PAPA EFTİM ANISINA
Papa Eftim, Türk tarihinin en ilginç, en cesur ve en destansı kişilerinden biridir. Bir papaz olmasına rağmen “Türk oğlu Türk” diyerek Fener Rum Patrikhanesi’ne kafa tutmuş, Millî Mücadele’de cephe gerisinde değil, bizzat fikir ve manevi cephede savaşmış, Atatürk’ün “Baba Eftim” diye hitap ettiği, “Bize bir ordu kadar yardım etti.” dediği adamdır.
***
Anadolu’nun bağrında bir Türk papazın doğuşu
1883 (bazı kaynaklarda 1884) yılında Yozgat’ın Akdağmadeni kazasında, İstanbulluoğlu Mahallesi’nde doğdu.
Asıl adı Pavlos Karahisaridis (Karahisarioğlu Pavli).
Ailesi, Karamanlı Türklerinden (Türkçe konuşan, Ortodoks inancına sahip Anadolu Türkleri). Babası, tacir Baraş (Barış), annesi Mariya. Soyadı Kanunu’yla Zeki Erenerol oldu.
Çocukluğu tam bir destan başlangıcı gibidir:
Müslüman arkadaşlarının Kur’an ezberlemesine hayran kalır.
Onlar hafız olurken o da İncil’i ezberler.
Zekâsı sayesinde öğretmeni Şevki Efendi’nin dikkatini çeker.
21 yaşında ruhbanlık yolunu seçer.
1908’de Ankara’ya gelir, babasının mesleği manifaturacılık yapar.
1912’de diyakoz (papaz yardımcısı),
1915’te papaz olur ve “Eftim” (Euthymios – iyimser, cesur anlamında) adını alır.
***
Mondros Mütarekesi sonrası Fener Rum Patrikhanesi, Pontus Devleti hayaliyle Anadolu’da karışıklık çıkarmaya, Yunan işgalini desteklemeye başlar. Patrikhane talimatları Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar yayılır: Çetecilik, asayiş bozma, hükümet aleyhine şikâyet, Yunan işgalini kolaylaştırma…
İşte tam bu sırada, Keskin Metropolit Vekili olan genç Papa Eftim ayağa kalkar:
1 Nisan 1919’da (Mustafa Kemal Samsun’a çıkmadan önce) Patrikhane’yi açıkça protesto eden beyanname yayınlar.
“Anadolu’daki istila, Müslümanları da Hristiyanları da aynı derecede üzmektedir.” der. Din ile milliyeti karıştıran Patrikhane’yi suçlar.
Anadolu’yu karış karış gezer, Türk Ortodokslarını Patrikhane’nin oyunlarından uzak tutmaya çalışır.
1921’de “Bağımsız Türk Ortodoks Kilisesi” fikrini ortaya atar 3 Mayıs 1921’de kanunlaşır.
30 Kasım 1921 beyannamesinde bütün Ortodoksları Millî Mücadele’ye çağırır: “Kötülüğe alet olmayın!”
Büyük Taarruz öncesi TBMM bahçesinde, Mustafa Kemal’in de bulunduğu mitingde konuşur:
“Düşmanlarımızın her şeyi var; ama bizim silahımız cephanemiz yok. Fakat, göğsümüzde imanımız var. Mutlaka kazanacağız. Yaşasın muzaffer Türk ordusu!”
Atatürk’ün tepkisi, efsaneleşmiştir:
“Baba Eftim, Millî Mücadele’de bize bir ordu kadar yardım etti.”
***
21 Eylül 1922 Kayseri Zincidere’de Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni resmen kurar.
Kendisi I. Eftim adıyla ilk Patrik olur.
Amaç: Türkçe ibadet, Türk milliyetçiliğiyle uyumlu Ortodoksluk, Fener’in Helenizm propagandasına karşı set çekmek.
Lozan sonrası mübadelede din esası alındığı için çoğu Karamanlı / Türk Ortodoks Yunanistan’a gönderilir. Cemaat küçülür. Papa Eftim İstanbul’a yerleşir.
Türkçe İncil çevirisi çalışmaları yapar.
Fener Patrikhanesi’yle ömür boyu mücadele eder.
Kıbrıs olaylarında Makarios’u aforoz eder ve “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır!” der.
14 Mart 1968’de 84-85 yaşında İstanbul’da vefat eder.
Mezarı Şişli Rum Mezarlığı’ndadır. Mezar taşında Atatürk’ün sözü yazılıdır: “Millî mücadelede bize bir ordu kadar yardım etti.”
***
“Ben Türk dostu değilim, Türkoğlu Türk’üm!”
Aforoz edildiğinde verdiği cevap: “Beni aforoz edenler, asıl kendilerini aforoz etmişlerdir.”
Papa Eftim’in torunu Sevgi Erenerol’un anlattığına göre Atatürk ve Alparslan Türkeş neden “Baba” diyordu?
“Çünkü babalık, hep vermekti. Cebinde ne varsa dağıtırdı. Sevgiyle her şey çözülürdü. Bana bile ismimi bu yüzden Sevgi koydu.”
O, bir din adamından çok daha fazlasıydı: Vatanperver, dava adamı, imanlı bir Türk milliyetçisiydi. Karadeniz’de yanan Pontus ateşinin İç Anadolu’ya sıçramasını büyük ölçüde önleyen, Fener’in oyunlarını bozan, Atatürk’ün gözünde “bir ordu değerinde” olan nadir insanlardan biri.
Türk tarihinde başka hiçbir papaz, bu kadar destansı bir mücadele vermemiştir. O, Türk milleti için dua eden, kalpağıyla TBMM bahçesinde konuşan, İncil’i Türkçe okuyan ve “Yaşasın Türk ordusu!” diye haykıran bir kahramandır.
Tanrı, rahmetini bol eylesin…
16 Mart 2026
M. Hüseyin OĞUZ








