adlı oyunu, İmamoğlu’nun hayatını konu alıyor.
Yusuf İmamoğlu, ülkücü hareketin sembol isimlerinden biri haline geldi ve “şehit” olarak anılmaya devam ediyor. Ölümünün yıl dönümlerinde, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saygı ve rahmetle anılmaktadır.

MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, şehadetinin ardından Marmara Öğrenci Lokali’nde verdiği bir konferansta, “Yusuf İmamoğlu, Türk-İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz şehidimiz Yusuf İmamoğlu’nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün sorulacaktır.” demiştir.

1960’lar ve 1970’ler, Türkiye’de sağ-sol çatışmalarının yoğun yaşandığı bir dönemdi. Üniversiteler, ideolojik gruplar arasında bir mücadele alanına dönüşmüştü. Yusuf İmamoğlu’nun ölümü, bu çatışmaların trajik bir örneği olarak tarihe geçti. Yusuf İmamoğlu, Türk-İslam davasına bağlılığı, maddi zorluklara rağmen ideallerinden vazgeçmemesi ve genç yaşta yaşadığı trajik sonla, ülkücü hareketin unutulmaz isimlerinden biri olarak anılmaktadır.

Unuttu mu sanıyorsun unuttu?
Unutamam, unutamam unutmam!
Unutmamak beni hayatta tuttu,
Unutamam, unutamam unutmam

Kinin yeri yoktu benim gönlümde,
Böyle oldu isem kabahat kimde?
İstesem de artık değil elimde,
Unutamam, unutamam unutmam

Anlasan da usul usul anlatsam,
Sana bir ülkücü nesil anlatsam,
Nereden başlasam, nasıl anlatsam?
Unutamam, unutamam unutmam

Ruhî Kılıçkıran ilk göz ağrımız,
Sonra Özmen’imiz, İmamoğlu’muz,
Önkuzu’muz derken yandı bağrımız,
Unutamam, unutamam unutmam

Baştan giden bunlar, bunlar en baştan,
Sırf bunlarla çıkamadık ataşten,
Genç, ihtiyar, şehit verdik her yaştan,
Unutamam, unutamam unutmam

Bir haneden kîp kîp giden can oldu,
Ellerimin kan dolduğu an oldu,
Yedi tabut taşıdığım gün oldu,
Unutamam, unutamam unutmam

Giderken dedik ki bu dört bin nefer,
Kanımız aksa da İslam’ın zafer,
Bırak Türk olmayı, insansam eğer,
Unutamam, unutamam unutmam

Verdiğim şehidin on katı kadar,
Elsiz, kolsuz kalan gazilerim var,
Unutmak ne demek? Ar ederim ar!
Unutamam, unutamam unutmam

Vatan dedik, millet dedik, din dedik,
Kızıl, kızıl fırtınalar önledik,
Yine en büyük kazığı biz yedik,
Unutamam, unutamam unutmam

Ve o fil sandığım pire eylülü,
Deva sandığım yara eylülü,
Bizi hançerleyen kara eylülü,
Unutamam, unutamam unutmam

O Eylül’ün getirdiği kafayı,
İmanı küfürle tartan kefeyi,
Kanımla sürülen zevk-i sefayı,
Unutamam, unutamam unutmam

Ondokuz ağustos, sene seksen bir,
Tarihlere nasıl geçer kim bilir?
Bana göre leke, bana göre kir,
Unutamam, unutamam unutmam

Kurt peşinde köpek olan savcıyı,
Hakim dedikleri zalim avcıyı,
Bize verdikleri zulmü, acıyı,
Unutamam, unutamam unutmam

Mamak’taki C-5’deki halleri,
Adaletsiz kalem kıran elleri,
O ellerin soldurduğu gülleri,
Unutamam, unutamam unutmam

Zindanlar, hücreler, gizli bölümler,
Gizli bölümlerde gizli ölümler,
İşkenceler, hakaretler, zulümler,
Unutamam, unutamam unutmam

Gözlerimin ışığına bir bakın,
Doğrultun namluyu bir kurşun sıkın,
Ama bana unut demeyin sakın,
Unutamam, unutamam unutmam

Ozan Arif bu dünyadan göç etse,
Kara toprak erim erim eritse,
Mezarında karış karış ot bitse,
Unutamam, unutamam unutmam

(Ozan Arif)

Tin’i kut bulsun.
Durağı uçmak olsun.
Yeri uluların yanı olsun.

08 Haziran 2025
M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version