DÖRTLÜKLER
I.
Baharın gelişinde solmayan çiçek açar;
Sevginin mevsimi yok, gölümde gerçek açar.
Belki de divanedir vuslata ermek için;
Pervanedir bu kalbim alevler pürçek açar.
II.
Bir kandil ki yanıyor kalbimin ortasında;
Nihayete erer mi, bilinmez kotasında;
Bend olurum gün güne teselli vermek için;
Kemale ermek diler bilinmez rotasında.
III.
Gel bu günle kalp edip divanedir bu deme;
Bir kapı aralansın, bir nefes ver gülmeme.
Suretimde hâllenip kapına sermek için;
Bırak dökülsün sözler dökülsün name name.
IV.
Gam taşıyan günlerim hüzzam faslında yürür.
Zevk sefa meclisinde iller neşeyle görür.
Sırrını vermez ele böylece görmek için;
Bu hüzzam çağlayanı beni peşinde sürür.
V.
Ömür denen bir mühür göğsüme damga basar.
Bir kez seviyom desem namıma yafta asar.
İnsanlığa has duygu sevgiyi dermek için;
Seven bilir seveni, sevgi bağrına basar.
Bir düğüm atılmıştır düşünce merkezine;
Bir kırıntı var ise kulak ver ki sesine;
Hay-huy içinde geçen hayatı sürmek için;
Ölçüp tartıp fikrini yerleştir kefesine.
VII.
Mizana giden yola bugünden varmalısın.
Hak ve hakikat ile hayatı sarmalısın.
İnsanî zanlarına bir kilit vurmak için;
Karara varmak için kendine sormalısın.
VIII.
Divanelikle geçer şaşkınlıkla günlerin;
Bugünü belli eder senle geçen dünlerin.
Yarının ne olacak kendine sormak için;
Değerini bilmeli, kıymetli bu günlerin.
Çankırı-20.05.2026
Sadık SOFTA


