ŞEHİT ASTEĞMEN MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY
Menemen Olayı (ya da Kubilay Olayı),
23 Aralık 1930 tarihinde İzmir’in Menemen ilçesinde yaşanan ve Türk Cumhuriyet tarihi açısından çok önemli bir irtica (gericilik) olayıdır. Bu gün (23 Aralık 2025) itibarıyla olayın üzerinden tam 95 yıl geçmiş oluyor.
23 Aralık 1930 sabahı, Manisa’dan gelen küçük bir grup (çoğunlukla Nakşibendî tarikatı bağlantılı olduğu kabul edilen kişiler), Menemen’e gelerek bir camiden aldıkları yeşil sancağı ilçe meydanına diktiler. Kendilerini mehdi ilan eden Giritli Derviş Mehmet önderliğinde “Şeriat isteriz!”, “Din elden gidiyor!”, “Şapka giyen kâfirdir.” gibi sloganlarla halkı ayaklanmaya çağırdılar.
Yedek subay olarak Menemen’de öğretmenlik yapan genç asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay (24 yaşında), yanına aldığı bir manga askerle (manevra fişekleri yüklü tüfeklerle) olaya müdahale etti. Kubilay tek başına grubun arasına girerek onları teslim olmaya ikna etmeye çalıştı.
Ancak grup ateş açtı, Kubilay yaralandı; askerler karşılık verince Derviş Mehmet “Bana kurşun işlemiyor!” diyerek halkı etkilemeye çalıştı (manevra fişeği olduğu için gerçek hasar olmamıştı). Bu sırada yaralı Kubilay’ı tutup başını kestiler, kesik başı yeşil sancağa bağlayıp sokaklarda dolaştırdılar. Müdahaleye koşan iki mahalle bekçisi Hasan ve Şevki de aynı şekilde şehit edildi.
- Giritli Derviş Mehmet / Kendini mehdi ilan eden elebaşı olay yerinde öldürüldü.
- Laz İbrahim Hoca / Manisa’da Nakşibendi faaliyetlerini yürüten kişi yargılandı, idam edildi.
- Şeyh Esad Erbili / Dönemin Nakşibendi lideri (İstanbul’da) yargılandı, yaşı nedeniyle hapis cezası aldı.
- Mustafa Fehmi Kubilay / Yedek subay öğretmen, şehit başı kesilerek öldürüldü.
- Bekçi Hasan & Şevki / Olay yerine yardıma koşan güvenlik görevlileri şehit edildiler.
Olaydan hemen sonra Menemen, Manisa ve Balıkesir merkez ilçelerinde sıkıyönetim ilan edildi.
General Mustafa Muğlalı başkanlığındaki Divan-ı Harp (Askeri mahkeme) kuruldu.
105 kişi yargılandı (Doğrudan katılım, azmettirme, tarikat faaliyetini sürdürme vb. suçlamalarla).
28 kişi idam edildi (Derviş Mehmet grubu ve bazı azmettiriciler dahil).
Şeyh Esad Erbili’nin cezası yaşından dolayı hapse çevrildi.
Siyasi Bağlamı (En Çok Tartışılan Kısım)
Olay, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın (SCF) kurulup 98 gün sonra kendi kendini feshettiği döneme denk gelir (17 Kasım 1930’da fesih).
Çok kişi şu iki ana görüşü savunur:
Resmî tez / çoğunluk görüş: Nakşibendi tarikatının Cumhuriyet devrimlerine (hilafetin kaldırılması, tekke-zaviye kapatılması, şapka devrimi, harf devrimi vb.) karşı planlı bir irtica hareketiydi. Serbest Fırka’nın yarattığı ortamdan cesaret aldılar.
Alternatif görüşler (azınlıkta kalan): Olayın abartıldığı, hatta bazı yönlerinin bizzat hükümet tarafından provoke edildiği, SCF’yi tamamen bitirmek ve dini kesimi sindirmek için kullanıldığı iddia edilir.
Menemen Olayı, Türkiye’de hâlâ çok güçlü bir sembol olmaya devam ediyor:
Laiklik ve Cumhuriyet : “Kubilay’ın kanıyla tazelendi”
Tarikat – cemaat gerçeği: “Derviş Mehmetler yeniden türemesin” uyarısı
Aydınlanma – yobazlık çatışması: “Kubilaylar mı, Derviş Mehmetler mi kazanacak?”
Kısacası: Menemen Olayı sadece bir ayaklanma değil, Cumhuriyetin ilk yıllarında laik devlet ile dini gericilik arasındaki mücadelenin en kanlı ve sembolik sahnelerinden birisidir.
En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır… (Mustafa Kemal ATATÜRK)
Rahat Uyu, Sen! Mekânın Cennet Olsun! Devrim Şehidi KUBİLAY…
23 Aralık 2025
M. Hüseyin OĞUZ

