MİLLÎ MÜCADELE’NİN KADIN KAHRAMANLARINDAN ÇETE EMİR AYŞE
Çete Emir Ayşe (diğer adlarıyla Efe Ayşe, Emire Ayşe veya Çete Ayşe), Türk Kurtuluş Savaşı’nın önemli kadın kahramanlarından biridir. 1894 yılında Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı İmamköy mahallesinde doğmuş, 1967 yılında aynı yerde vefat etmiştir.
Asıl adı Emir Ayşe’dir. Okuma yazma bilmeyen, mütevazı bir ev hanımıydı.
1910 yılında Kayacık köyünden Mustafa ile evlenmiş, bu evlilikten iki kızı (Huriye ve Hafize) olmuştur.
Eşi Mustafa, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi’nde şehit düşmüştür. Bu olaydan sonra dul kalan Ayşe, çocuklarıyla zor şartlarda yaşamını sürdürmüştür.
15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’i işgal etmesi ve ardından Aydın’ın işgali üzerine vatan savunmasına karar vermiştir. Gelinlikte takılan altın küpelerini satarak mavzer tüfek almış, çocuklarını komşusuna emanet ederek dağa çıkmıştır.
Kuvâ-yı Milliye tarihinde ilk kez efe elbisesi giyen ve “Efe” unvanını alan kadın olarak tarihe geçmiştir. “Çete” lakabı, o dönemki gerilla gruplarının (çetelerin) adıdır; kendi komutasında kızanlar (adamlar) bulunan bir çete lideri olmuştur.
Önce Sancaktar Ali Efe ve Halil İbrahim gruplarına katılmış, Kepez sırtlarında ve Aydın cephesinde savaşmıştır. Çiftlikli Kübra ve Ayşe Çavuş gibi diğer kadın direnişçilerle birlikte mücadele etmiştir.
Aydın’ın Yunan işgalinden kısa süreliğine kurtulmasından sonra köyüne dönmüş, ancak ikinci işgalde Yörük Ali Efe’nin grubuna katılarak Köşk (Umurlu) cephesi, Üçyol Savaşı gibi çatışmalarda yer almıştır. Malgaç Baskını gibi eylemlerde kritik rol oynamış, cephane taşımış, yaralılara bakmış ve kadınları örgütlemiştir.
Milliî Mücadele’deki başarıları nedeniyle Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’ün önerisiyle TBMM tarafından Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır. Atatürk, 1933’te Aydın ziyaretinde madalyayı bizzat kendisi takmıştır. (Kurtuluş Savaşı’nda İstiklal Madalyası alan tek kadın efe olarak bilinir.)
Ünlü sözlerinden biri: “Bazı kadınların içinde bir pehlivan; bazı erkeklerin içinde de, korkaklıklarından dolayı, bir kadın gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın, börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız.”
Savaş sonrası köyünde sakin bir hayat sürmüş, 1967’de vefat etmiştir. Mezarı İmamköy’dedir ve köy meydanında büstü bulunmaktadır.
Hakkında Sabahattin Burhan‘ın iki ciltlik “Çete Ayşe” romanı yazılmış, çeşitli belgesel ve programlarda anılmıştır.
Çete Emir Ayşe, Anadolu kadınının cesaretini ve vatanseverliğini simgeleyen unutulmaz bir değerdir.
Rahmet minnet ve saygıyla anıyoruz.
19 Aralık 2025
M. Hüseyin OĞUZ

