ATATÜRK’Ü ANLAMAK!
Bizim kuşaktan olanlar iyi bilir ki, çocukluk ve gençlik çağlarımızda toplumumuzda Atatürk’le ilgili gruplaşmalar kelimenin tam anlamıyla ifrat ve tefrit noktasındaydı. Ülkücüler olarak çok şükür ki, birçok konuda olduğu gibi gibi bu konuda da “Mutedil”dik. Şüphesiz ki çoğunlukla Atatürk aleyhindeki çevrelerden daha çok etkileniyorduk. Ama, araya giren yıllar araştırmalarımıza dayalı artan bilgilerimiz ve olgunlaşan yorumlarımızla yüzeysel bakışı iyice terk edenlerimiz nihayet Atatürk hakkındaki sağlıklı kanaate varabildiler. Şahsen benim bu konuda en iyi kriter olarak göstereceğim kaynak Değerli Ağabeyimiz Taha Akyol beyin: Ama Hangi Atatürk adlı eseridir.
Bendeniz de Atatürklü yılları 3’e ayırırım.
Bir: Savaş Yıllarında Atatürk.
Eleştirilecek yanları olsa dahi, en mükemmel ve kahramanca, liderlik kabiliyetiyle en önde olduğu yıllar bu dönemdir.
İki: Cumhuriyeti kurduğundan vefatına kadarki yıllar.
Bir taraftan çok çok olumlu zihniyet atılım ve çalışmalar olmuştur. Çok yönlü ve saymakla bitmeyecek iyi işler. Diğer taraftan toplumun bazen dinî inançlarıyla karşı karşıya gelen, alışkanlıklar ve kafalarda oluşmuş konforlara ters düşen uygulamalar. Şüphesiz ki ciddi hatalar da yapılmıştır. Rahmetli Prof. Erol Güngör beyin eserleri bu konuyu sosyolojik yönden güzel incelemiştir. Sanırım bunu hepimiz paylaşırız. Bugün önemli olan, hem bu hataları görüp tekrarlamamak; ama hem de hayırlı çalışma ve çabaları takdir edebilmektir. Eleştirilecek Atatürk dönemi de bu dönemdir.
Üç: Ölümünden sonra Atatürkçü geçinenlerin ağzından tanıtılan Atatürk.
İşte problem burada. Bizim muhafazakâr çevrelerin diline doladığı Atatürk de Atatürk’ü peygamber diye niteleyen adıyla ezan uyduran İFRAT takımı sevabıyla günahıyla gerçek Atatürk’ün üstüne bir tül olmuşlar ve on yıllardır tarafların enerjisi bu iki aşırı ucun karşılıklı sathı kavgalarında tükenmiş ve boşa harcanmıştır.
Artık, bunlar bitmeli. Tarihî kişileri ve olayları yerli yerine oturtmalı ve sağlıklı sonuçlara varmalıyız. Gelecekte olsun, hâlâ enerjimizi boşa harcamamalıyız. Uzun yıllardır Avrupa’da bulunan kardeşiniz olarak derim ki: Bu iş tam bir horoz döğüşünü andırıyor; taraflar havanda su dövüp duruyor; enerjiler boşa gidiyor. Gerçekten eller nereye giderken, biz hâlâ nelerle uğraşıyoruz.
Orta çizgiyi bu konuda da koruyalım, derim. Atatürk’ün artılarını daha fazla gördüğüm için de hayırla anıyor, Allah’tan taksiratını affederek O’na rahmet eylemesini niyaz ediyorum.
Selâm ve Sevgilerimle.
10.11.2025
Ali BATMAN
E. Ülkü Ocakları Gn. Bşk.

