VEFATININ 18. YIL DÖNÜMÜNDE AYVAZ GÖKDEMİR…
Ayvaz Gökdemir, Türk milletinin kadim bozkırlarından kopup gelen bir destan kahramanıdır.
Gaziantep’in Arıl kasabasında, 10 Ocak 1942’de soğuk bir kış günü doğan bu yiğit, Türk’ün tarihine, kültürüne ve vatan toprağına duyduğu ateşli sevda ile adını efsanelere yazdırdı. Babası Süleyman Bey’in ve annesi Emine Hanım’ın emaneti olarak dünyaya gelen Ayvaz, daha ilk gençlik yıllarından itibaren millî bir dava adamı olarak parladı; “Komando Ayvaz” lâkabıyla anılan bu çelik iradeli savaşçı, hem fikir meydanlarında hem de siyaset arenasında aslanlar gibi kükredi.
Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’nu ve ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitiren Gökdemir, kalemiyle ve hitabetiyle Türk gençliğinin gönlünü fetheden bir öğretmen olarak sahneye çıktı. Kayseri Lisesi’nde eşi Sevgi Gökdemir’le birlikte edebiyat dersleri verirken, aynı zamanda Kayseri Türk Kültür Derneği’nde seminerler düzenledi, aylık Şafak Dergisi’nin doğuşuna öncülük etti ve Türk Ansiklopedisi’nde editörlük yaptı. O dönemde Öğretmen Okulları Genel Müdürlüğü görevinde bulunduğu Milliyetçi Cephe Hükümetleri yıllarında, gençleri millî ruhla yoğuran uygulamalarıyla efsaneleşti; eleştirilere aldırmadan, Türk milliyetçiliğinin bayrağını dimdik taşıdı.
Siyaset sahnesine 1986’da Doğru Yol Partisi’yle adım atan, daha sonra Anavatan Partisi (ANAP) saflarında mücadele eden Ayvaz Gökdemir, TBMM’de tam üç dönem milletvekilliği yaptı: 19. Dönem Gaziantep, 20. Dönem Kayseri ve 21. Dönem Erzurum’dan. 50., 51., 52. ve 53. Cumhuriyet Hükümetleri’nde Devlet Bakanlığı koltuğuna oturdu. Meclis kürsüsünde “sivri dili” ve tavizsiz duruşuyla tanındı; ne zaman Türk milletinin onuru, kültürü veya vatan bütünlüğü söz konusu olsa, aslan gibi kükreyerek fikirlerini haykırdı. Gençliğinde Atsızcı çizgiye yakın duran, ancak zamanla millî merkezde konumlanan bu dava adamı, etkili hitabeti ve entelektüel birikimiyle Türk siyasetinde iz bıraktı. “Vatan, millî kültürün mahfazası olan, milletin kanı ve irfanıyla yoğrulmuş topraktır; millet ailesinin mübarek ve mukaddes yuvasıdır.” diyerek, Türk milliyetçiliğinin derin felsefesini özetledi.
Ayvaz Gökdemir, sadece bir siyasetçi değildi; o bir fikir ve dava eri, Türk Ocakları’nın sadık neferi, kültür ve eğitim dünyasının abide şahsiyetiydi. Türk kimliği üzerine yazdığı eserlerle, milliyet duygusunun sosyolojik temellerini savundu. Hayatının her anını Türkiye ve Türklük uğruna adadı; cesareti, dik duruşu ve vatan sevgisiyle gönüllerde taht kurdu. Evli ve üç çocuk babası olan bu yiğit, 19 Nisan 2008’de Ankara’da, Türk Ocakları’nın bir kurultayında dostlarının kollarında ebediyete intikal etti. Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilen bedeni toprağa karışsa da, ruhu hâlâ Türk milletinin damarlarında dolaşır.
Vefatının yıl dönümünde, onun gibi “Komando” ruhlu, millî davaya adanmış yiğitlere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Ayvaz Gökdemir, Gaziantep’ten Ankara’ya uzanan destanında, Türk’ün şerefini, kültürünü ve birliğini savunan bir efsane bey olarak yaşayacak.
Ruhu şad olsun, mekânı cennet, hatırası daima minnetle anılsın.
Türk milleti, böyle komandoları unutmaz; onlar, bozkırın rüzgârında hâlâ eser!
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
20 Nisan 2026
M. Hüseyin OĞUZ

