MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: HAFIZ SELMAN İZBELİ
Hafız Selman İzbeli, Türk Kurtuluş Savaşı’nın unutulmaz kadın kahramanlarından, Kastamonu’nun destansı bir ismidir. Varlıklı bir ailenin kızı, Kur’an’ı ezbere bilen bir hafız, milis ruhlu bir teşkilatçı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Kastamonu’nun ilk kadın meclis üyesi… Onun hikâyesi, silahın değil; yüreğin, alın terinin ve vatan sevgisinin nasıl zafer kazandığının destanıdır.
Millî Mücadele’de Cephe Gerisinin Aslanı
1919-1923 yıllarının ateşli günlerinde Kastamonu, düşman işgaline uğramasa da Anadolu’nun lojistik damarlarından biriydi. Cephane ve silâh kağnılarla İnebolu’dan Ankara’ya akar, Mehmetçik yorgun argın yollarda yürürdü. İşte o günlerde Hafız Selman Hanım, şehirdeki ve köylerdeki kadınları bir araya topladı. Onlara:
“Askerimiz soğukta, biz sıcak odalarımızda oturamayız!” diyerek çorap, kazak, fanila ördürdü; onları cepheye gönderdi. Varlıklı ailesinin imkânlarını son kuruşuna kadar vatan için seferber etti. Askerler Kastamonu’ya yaklaştığında yollara düştü, hepsini karşıladı, doyurdu. Torununun anlatımına göre yol kenarlarına yetmiş sac kurdurmuş, çuvallar dolusu un ve helva ile ekmek pişirtmiş, Mehmetçik’e azık hazırlatmıştı.
O sadece yardım toplayan biri değildi. Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolu’nun kurucularından biri olarak kadınları örgütledi, cephe gerisini bir kale haline getirdi. Silah kuşanmış, kağnı kollarına yapışmış, kar diz boyu yollarda “Bu mermiler yerine ulaşmazsa namusumuz da vatanımız da gider!” diye haykıran kadınların ruhu onda yaşamıştır.
Cumhuriyetçi Bir Hafız, İlk Meclis Üyesi
Savaş bittikten sonra da durmadı. “Ben Cumhuriyetçiyim!” sözünü her fırsatta tekrarladı. 1928’de yeni Türk alfabesi kabul edildiğinde kısa sürede Lâtin harflerini öğrendi, çevresindeki kadınları da okuma-yazmaya teşvik etti. Kastamonu Belediye Meclisi’ne girerek kentin ilk kadın meclis üyesi oldu. Kadınların yerel yönetimde söz sahibi olmasının öncülerinden biriydi.
Atatürk’ün Kastamonu ziyaretinde İzbeli Konağı’na uğradığı, birlikte kahve içtikleri anlatılır. Bu ziyaret, onun hem Millî Mücadele’deki emeğinin hem de Cumhuriyet’e bağlılığının bir nişanesi olarak hafızalarda yer eder.
Kendisine milletvekilliği teklif edildiğinde ise o destansı duruşunu bir kez daha gösterdi:
“Hafız olduğum için başımı açamam. Başımı açamayacağım için de milletvekili olamam.”
diyerek görevi reddetti. İnançlarına ve şahsiyetine bağlılığı, makam hırsının önüne geçti.
Hafız Selman İzbeli’nin doğum tarihi kesin olarak bilinmez; ölüm tarihi olarak bazı kaynaklarda 1 Haziran 1951 geçer. Ama asıl önemli olan, onun Kastamonu toprağında ektiği tohumdur. Kadın dayanışmasının, vatanseverliğin, “Ben değil, biz” anlayışının sembolüdür.
Onun hikâyesi, silah tutmayan ama cepheyi ayakta tutan, zenginliğinin üstüne oturmayan ama tüm servetini vatan için harcayan, hafız olduğu halde Cumhuriyet’in en sadık çocuklarından biri olan bir kadının destanıdır. Tarih kitaplarında yeterince yer bulmasa da, Kastamonu’nun ve Türk milletinin kalbinde hâlâ yaşıyor.
Ruhun şad olsun Hafız Selman Ana… Senin gibi kahramanlar sayesinde bu topraklar hâlâ bizim.
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
26 Temmuz 2026
M. Hüseyin OĞUZ

