EDEP YA HÛ!
Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın, fesatlığın, dedikodunun önündeki en büyük engel EDEPTİR, UTANMA duygusudur.
Günümüzde , özeleştiri yapan, yanlışını gören, yüzü kızaran ve özür dileyebilen insanlara hissedilir şekilde ihtiyaç duyulduğunu üzülerek görüyoruz.
”Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar.” deyişinin her an yeni örneklerine tanık oluyoruz.
”Edep, bir taç imiş nur-ı Hüda’dan
Giy ol tacı emin ol her beladan.
Âlemlerin Rabb’ine ancak edeple güzel kul olur insan.” demiş idi Nabi.
“Edep bilenler başkadır.” diyor Mevlana Celaleddin-i Rumî. Bir toplulukta bizi herkesten ayıran, öncelikle, ahlâkımız olduğunu ne güzel ifade ediyor. “Gönül gözümüzü açıp Allah kelamına bakınca görürüz ki ayet ayet bütün Kuran’ın manası edeptir…” diyor, ayrıca Hz. Mevlana
”İlim meclislerinde aradım kıldım talep
İlim geride kaldı illâ edep illâ edep” mısraları ile Yunus Emre sesleniyor asırlar ötesinden.
EDEP YA HÛ!… diyerek insanların ve nefsimizin şerrinden Allah’a sığınıyoruz.
Selâm ve dua ile…
26.04.2026
M. Yavuz ELBİRLER
EGM E. İsth. D. Bşk.

