Site icon

VEFATININ 91. YIL DÖNÜMÜNDE YUSUF AKÇURA

Spread the love

VEFATININ 91. YIL DÖNÜMÜNDE YUSUF AKÇURA

Yusuf Akçura (1876-1935), Türkçülük akımının en önemli düşünürlerinden biri, Tatar Türkü kökenli yazar, tarihçi, siyasetçi ve fikir adamıdır. Türk milliyetçiliğinin teorik temellerini atan isimlerden kabul edilir ve genellikle “Türkçülüğün manifestosu” olarak nitelendirilen eseriyle tanınır.

2 Aralık 1876: Rusya’da Kazan’a bağlı Simbirsk (bugünkü Ulyanovsk) şehrinde zengin bir Tatar ailesinde doğdu. Babası Hasan Akçurin erken yaşta vefat edince annesiyle birlikte 1883 yılında İstanbul’a göç etti.
İstanbul’da orta öğrenimini tamamladıktan sonra Harbiye Mektebi’ne (Askeri İdadî ve Harbiye) girdi.
Jön Türk hareketine sempati duyduğu için 1896’da II. Abdülhamid yönetimi tarafından Trablusgarp’a (bugünkü Libya) sürgüne gönderildi.
Sürgünden kaçarak Paris’e gitti. Orada École Libre des Sciences Politiques’te (Özgür Siyasal Bilimler Okulu) eğitim aldı. Ahmed Rızâ gibi Jön Türklerle temas kurdu ve Şûrâ-yı Ümmet gazetesinde yazılar yazmaya başladı.
1904’te Kahire’de çıkan Türk gazetesinde en ünlü eseri Üç Tarz-ı Siyâset’i yayımladı.
1908 Meşrutiyet’inden sonra İstanbul’a döndü. Türkçü dernek ve yayınlarda aktif rol aldı (Türk Derneği, Türk Yurdu dergisi vb.).
Balkan Savaşları’nda yedek subay / kurmay yüzbaşı olarak görev yaptı.
I. Dünya Savaşı ve sonrasında İstanbul’da kaldı, ancak İngiliz işgali döneminde Milli Mücadele’yi destekledi.
29 Mart 1921’de eşi ve bazı aydınlarla birlikte Anadolu’ya geçti (İnebolu-Ankara).
Cumhuriyet döneminde TBMM’de 2., 3. ve 4. dönem İstanbul Milletvekili, 1935’te ise Kars Milletvekili seçildi.
Türk Tarih Kurumu’nun kurucu üyelerinden biri oldu.
11 Mart 1935’te İstanbul’da vefat etti. Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.

En Önemli Eseri ve Fikirleri: Üç Tarz-ı Siyâset (1904)
Yusuf Akçura’nın 32 sayfalık bu makalesi, Osmanlı Devleti’nin kurtuluşu için dönemin üç ana siyasal akımını karşılaştırmalı olarak ele alır ve analiz eder. Bu eser, Türkçülük düşüncesinin manifestosu olarak kabul edilir ve Ziya Gökalp’ten önce Türk milliyetçiliğinin en sistematik teorik metinlerinden biridir.

Makalede savunduğu üç tarz şunlardır:
Osmanlıcılık
Osmanlı sınırları içindeki bütün unsurları (Türk, Arap, Rum, Ermeni, Yahudi vb.) eşit kabul eden, “Osmanlı milleti” oluşturmayı hedefleyen yaklaşım.
→ Avantaj: Çok uluslu yapıyı korur.
→ Dezavantaj: Milliyetçilik çağında unsurlar ayrışır, gerçekleşmesi imkânsızdır.

İslamcılık (Pan-İslamizm)
Tüm Müslümanları bir bayrak altında birleştirme fikri (Hilafet merkezli).
→ Avantaj: Dini bağ güçlü.
→ Dezavantaj: Arap milliyetçiliği, Batı’nın sömürgeciliği ve mezhep farkları nedeniyle pratikte zayıf kalır.

Türkçülük (Türk milliyetçiliği / Pantürkizm unsurları taşıyan)
Irk, dil ve kültür birliğine dayalı Türk ulusunun birleştirilmesi. Osmanlı Devleti’nin Türk unsuru etrafında yeniden yapılandırılması.
→ Akçura’ya göre en gerçekçi ve geleceği olan yol budur.

Akçura, 19. yüzyıl sonu-20. yüzyıl başındaki milliyetçilik dalgasını çok iyi okuyarak, Osmanlıcılık ve İslamcılığın artık çağın gereklerine uymadığını, geleceğin milli devletler çağında olduğunu savunmuştur. Bu görüşleri daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel milliyetçilik anlayışıyla büyük ölçüde örtüşmüştür.

Diğer Önemli Çalışmaları ve Katkıları
Türk Yurdu dergisinde uzun yıllar yazılar yazdı.
Türkçülüğün Tarihi Gelişimi (en sistematik eserlerinden biri).
Osmanlı İmparatorluğu’nun Dağılma Devri gibi tarih çalışmaları.
Türk Ocağı ve Türk Tarih Kurumu faaliyetlerinde aktif rol aldı.
Türk dünyası (özellikle Rusya Türkleri) ile Osmanlı Türkleri arasında köprü kuran ender isimlerden biriydi.

Yusuf Akçura, Ziya Gökalp ile birlikte Türk milliyetçiliğinin iki büyük teorisyeninden biri sayılır; ancak Akçura daha çok siyasal ve tarihsel analizci, Gökalp ise daha çok sosyolog-kültürel teorisyen olarak öne çıkar. Fikirleri hem İttihat ve Terakki döneminde hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarında etkili olmuştur.

Kısaca özetlersek: Yusuf Akçura, Rusya’dan İstanbul’a, oradan da Ankara’ya uzanan yolculuğunda Türk milliyetçiliğinin en erken ve en net teorisyenlerinden biri olmuş, “Türk milleti” kavramını modern anlamda ilk defa bu kadar sistematik savunan aydınlardan birisidir.

Tanrı, rahmetini bol eylesin.

11 Mart 2026
M. Hüseyin OĞUZ

Exit mobile version