“GASTARBEİTER”
“Türkiye’deki gastarbeiterlar sadece Suriyeliler değildir! “
Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma ilişkin, insanlarımızın düşüncesi bakımından, birtakım tahliller yapmanın gerekli olduğuna inanıyorum.
Hele şimdi önümüzde bizi her geçen daha çok boğan ama bir türlü açıkça ifade etmediğimiz sığınmacılar konusu varken bunları açıkça konuşmalıyız diye düşünüyorum.
Çünkü Türk milleti ve kendini Türk milletinin bir mensubu olarak görenlerin sığınacağı başka bir Türkiye yoktur!
Bizim insanımızın ruh hali nedir? Ne düşünür? Hangi olaylar karşısında ne hisseder? Bunların oluşumunda neler etkili olur? Toplumda ruhsal ve düşünsel değişim pozitif midir? gibi soruların cevaplarını arıyorum.
Örneğin, Türkiye’de herhangi bir olay oluyor. Bu olaylara karşı bir ferdin ve ferdlerin bütünü olan toplumun, buna karşı reflekslerinin ve tepkisizliğinin nedenlerini bulmaya çalışıyorum.
Kanaatimce Türk toplumu yaşadığı sessizlik nedeniyle bölünmeye, parçalanmaya, dağılmaya ve nihayetinde asimile olmaya gidiyor. Halbuki hep birlikte buna yüksek sesle karşı çıkabilmeliyiz!
Böyle olduğunda Türkiye elbette yerinde kalacaktır. Bir kara parçasının bir yere gideceği yoktur…İnsanlarında bir yere gideceği yok. Ama böyle giderse ileride ne Türkiye’den ne de Türkiye’de Türk Milletinden bahsedilecektir. Örnek istersiniz Kafkaslara, Balkanlara, Kırım’a, Ahıska’ya ve benzerlerine bakabilirsiniz.. Oralarda yerinde duruyor ama Türkler için yaşam o topraklarda nerede ise sona ermiştir. Aynı şeyler Türkiye’de yaşayan Türk milletinin de başına gelebilir.
Malumunuz, Türkiye’nin nüfusunun büyük bir bölümü göçlerle oluşmuştur. Kafkaslar, Balkanlar, Ortadoğu, Kırım, Doğu Türkistan, Azerbaycan ve Girit, Rodos, Kıbrıs, Midilli gibi adalar bu göçlerin ana merkezleridir…
Bu merkezlerden Türkiye’ye gelişin ana nedeni, vatan kaybı, gelenlerin Türk olması ya da kendilerini Türk kültür ve geleneklerine bağlı hissetmeleridir.
Bu göçler, Cumhuriyet tarihi boyunca sürmüş ve günümüzde de olanca hızı ile sürmektedir.
Bunun aksine Türkiye’den de özellikle 2. Dünya Savaşı’nın yarattığı nüfus zaafiyeti sebebi ile Avrupa ve Almanya’ya işçi göçleri olmuştur.
Günümüzde değişik rakamlarla ifade edilmesine rağmen ortalama 7 milyon Türk Avrupa’da yaşamakta ve “Avrupa Türkleri” olarak adlandırılmaktadır.
Almanya iş sebebi ile göç eden Türkleri; gurbetçi manasına yada misafir işçi, göçmen işçi, yabancı işçi manasına gelen “gastarbeiter” sözcüğü ile tanımlamaktadır.
Çünkü bunlara kalıcı olmayan, geçici veya misafir işçi gözü ile bakılmaktadır. Bu işçi göçü Avrupa ekonomisinin, Türk ekonomisinden daha güçlü ve iyi imkanlar sunması nedeni ile yapılmıştır.
Türkiye’ye son dönemde gelen sığınmacılara bu açıdan bakılırsa, Türk ekonomisinin Türkiye’ye gelenlerin ülkelerinden daha güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu görürsünüz.
Günümüzde Türkiye ve Türk milleti ağır yaşamsal sorunlar yaşarken ve her şey Türkler için kötüye giderken; kendisi Türk olan ve Türklüğe bağlı olduğunu söyleyerek Cumhuriyet tarihi boyunca göçle ülkeye gelen bu insanların bazıları, Türkiye’nin sorunlarına ve Türk milletine neden sahip çıkmazlar diye düşünüyorum!
Sorumun cevabını ise “Çünkü, kendilerini gastarbeiter hissediyorlar ve ondan böyle yapıyorlar.” izahında buluyorum.
Türkler, Avrupa’ya çalışmak ve zengin olmak için gitmişlerdi; sakın bunlar da Türkiye’ye aynı amaçla gelmiş olmasınlar?
Türkiye, kendi ülkesine gelen ve kendisine Türk’üm diyenin soyuna sopuna bakmaksızın herkesi kabul etti. Aş verdi, iş verdi! Ekmeğini ve toprağını bölüştü! Nedir öyleyse Türklüğün sıkıntıları karşısındaki bu sessizlik?
Ne yazık ki; Türkiye’ye kendisine Türk’üm deyip ama “gastarbeiter” niyetli o kadar çok adam gelmiştir ki; bunların çoğunluğunun şimdi “Türkiye Halkları”nın korosuna çoktan dahil olduğunu görüyoruz. Yedikleri ekmeğe, içtikleri suya, soludukları havaya; sesiz kalmakla bile ihanet içindeler.
Belki çok sıkışınca, geldikleri ülkelere geri dönmenin hayali ve hesabını yapıyorlar.
Öyle ya! Bu ülkeden alacaklarını aldılar, kazanacaklarını kazandılar. Gastarbeiter olmak, böyle bir şey olsa gerek…
Ancak şu iyi bilinmelidir ki, Türk milleti böyle düşünenler, bölücüler ve sığınmacılarla vatanını paylaşmayacak ve gereken cevabı verecektir.
Türk milletinin, temel sorunlarından biri de budur. Ancak bunun bilinmediği de zannedilmesin. Sap dönecek, keser dönecek ve hesap da dönecektir.
30 Haziran 2026 / İzmir
Özcan PEHLİVANOĞLU
Zafer Partisi Gn. Bşk. Yard.

