ACAR OKAN’IN ANISINA
Acar Okan, kimdir?
Acar Okan;
Asker, yazar, gazeteci, matbaacı, müfettiş ve müsteşardı…
Bunların yanına bir bu kadar daha sıfat eklemek gerekir.
Her birini belli bir seviyede yapabilmek başarısını göstermiş bir isimdi.
Çok yönlü bir kabiliyetin ve gayretin adamı olarak doğduğu muhakkaktı.
Her hayatın kendine has renkleri olur.
Acar Okan’ın hayatı bu çeşitlilikle baştan başa renkti.
Rengi kendindendi.
Yoksa aşırı denebilecek bir tarafı görünmezdi.
Sade, daima mantık çizgisinde kalmaya çalışan bir teşkilatçı karakterdi.
İçinde fırtınalar kopsa da yansıması sadeydi.
Gelin bir de yaşayana sorun!
Cesur ve atılgan gençlik yıllarında bazı işaretler görülür.
22 Şubat 1962’de Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir’in 27 Mayısçıları temizlemek için başlattığı ayaklanmaya katılmıştı.
Harekatın başarısızlığı sonunda teğmenken emekli edildi.
Çok sevdiği askerlikten ayrılınca değişik iş ve memuriyetlerde bulundu.
Kerkük Türklerinden bir ailenin çocuğu olarak Türklük meseleleriyle uğraştı.
Bütün ömrünce Türklük etti.
O nesilden aydınlar kültüre değer verirlerdi.
Kültürsüz okumuşa iyi bakılmazdı.
Bazı aydınların bütün derdi memleketti ve onlar kültürlü olmaya zaten mecburdular.
Devamlı toplanırlar, konuşurlar, dernekler kurarlar, gerektiğinde yönetenleri ziyaret ederek dikkatlerini aktarırlardı.
Topluca hareket ettikleri gibi ayrıca gruplar teşkil ettikleri de olurdu.
Acar Okan’ın içinde bulunduğu Üniversiteliler Kültür Derneği, dernekler, gruplar böyleydi.
“Acar Okan’ın değişmez görevi nedir?” denirse, Türklük edişini seçerim.
Devlet hayatında en önemli görevi şüphesiz Namık Kemal Zeybek’in Kültür Bakanlığı’nda Müsteşarlıktı.
Müsteşarken kapısı açıktı.
Acar Okan, Kerküklü bir ailenin çocuğu olarak Türk Dünyası ilgisini içli bir dikkatle yaşayan ve yaşatanlardandı.
1941 doğumluydu.
Demek ki, 85 yıl yaşamış.
Bu kadar yılda, o kadar iş yapanda eksikler olur, hatta yanlışlar olur.
Önemli olan yekündür.
Acar Okan’ın terazinin iyilik kefesi ağır basar demek yetmez.
O kefe, yerdedir.
Diğer kefenin içinde olanlar varsa rüzgâr götürür denecek kadar havadadır.
Örnek bir hayat yaşadığına benzer bir yaşama dikkati olanlar şehadet ederler.
Ötüken’den çıkan “İsmi Lazım Değil” hatıralarından seçmelerdir.
Alt başlığındaki gibi “Hatırladıklarım-Kırkambar“dır.
Başta devlette yaptıkları, yaşadıkları olmak üzere yazılmayacak çok şey olduğu muhakkak.
Kendisiyle ilgili de öyledir.
Acar Okan, rahatlıkla söyleyebiliriz ki, orada anlattığından fazladır.
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
01 Mart 2026
M. Hüseyin OĞUZ

