VEFATININ 3. YIL DÖNÜMÜNDE ÜLKÜCÜ ŞEHİT SİNAN ATEŞ
Sinan Ateş, Türk milliyetçiliğinin ve Ülkücü hareketinin son dönemde yetiştirdiği en parlak, en akademik ve en idealist isimlerden biriydi.
14 Ağustos 1984’te Bursa’da doğan, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunu, yüksek lisans ve doktorasını tamamlayarak Hacettepe Üniversitesi’nde Doçent Doktor unvanına yükselen bir tarihçiydi. Lise yıllarından itibaren Ülkü Ocakları’nda yetiştirdiği gençlik ruhuyla, 2007-2019 yılları arasında MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın danışmanlığını yaptı. 2019’da Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı oldu ve Ülkü Ocakları’nın ilk akademisyen genel başkanı olarak tarihe geçti.
Görev yaptığı kısa sürede dergiyi akademik formata taşıdı, tirajı 10 binden 50 bine çıkardı, çocuklar için Nutuk, Kutadgu Bilig, Dede Korkut, Kür Şad Destanı gibi eserler hazırlattı. “Çevreci Bozkurtlar” projesiyle doğa bilincini milliyetçilikle buluşturdu. 2020’de ise akademik çalışmalarına odaklanmak gerekçesiyle görevinden ayrıldı ve o meşhur cümlesini bıraktı:
“Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı, ömür boyu taşıyacağım en kutsal unvandır. Bu can bu bedende oldukça emrinde olacağım.”
Ama ne yazık ki o can, 30 Aralık 2022 günü, Ankara Çukurambar’da, kahpe bir pusunun, motosikletli bir tetikçinin kurşunlarıyla alınarak bedenden koparıldı.
38 yaşında, iki evladının, genç bir eşin, annenin, kardeşlerin, binlerce ülküdaşın yüreğinde derin bir yara bırakarak şehit oldu.
Ve o günden beri Türk milliyetçisi camiada şu gerçek değişmedi:
“Ayırsa da bizi kahpe kurşunlar,
Bozkurtlar ölmez, kalplerde yaşar!”
Sinan Ateş’in geride bıraktığı en büyük miras, sözleri ve duruşuydu. İşte onun destansı ruha hitap eden, bozkurt yürekli birkaç özlü ifadesi:
“Dün kırk kişiydiler, bugün on yedi kişiyiz. Yarın belki tek kişi bu mücadeleyi verecek. Sayı asla önemli değildir çünkü Bir Türk dünyaya bedeldir. Bu mücadelenin ateşini önce sınırlı sayıda kahraman yakacak, ama sonra arkalarından bütün millet yürüyecek.”
“İleri adım atamayabilirsin ama zorluklar karşısında geri adım atmak yok! Düşersin, kalkarsın… Ama geri dönmek yok!”
“Ölsem bile ölmeyeceğim, varın siz anlayın!”
Bugün, 30 Aralık 2025… Şehadetinin tam üçüncü yılı.
Üç yıl geçti, yara hâlâ kanıyor.
Mahkeme bazı tetikçilere, azmettiricilere ağırlaştırılmış müebbet verdi ama asıl büyük soru hâlâ cevapsız:
Gerçek azmettiriciler, perde arkasındakiler nerede?
Yine de Sinan Ateş’in ateşi sönmedi.
O ateş, her 30 Aralık’ta, her mahkeme salonunda, her bozkurt yürekte yeniden harlanıyor.
***
Şehit Doç. Dr. Sinan Ateş!
Senin yolun bozkırın en uzun yoluydu.
Sen gittin, ama arkandan gelen binler oldu.
Sen sustun; ama. sesin hâlâ dağlarda, ovalarda, yüreklerde çağlıyor.
Rahmet, minnet ve dualarla…
Unutulmadın, unutturmayacağız.
30 Aralık 2025
M. Hüseyin OĞUZ

