DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ
10 Aralık, her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır (ya da anılır).
10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Paris’te İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni (Universal Declaration of Human Rights – UDHR) kabul etti.
1950’de BM Genel Kurulu, bu tarihi “Dünya İnsan Hakları Günü” ilan etti.
Beyanname, 30 maddeden oluşur ve şu temel hakları tanımlar:
- Yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği hakkı
- Kölelik ve işkence yasağı
- Kanun önünde eşitlik
- Adil yargılanma hakkı
- Düşünce, vicdan, din ve ifade özgürlüğü
- Eğitim, çalışma, sosyal güvenlik hakkı
- Toplanma ve örgütlenme özgürlüğü
- Siyasete katılma hakkı vb.
Beyanname hukuken bağlayıcı bir antlaşma değildir ama uluslararası insan hakları hukukunun temel taşıdır. Bugün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi gibi bağlayıcı metinlerin referans noktasıdır.
Türkiye’de İnsan Hakları Günü ve Genel Durum (2025 itibarıyla)
Anayasal ve Yasal Çerçeve
Türkiye Anayasası’nın 1982’deki 2. maddesi devletin “insan haklarına saygılı” bir hukuk devleti olduğunu belirtir.
Anayasa’nın 10. maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” der.
Türkiye, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni kabul eden ilk ülkelerden biridir ve şu uluslararası sözleşmelere taraftır:
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) yargı yetkisini tanımıştır.
BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi
BM İşkenceye Karşı Sözleşme
BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi vb.
Güncel İnsan Hakları Tablosu (2025 sonu itibarıyla öne çıkan sorunlar ve gelişmeler)
İfade Özgürlüğü ve Basın Özgürlüğü
Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2025 Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 165–170 bandında yer alıyor (çok ciddi durum).
Gazetecilerin tutuklu yargılanması, sosyal medya paylaşımları nedeniyle TCK 299 (Cumhurbaşkanına hakaret), TCK 301 (Türk milletini, devleti aşağılama) ve TMK maddeleriyle yargılanması devam ediyor.
2025’te hâlâ 50–60 civarında gazeteci cezaevinde (TIHV, İnsan Hakları Derneği verileri).
Toplanma ve Gösteri Özgürlüğü
2013’ten beri özellikle kayyum atamalarına, kadın yürüyüşlerine (25 Kasım, 8 Mart), sık sık müdahale ediliyor.
Adil Yargılanma Hakkı ve Yargı Bağımsızlığı
Freedom House 2025 raporunda Türkiye “özgür olmayan” ülkeler kategorisinde.
AİHM, 2025 itibarıyla Türkiye aleyhine en çok ihlal kararı verilen ülke olmaya devam ediyor (toplam 4.000’in üzerinde karar, büyük kısmı adil yargılanma ve ifade özgürlüğü).
Kadın Hakları ve İstanbul Sözleşmesi
Türkiye 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen ilk ve tek ülke oldu.
2024’te 400+, 2025’in ilk 11 ayında 370+ kadın cinayeti (Anıt Sayaç verileri).
6284 sayılı Ailenin Korunması Kanunu hâlâ yürürlükte ama uygulamada ciddi eksiklikler var.
LGBTİ+ Hakları
Onur Yürüyüşleri 2015’ten beri valiliklerce yasaklanıyor.
2025’te de İstanbul, Ankara, İzmir valilikleri süresiz yasak kararı aldı.
Nefret suçları yasasında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği hâlâ koruma altında değil.
Mülteci ve Sığınmacı Hakları
3,6 milyon Suriyeli geçici koruma altında, yaklaşık 300 bin diğer uyruklardan sığınmacı.
2024–2025’te geri gönderme merkezlerindeki kötü muamele iddiaları, sınırda geri itmeler (push-back) Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi raporlarında yer aldı.
Olumlu Gelişmeler
2021–2023 İnsan Hakları Eylem Planı kısmen devam ediyor (bazı bireysel başvuru süreleri kısaltıldı, infaz düzenlemeleri vs.).
2024’te AİHM’nin bazı kararları (örneğin Yılmazuk ve Kılıç kararı) sonrası Yargıtay içtihat değiştirdi.
2025’te TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun cezaevleri raporlarında bazı iyileştirmeler önerildi (hâlâ uygulanmadı).
Sonuç olarak;
10 Aralık Türkiye’de de resmî olarak “İnsan Hakları Günü” olarak kabul edilir; devlet erkânı mesaj yayınlar, bazı devlet üniversiteleri paneller düzenler. Ancak sivil toplum açısından gün daha çok “ihlallerin teşhir edildiği”, eylemlerin yasaklandığı bir gün haline gelmiştir.
2025 itibarıyla Türkiye, insan hakları karnesinde özellikle ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve toplanma özgürlüğü alanlarında uluslararası sıralamalarda en altlarda yer almaya devam ediyor. AİHM kararlarının uygulanmaması ise Avrupa Konseyi ile en büyük gerilim konularından biri.
Kısaca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 77. yılında Türkiye, beyannameyi 1948’de kabul eden kurucu ülkelerden biri olmasına rağmen, 2025’te maalesef en ağır ihlal dosyalarına sahip ülkelerden biri konumundadır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (UDHR), 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş, tüm insanların doğuştan eşit ve özgür olduğunu ilan eden tarihi bir belgedir. Toplam 30 maddeden oluşur.
Kısa ve ana hatlarıyla şu şekildedir:
- Temel İlkeler (Madde 1-2):
Tüm insanlar özgür, eşit onur ve haklara sahiptir. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, ulusal veya sosyal köken, servet ayrımı yapılamaz. - Yaşam ve Güvenlik Hakları (3-5):
Herkesin yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği hakkı vardır. Kimse kölelik veya kulluk altında tutulamaz, işkenceye veya insanlık dışı muameleye maruz bırakılamaz. - Hukuk Önünde Eşitlik (6-11):
Herkes hukuk önünde eşittir. Masumiyet karinesi, adil ve açık yargılanma hakkı, keyfi tutuklama ve sürgüne karşı korunma. - Özel Hayat ve Özgürlükler (12-17):
Özel hayata, aileye, konuta müdahale edilemez. Hareket özgürlüğü, mülkiyet hakkı, sığınma hakkı.
Düşünce, Vicdan ve İfade Özgürlüğü (18-20): - Düşünce, vicdan, din özgürlüğü; fikir ve ifade özgürlüğü; barışçı toplanma ve dernek kurma özgürlüğü.
- Siyasi Haklar (21):
Herkes kendi ülkesinin yönetimine doğrudan veya seçilmiş temsilcilerle katılma hakkına sahiptir. İrade, eşit oy hakkı ile serbest seçimlerle belli olur.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar (22-27): - Sosyal güvenlik hakkı
Çalışma, adil ücret, sendika kurma hakkı
Dinlenme ve tatil hakkı
Yeterli yaşam standardı (yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, eğitim)
Eğitime erişim hakkı (ilkokul ücretsiz ve zorunlu)
Kültürel yaşama katılma, sanat ve bilimden yararlanma hakkı - Görevler ve Sınırlamalar (28-30):
Herkesin bu hak ve özgürlüklerin tanındığı bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır. Bu haklar ancak başkalarının haklarını korumak veya demokratik toplumun ahlak, kamu düzeni ve genel refahı için yasalarla sınırlanabilir. Hiç kimse bu hakları yok etmek amacıyla kullanamaz.
Kısaca:
“Herkes özgür doğar, eşit onur ve haklara sahiptir. Yaşam, özgürlük, güvenlik, adalet, düşünce, ifade, eğitim, çalışma ve yeterli yaşam standardı gibi temel haklar tüm insanlığın ortak mirasıdır.” - Bu beyanname hukuken bağlayıcı olmasa da, insan hakları alanında evrensel standart haline gelmiş ve birçok anayasaya ilham kaynağı olmuştur.
10 Aralık 2025
M. Hüseyin OĞUZ

