MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI’NIN 103. YIL DÖNÜMÜ
Mudanya Ateşkes Antlaşması (veya Mudanya Mütarekesi), Türk Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhasını sona erdiren ve Osmanlı İmparatorluğu’nun hukukî olarak sona ermesini sağlayan önemli bir uluslararası anlaşmadır. Bu antlaşma, Türk ordusunun Büyük Taarruz zaferinin ardından, İtilaf Devletleri’nin (Birleşik Krallık, Fransa, İtalya) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) hükümetine ateşkes çağrısıyla gündeme gelmiştir. Antlaşma, 11 Ekim 1922 tarihinde Bursa’nın Mudanya ilçesinde imzalanmış ve 14-15 Ekim 1922 gece yarısı yürürlüğe girmiştir. Toplam 14 maddeden oluşan bu belge, Fransızca olarak hazırlanmış olup, İngilizce ve Türkçe versiyonları da mevcuttur.
Antlaşmanın kökeni, 1919-1922 yılları arasındaki Türk-Yunan Savaşı’na dayanır. Yunan ordusunun İzmir’e çıkışı (15 Mayıs 1919) ile başlayan işgal, Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922) ve İzmir’in kurtuluşu (9 Eylül 1922) ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu zaferin ardından, Türk kuvvetleri Çanakkale Boğazı’na doğru ilerlerken, Birleşik Krallık işgal kuvvetleriyle gerginlikler yaşanmış (Çanakkale Krizi). İtilaf Devletleri, çatışmanın genişlememesi için TBMM’ye mütareke teklif etmiş; görüşmeler 3 Ekim 1922’de Mudanya’da başlamıştır. Bu süreç, Kurtuluş Savaşı’nın askeri aşamasını bitirerek siyasi diplomasiye geçişi simgeler.
Antlaşmaya doğrudan katılan taraflar şunlardır:
* Türkiye (TBMM Hükümeti): Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İsmet İnönü) tarafından temsil edilmiş; Fevzi Paşa ve Refet Paşa da görüşmelerde yer almıştır.
* İtilaf Devletleri:
Birleşik Krallık: General Charles Harington.
Fransa: General Maurice Charpy.
İtalya: General Mombelli.
Yunanistan, başlangıçta görüşmelere katılmamış; delegeleri (General Mazarakis ve Albay Sariyannis) bir İngiliz gemisinde bekletilmiştir. Yunan hükümeti antlaşmayı sonradan, 14 Ekim 1922’de kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu, antlaşmanın Türk tarafı lehine bir zafer olarak nitelendirilmesine yol açmıştır.
Görüşmeler, Mudanya’da bir otelde (günümüzde Mudanya Mütareke Evi Müzesi) 3 Ekim 1922’de başlamış ve 11 Ekim’e kadar sürmüştür. Süreç gergin geçmiş; İtilaf Devletleri, İstanbul ve Boğazlar’da statükoyu korumayı isterken, Türk tarafı Doğu Trakya’nın tam teslimini talep etmiştir. Zaman zaman kesilme tehlikesi yaşanmış, Türk ordusu yeniden harekete geçme hazırlığı yapmış; ancak diplomatik uzlaşmayla sonuçlanmıştır. TBMM, Trakya’nın alınması için Refet Paşa’yı görevlendirmiş; Paşa, 19 Ekim 1922’de İstanbul’a girmiş ve halk tarafından coşkuyla karşılanmıştır.
Antlaşma, 14 maddeden oluşur ve esas olarak Yunan çekilmesini, Trakya işgalini ve ateşkes şartlarını düzenler.
İşte, ana maddelerin özeti:
* Ateşkesin Başlaması: Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki çatışmalar derhal durur.
* Çekilme Hattı: Yunan kuvvetleri, Meriç Nehri’nin sol kıyısına (Ege Denizi’nden Bulgaristan sınırına kadar) çekilir.
* Müttefik İşgali: Meriç’in sağ kıyısı (Karaağaç dahil) İtilaf Devletleri tarafından barış antlaşmasına kadar işgal edilir.
* Demiryolu Denetimi: Svilengrad-Kuleli Boğaz hattı, karma komisyon (Türkiye, Yunanistan ve İtilaf Devletleri delegeleri) tarafından denetlenir.
* Yunan Çekilmesi: Yunan kuvvetleri (askerler, ekipmanlar dahil) 15 gün içinde Doğu Trakya’dan çekilir.
* Sivil Yönetim Devri: Yunan sivil memurları çekilir; yönetim Müttefiklere, ardından Türk memurlara devredilir (en fazla 30 gün içinde).
* Türk Jandarması: TBMM, Trakya’da düzeni sağlamak için 8.000 kişiye kadar jandarma konuşlandırır.
* Müttefik Kurulları ve İşgali: Çekilme Müttefik kurulları denetiminde yapılır; Müttefik kuvvetler (yaklaşık 7 tabur) düzeni korur.
* Müttefik Çekilmesi: Yunan çekilmesinden 30 gün sonra Müttefikler çekilir (gerekirse erken).
* Anadolu Sınırı: Türk kuvvetleri Çanakkale ve İzmit’te belirli hatları aşmaz; karma komisyonlar hattı belirler.
* Müttefik Toprakları: İstanbul, Boğazlar ve Gelibolu Yarımadası Müttefik işgali altında kalır.
* Trakya’ya Kuvvet Geçişi Yasağı: TBMM, barış antlaşmasına kadar Trakya’ya ordu gönderemez.
İmza tarihinden 3 gün sonra (14-15 Ekim 1922) yürürlüğe girer.
Antlaşma, Yunan ordusunun Doğu Trakya’dan çekilmesini sağlayarak Türk tarafına büyük bir diplomatik zafer getirmiş; Refet Paşa komutasında Türk birlikleri bölgeyi almıştır. Ancak İstanbul ve Boğazlar’da Müttefik işgali devam etmiş, Trakya’ya tam ordu geçişi engellenmiştir. Bu sınırlamalar, Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) müzakerelerini etkilemiş; Lozan, Mudanya’nın temeli üzerine kurulmuştur. Boğazlar’daki tam egemenlik ise 1936 Montrö Sözleşmesi ile sağlanmıştır.
Önemi açısından, Mudanya Ateşkes Antlaşması, Kurtuluş Savaşı’nın askerî zaferini diplomatik kazanıma dönüştürmüş, İtilaf Devletleri’nin TBMM’yi resmen tanımasını sağlamış ve Osmanlı’nın sonunu hukuken mühürlemiştir. Lozan’a giden yolu açarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini hızlandırmış; bugün Mudanya’da anıt ve müze ile anılmaktadır. Antlaşma, Türk diplomasisinin başarısını simgeleyen bir belge olarak tarihe geçmiştir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın 103. yılı kutlu olsun..
11 Ekim 2025
M. Hüseyin OĞUZ

