VEFATININ 88. YIL DÖNÜMÜNDE AHMED CEVAD
Ahmed Cevad (tam adıyla Ahmed Mehemmedeli oğlu Cavad), Azerbaycan’ın en önemli şairlerinden biri olup, 5 Mayıs 1892 tarihinde, o dönem Rus İmparatorluğu’na bağlı Elizavetpol guberniyasında (bugünkü Azerbaycan’ın batısındaki Şamkir yakınlarında) Aşağı Seyfeli köyünde doğmuştur. Babasını çocukken kaybeden (1897 veya 1898) Cevad, ilk eğitimini evde almış; Türkçe, Farsça, Arapça ve Doğu edebiyatı öğrenmiştir. 1912 yılında Gence’deki dinî bir seminari bitirerek öğretmenlik mesleğine adım atmıştır. Daha sonra, 1922-1927 yılları arasında Azerbaycan Pedagoji Enstitüsü’nde tarih ve filoloji bölümünde okurken, Nariman Narimanov Teknik Okulu’nda öğretmenlik yapmıştır. 1933’te profesör unvanı almıştır.
Kariyeri boyunca eğitim, edebiyat ve idari roller üstlenmiştir. 1912’den itibaren öğretmenlik yapmış, Birinci Balkan Savaşı sırasında Kafkas gönüllülerinden oluşan bir birlikle Osmanlı tarafında savaşmıştır. İlk şiir kitapları “Goshma” (1916) ve “Dalga” (1919) bu dönemde yayımlanmıştır.
1918-1920 Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti (ADR) döneminde öğretmenliğe devam etmiş, Azerbaycan Üniversitesi’nin kurulmasında rol oynamış ve Türk Ordusu’nu öven “Ey asker!” şiirini yazmıştır. Sovyet iktidarının kurulmasından (1920) sonra, Gusar rayonunda Khulug köyünde okul müdürü ve Rusça-Azerice öğretmeni olarak çalışmış, 1920-1922’de Quba rayonunda halk eğitimi şube müdürlüğü yapmıştır. 1924-1926 yıllarında Azerbaycan Sovyet Yazarlar Birliği’nin genel sekreteri olmuş, 1930-1933’te Gence Tarım Enstitüsü’nde Rusça ve Azerice dilleri kürsüsü başkanı ve doçentlik yapmış, ardından Gence Drama Tiyatrosu’nun edebiyat bölümünü yönetmiştir.
1934’te Bakü’ye dönerek “Azernashr” Yayın Evi’nde çeviri departmanı editörlüğü, 1935-1936’da ise “Azerbaijanfilm” stüdyosunda belgesel filmler departmanını idare etmiştir. Çevirileriyle de tanınan Cevad, Şota Rustaveli‘nin “Kaplan Postlu Şövalye”sini Azerice’ye çevirerek 1937’de birincilik ödülü almış; ayrıca Aleksandr Puşkin‘in “Bronz Süvari”si, Maksim Gorki‘nin “Çocukluk”u, Ivan Turgenyev‘in düzyazıları, William Shakespeare‘in “Othello”su, François Rabelais‘nin “Gargantua ve Pantagruel”i ile Knut Hamsun‘un “Açlık”ı gibi eserleri Azerice’ye kazandırmıştır.
Siyasi hayatı, milliyetçi görüşleriyle şekillenmiştir. 1918’de Mammad Amin Resulzade’nin önerisiyle Musavat Partisi’ne katılmış, 1920-1923 yıllarında partinin Merkez Komitesi üyesi olmuş ve ADR’nin ilk parlamentosunda sekreterlik yapmıştır. “Azerbaycan, Azerbaycan!” şiirinde ADR’nin ilanını, “Azerbaycan bayrağına” şiirinde ise Azerbaycan bayrağını konu edinmiştir. En ünlü eserleri arasında, 1918-1920 ADR döneminde ve 1991’den beri kullanılan Azerbaycan Milli Marşı’nın sözleri ile “Çırpınırdı Karadeniz” şiiri yer alır. Musavat Edebiyat Birliği “Yaşıl Qələmlər”in (Yeşil Kalemler) liderliğini yapmış; ancak, bu faaliyetleri nedeniyle 1923’te tutuklanmış ve serbest bırakılmıştır. 1925’te “Göyqöl” şiiri nedeniyle tekrar tutuklanmıştır. Musavat’la ilişkileri ve M.A. Resulzade, Müştak, Cevad gibi şairlerle dostluğu suçlamalara yol açmıştır.
Stalin’in Büyük Temizlikleri sırasında, 1937’de milliyetçiliği genç Azerbaycan şairlerine yaymakla suçlanarak tutuklanmış ve 13 Ekim 1937’de Bakü’de 45 yaşında idam edilmiştir. Ailesi sürgüne gönderilmiş; eşi Şükriye Hanım çocuklarından ayrılarak Sibirya’da sekiz yıl çalışma kampında kalmıştır. 1955 Aralık ayında rehabilitasyon süreciyle aklanmıştır.
Miras olarak, Cevad; Azerbaycan edebiyatı ve milliyetçiliğinin simgesi olarak anılır. Eserleri ölümünden sonra “Şiirler” (1958) ve “Ağlama, ben ağlaram” (1991) kitaplarında yayımlanmış, Millî Marş’ı günümüze taşınmıştır. Hayatı, Rus İmparatorluğu’ndan ADR’ye, oradan Sovyet dönemine uzanan çalkantılı bir dönemin yansımasıdır.
***
Çırpınırdı Karadeniz:
Ahmed Cevad tarafından 1914’te yazılan bu şiir, Balkan Savaşları sırasında Osmanlı savaş gemisi Hamidiye’yi ve Türk bayrağını konu alır. İşte, orijinal Azerice metni (Türkçe okunuşuyla):
Çırpınırdı Karadeniz
Bakıp Türk’ün bayrağına
Ah ölmeden bir görseydim
Düşebilsem toprağına.
Sırmalar sarsam koluna
İnciler dizsem yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türk’ün bayrağına.
Ayrı düştüm dost elinden
Yıllar var ki çarpar sinem
Vefalı Türk geldi yine de
Selam Türk’ün bayrağına.
Hamidiye o Türk kanı
Hiç birinin bitmez şanı
Kazbek olsun ilk kurbanı
Selam Türk’ün bayrağına.
Kafkaslardan esen yeller
imdi sana selam söyler
Olsun bütün Turan eller
Kurban Türk’ün bayrağına.
Kafkaslardan aşacağız
Türklüğe şan katacağız
Türk’ün şanlı bayrağını
Turan ele asacağız.
(Ahmed Cevad)
Tin’i, kut bulsun. Durağı, uçmak olsun. Yeri, uluların yanı olsun.
13 Ekim 2025
M. Hüseyin OĞUZ



