1 KASIM 1922 SALTANATIN KALDIRILMASININ 104. YILI
Saltanatın kaldırılması, Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi egemenliğine son veren ve Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolun en kritik adımlarından biridir. 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından alınan karar ile gerçekleşmiştir.
Kurtuluş Savaşı’nın askerî zaferleri (özellikle Büyük Taarruz ve 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi) ve Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, İtilaf Devletleri Lozan’da barış konferansı düzenlemeye karar verdi. 28 Ekim 1922’de hem Ankara Hükümeti’ni hem de İstanbul’daki Osmanlı Hükümeti’ni konferansa davet ettiler. Bu “iki başlılık”, TBMM’nin meşruiyetini ve millî egemenliği tehdit ediyordu.
İstanbul Hükümeti (Sadrazam Tevfik Paşa) Ankara ile ortak hareket etmek istediğini belirten telgraflar çekmiş, ancak TBMM bunu millî iradeye aykırı bulmuştu. 23 Nisan 1920’den beri fiilen egemenliği elinde tutan Meclis, saltanatın varlığını artık kabul edilemez görüyordu. Saltanat, Sevr Antlaşması’nı imzalayan, işgal güçleriyle işbirliği yapan ve Millî Mücadele’ye karşı çıkan bir makam olarak görülüyordu.
Süreç (30 Ekim – 1 Kasım 1922)
30 Ekim 1922: TBMM’de Dr. Rıza Nur ve arkadaşlarının verdiği önerge görüşülmeye başlandı. Önergede Osmanlı İmparatorluğu’nun sona erdiği, egemenliğin millete ait olduğu ve saltanatın kaldırılması isteniyordu.
31 Ekim 1922: Meclis toplanmadı. Müdafaa-i Hukuk Grubu’nda Mustafa Kemal Paşa, saltanatın kaldırılmasının zorunlu hale geldiğini açıkladı.
1 Kasım 1922: Meclis’in 130. birleşiminde konu yeniden ele alındı. Uzun tartışmalar yaşandı. Özellikle Şer’iye Encümeni üyesi bazı hocalar, hilafet ile saltanatın birbirinden ayrılamayacağını savundu.
Tartışmalar uzayınca konu Şer’iye, Adliye ve Kanun-ı Esasi Encümenlerinden oluşan ortak komisyona havale edildi. Komisyonda yine direniş olunca Mustafa Kemal Paşa salona girdi, bir sıranın üstüne çıkarak tarihi konuşmasını yaptı:
“Efendim, hâkimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından, hiç kimseye ilim gereğidir diye, görüşme ve tartışmayla verilmez. Hâkimiyet, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin hâkimiyet ve saltanatına el koymuşlardır. Bu zorbalıklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk milleti bu saldırganlara isyan ederek ve artık dur diyerek, hâkimiyet ve saltanatını fiilen kendi eline almış bulunuyor. Bu bir oldubittidir. Söz konusu olan, millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele, zaten oldubitti haline gelmiş olan bir gerçeği kanunla ifadeden ibarettir. Bu mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî olarak karşılarsa, sanırım ki uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek, usulüne uygun olarak ifade edilecektir. Fakat belki de bazı kafalar kesilecektir.”
Bu sözler üzerine komisyon direnişi bıraktı. Aynı gün ikinci oturumda 308 sayılı karar oybirliğine yakın bir oyla kabul edildi (yalnız bir muhalif ses duyulduğu, ancak bastırıldığı belirtilir).
Kararın İçeriği
Karara göre:
Saltanat ile hilafet birbirinden ayrıldı.
Saltanat kaldırıldı (karar, 16 Mart 1920 – İstanbul’un işgal tarihi – itibarıyla geriye yürürlü kılındı).
Hilafet makamı korundu ve Osmanlı hanedanına ait olduğu kabul edildi. Hanedanın en liyakatli üyesinin TBMM tarafından seçileceği belirtildi.
Egemenlik ve hükümranlık yetkisi kayıtsız şartsız TBMM’de toplandı. Osmanlı İmparatorluğu tarihe intikal etmiş, yerine milli Türkiye Devleti geçmişti.
1 ve 2 Kasım günleri millî bayram ilan edildi.
Sonrası
17 Kasım 1922’de son padişah VI. Mehmed Vahdettin, İngiliz himayesine sığınarak HMS Malaya zırhlısıyla İstanbul’dan ayrıldı.
18 Kasım 1922’de TBMM, Abdülmecid Efendi’yi halife seçti.
Hilafet, 3 Mart 1924’te tamamen kaldırıldı.
Bu karar, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilânına giden süreci hızlandırdı.
Saltanatın kaldırılması, kişisel saltanattan millî egemenliğe geçişin en net ifadesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta anlattığı üzere, bu bir “oldubitti”nin hukukî tesciliydi; Türk milleti egemenliğini fiilen zaten almıştı, Meclis yalnızca bunu resmileştirmişti.
Kutlu olsun…
01 Kasım 2026
M. Hüseyin OĞUZ

