HARF İNKILÂBI
Harf inkılâbı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte eski yazıdan yeni yazıya geçilmesi olayını esas alan tarihi bir olayı temsil eder. Atatürk’e göre Arap harfleri ile okuma yazma güçlüğü de düşünerek, Lâtin alfabesine yakın bir Türk alfabesi üretmek istiyordu.
1927 yılında bu düşüncesini uygulamaya geçirmek için Türk Dil Kurumunu topladı. Çeşitli araştırmalar yapan Türk Dil Kurumu, Atatürk’e çalışmalarının sonucunu Ağustos ayı başında sundu..
Atatürk, 9 Ağustos 1928 tarihinde Sarayburnu Parkı gazinosunda bir müsamere düzenleyerek bütün halkı çağırdı. O müsamere de Türk dili ile ilgili bilgiler verdi, açıklamalar yaptı. O zaman ki halkın büyük çoğunluğu okuma yazma bilmiyordu. Halka, Türk dilinin kolaylığı ile kısa sürece cehaletten kurtulacaklarını ve okuma yazma öğrenebileceklerini açıkladı. Bu vesile ile de bütün millet değerlerimizin artacağını, toplum olarak hep ilerleme göstereceğimizi de anlattı. Atatürk’ün yaptığı bütün devrimleri sonuna kadar destekleyen Türk halkı, Türk dilini öğrenmeye başladı. Atatürk bu sırada şehirleri dolaşmaya hatta çoğu zaman kendisi Türk dili dersi verdi Nihayet, Harf İnkılâbı 1 Kasım 1928’de meclisten çıkan 1353 sayılı kanun ile kabul edildi.
Ulu Önder bu konuda diyordu ki:
”Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan bu yana kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak zorundasınız. Anladığımızın belirtilerine yakın gelecekte bütün dünya tanık olacaktır. Buna kesinlikle inanıyorum.”
“Bugün yapmak zorunda bulunduğumuz çok değerli bir iş daha vardır: Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmek… Kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya, bütün yurttaşlara öğretiniz… Bunu yurtseverlik, ulusseverlik görevi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki bir ulusun, bir sosyal topluluğun yüzde onu ancak okuma yazma bilir, yüzde doksanı bilmezse, bundan insan olanların utanması gerek.”
M. Yavuz ELBİRLER
Em. Gn. Md.lüğü E. İsth. D. Bşk.







