VEFATININ 45. YIL DÖNÜMÜNDE GÜN SAZAK’IN AZİZ HATIRASINA
Türk Siyasetinin Namus Abidesi
Gün Sazak, Türk siyasi tarihinde dürüstlüğü, vatanseverliği ve kaçakçılıkla mücadelesiyle anılan önemli bir isimdir. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) saflarında siyaset yapan, Gümrük ve Tekel Bakanlığı döneminde gerçekleştirdiği reformlarla adını Türk siyasetine altın harflerle yazdıran Sazak, 27 Mayıs 1980 tarihinde hain bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.
Gün Sazak, 26 Mart 1932 tarihinde Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Sazak köyünde dünyaya geldi. Babası Emin Sazak, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve daha sonra Demokrat Parti (DP) milletvekilliği yapmış, Eskişehir’in köklü ve geniş topraklara sahip bir ailesine mensup bir isimdi. Sazak ailesi, tarım ve çiftçilikle uğraşan, bölgede saygın bir konuma sahip bir aileydi. Gün Sazak, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra, lise eğitimini Ankara Maarif Koleji’nde aldı. Eğitimine devam etmek için Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Sazak, Kaliforniya Üniversitesi’nde ziraat alanında yüksek lisans yaptı. Bu eğitim, onun tarım ve modern teknolojilere olan ilgisini pekiştirdi. Ülkesine döndükten sonra ailesinin topraklarını modern tarım teknikleriyle yöneterek verimliliği artırdı. Aile hayatında da örnek bir kişi olan Gün Sazak, Nilgün Sazak ile evliydi ve bu evlilikten Süleyman Servet Sazak (1955 doğumlu, sonradan MHP milletvekili), Mahmure Gülgün Sazak ve Ayşe Bilgün Sazak adında üç çocuğu oldu. Ayşe Bilgün, daha sonra tekstil sanayicisi Cem Boyner ile evlendi.
Gün Sazak, siyasi hayatına 1971 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’ne katılarak başladı. MHP’ye girişi, dönemin önemli ülkücü liderlerinden Dündar Taşer ile tanışmasıyla gerçekleşti. Taşer’in vefatından sonra, 1972 yılında MHP Genel Başkan Yardımcılığı’na seçildi. Sazak, milliyetçi olduğu için siyasetçi olmayı seçmiş, makam ve mevki hırsından uzak bir duruş sergilemiştir. 1977 genel seçimlerinde Eskişehir’den milletvekili adayı oldu, ancak seçilemedi. Buna rağmen, memleketi Eskişehir’den aday olma ısrarı, onun vatanına ve köklerine bağlılığını gösteren önemli bir detaydır.
Sazak’ın siyasi duruşu, “milletinin ikbalini kendi ikbalinde görme” anlayışına dayanıyordu. Bu yaklaşımı, onun MHP içinde kısa sürede sevilen ve saygı duyulan bir isim haline gelmesini sağladı. 1971 MHP Olağan Kurultayı’nda Genel İdare Kurulu üyeliğine seçilmesi, teşkilat içinde yükselişinin ilk adımı oldu.
Gün Sazak’ın Türk siyasetindeki en dikkat çekici dönemi, 21 Temmuz 1977 tarihinde Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti’nde Gümrük ve Tekel Bakanı olarak görev yaptığı dönemdir. Milletvekili olmamasına rağmen dışarıdan atanan Sazak, beş buçuk aylık kısa görev süresi boyunca kaçakçılık ve yolsuzlukla mücadelede tarihi bir performans sergiledi.
Bakanlığı sırasında, gümrük kapılarında yolsuzluk ve kaçakçılıkla mücadele etmek için kararlı adımlar attı. Türkiye’nin Uzakdoğu ile Batı arasındaki stratejik konumu, kaçakçılık şebekelerinin faaliyetleri için elverişli bir zemin oluşturuyordu. Sazak, sınır kapılarını tek tek gezerek denetimler yaptı ve kaçakçılık sisteminin devlet memurlarının koruması altında olduğunu ortaya çıkardı. Kaçak silah ve sigara ticaretine darbe vurdu, mafya ve sömürüye dayalı sermaye çevrelerinin hareket alanını kısıtladı. Bu dönemde, Sazak’ın icraatları sadece MHP çevresinde değil, siyasi rakipleri tarafından da takdirle karşılandı. Milliyet Gazetesi başyazarı Abdi İpekçi, Sazak’ın kaçakçılıkla mücadelesini öven yazılar kaleme aldı. CHP’li İzmir Milletvekili Süleyman Genç ise, Sazak’ın cumhuriyet tarihinde gümrüklerdeki soygunu durduran tek isim olduğunu belirtti. Sazak’ın bu başarıları, onun dürüstlük ve adalet anlayışının bir yansıması olarak değerlendirildi. Ancak bu kararlı mücadelesi, Sazak’ı kaçakçılık şebekelerinin ve bölücü örgütlerin hedefi haline getirdi. Bakanlık görevinden ayrıldıktan sonra, 5 Ocak 1978 tarihinde İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti’nin düşmesiyle yerine geçen Tuncay Mataracı’nın yolsuzluklara karıştığı iddiaları, Sazak’ın ne kadar önemli bir iş başardığını bir kez daha ortaya koydu.
Gün Sazak, 27 Mayıs 1980 tarihinde, Ankara’daki evinin önünde Marksist-Leninist Devrimci Sol (Dev-Sol) örgütü tarafından düzenlenen silahlı bir saldırıda hayatını kaybetti. Saldırı, Sazak’ın eşi ve çocuklarıyla Eskişehir’den döndüğü akşam saatlerinde gerçekleşti. Arabasından eşyalarını indirirken çapraz ateşe tutulan Sazak, sırtına ve karnına isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı ve hastaneye kaldırılırken yaşamını yitirdi. Saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin Mehmet Edip Eranıl, Ahmet Levent Babacan, Sadık Zafer Özcan ve Cengiz Gül olduğu tespit edildi. Suikastın, Dev-Sol lideri Dursun Karataş’ın talimatıyla gerçekleştirildiği, 2013 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bir raporuyla ortaya çıktı. Sazak’ın ölümü, Türkiye’de büyük bir yankı uyandırdı. MHP camiasında derin bir üzüntü yaratan bu olay, Çorum’da MHP taraftarlarının misilleme olarak gerçekleştirdiği Çorum olaylarına yol açtı. Sazak’ın cenazesi, memleketi Eskişehir’in Mihalıççık ilçesindeki Sazak köyünde toprağa verildi.
Gün Sazak, Türk siyasetinde dürüstlüğün, vatanseverliğin ve adaletin simgesi olarak anılmaktadır. Onun kısa süren bakanlık döneminde kaçakçılık ve yolsuzlukla mücadelesi, sadece MHP’liler tarafından değil, farklı siyasi görüşlerden kişiler tarafından da takdir edilmiştir. Sazak, “Türk Devleti ve siyasetinin namusu” olarak nitelendirilmiş, adalet ve dürüstlük timsali bir devlet adamı olarak tarihe geçmiştir. Sazak’ın anısı, her yıl 27 Mayıs’ta “Ülkücü Şehitleri Anma Günü”nde özel olarak yâd edilmektedir. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde ve Ankara’nın Keçiören ilçesinde onun adını taşıyan bulvar ve sokaklar bulunmaktadır. Ayrıca, şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun Sazak için yazdığı ağıt, onun vatanseverliğini ve millet sevgisini destansı bir şekilde ifade etmiştir.
Gün Sazak, Türk milletine hizmet etmek için makam ve mevki hırsından uzak, sadece vatan sevgisiyle hareket eden bir devlet adamıydı. Gümrük ve Tekel Bakanlığı’ndaki kısa ama etkili görev süresi, onun dürüstlüğünü ve kararlılığını ortaya koymuş, siyasi rakiplerinin bile saygısını kazanmıştır. 27 Mayıs 1980’deki suikast, onun hayatını sonlandırsa da, mirası Türk milliyetçiliği ve dürüstlük anlayışıyla yaşamaya devam etmektedir. Gün Sazak, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir ülkücü, bir vatansever ve Türk Devleti’nin namus abidesidir.
Tin’i kut bulsun. Durağı uçmak olsun. Yeri uluların yanı olsun.
Gün Sazak Ağıtı
Kurudu gözde pınarlar
Canım içre canım gitti
Devrildi iri çınarlar
Nice gül fidanım gitti
Bölünmesin diye millet
Bâki kalsın diye devlet
Dağlar gibi kemikle et
Seller gibi kanım gitti
Paramparça idi ruhum
Ellerinde bir güruhun
Tufanı bu mudur Nuh’un
Diye arşa ünüm gitti
Ey yakınlar uzaklar
Bekler pusular tuzaklar
Tayfuna dönsün Sazaklar
Göz ışığım gün’üm gitti
Yetim kaldı körpe çağam
Feryadımı nice boğam
Gün doğmak üzere ağam
Gün batarken inim gitti
Bu bir nesildir sürekli
Gözü pek çatal yürekli
Zor günlerimde gerekli
Tuğ gibi beş binim gitti
Sakarya eski yiğitler
Bağrı kan süslü yiğitler
Süphan göğüslü yiğitler
Gittiyse benim gitti
(Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu)
27 Mayıs 2025
M. Hüseyin OĞUZ

