KEYFİMİZ YOK, ÇÜNKÜ ADALET YOK: TÜKETİCİ HAKKI, YURTTAŞ ONURU, İNSANLIK VİCDANI
“Bir halkın keyfini anlamak için fiyatlara değil, adalete bakmak gerekir.”
Keyifsizlik mi dediniz?
Eskiden keyif, sahilde bir yürüyüş, dostlarla çay içmek, akşam haberlerinden sonra biraz nefeslenmekti. Şimdi haber biterken, içimiz daha da daralıyor. Çünkü sokakta yürüyenin de, manava uğrayanın da, banka kuyruğundaki emeklinin de yaşlının da gözünde aynı sessiz cümle okunuyor: “Keyfim yok.” Artık yorgunluk fiziksel değil, ruhsal. Tüketici sadece alım gücünü değil, yaşama sevincini de kaybetti. Niye hep biz, neden?
Enflasyon değil, toplumsal kıyım
%35 ila %165 arasında değişmiş resmi, %190’ye kadar hissedilmiş enflasyon oranları; etiketleri değil, hayatları değiştiriyor. Pazarda fiyat sormaya utanır hale gelen milyonlarca insan, markette alışveriş sepetine sadece ürün değil, mahcubiyet koyuyor. Bu artık ekonomik bir mesele değil. Bu bir adalet ve eşitlik meselesi. Bu bir yaşam hakkı meselesi.
Keyifsizlikte adaletsizliğin izi
Sadece alım gücü değil azalan. Adalet duygusu da sarsıldı. Hukuk, zengin için zırh; yoksul için kelepçe oldu. Muhalif düşünen yargılanıyor, hakkını arayan aşağılanıyor, haksızlığa karşı susmayan cezalandırılıyor. Bu koşullarda keyif değil, korku üretir toplum. Ve korku, tüketicinin en pahalı faturasıdır.
Savaşın gölgesi, evimizin içine düşüyor
Gazze’de susmayan bombalar, Ukrayna’da dinmeyen sirenler, İran’da yükselen gerilim… Sanma ki uzak. Savaşın dumanı artık İstanbul Boğazı’ndan geçiyor, market raflarına çörekleniyor, faturaların arasına sızıyor. Çünkü dünya küçüldü; adaletsizlik, sadece orada değil, her yerde içimizi yakıyor.
ABD müdahil olunca… Tüketici niye etkilensin ki?
Çünkü dünya ekonomisi artık pamuk ipliğinde. Bir Pentagon kararı, burada mazot fiyatını iki katına çıkarıyor. İsrail’in tankı Gazze’ye girerken, Türkiye’de ekmeğin fiyatı da değişiyor. Uluslararası hukukun sustuğu her yerde, Türkiye’de halkın cebi susuyor. Tüketici artık global savaş ekonomisinin esiri.
Keyif, keyfiyetten yıkılıyor
Bir ülkede hukuk yoksa, kurumlar çöker. Kuralların yerini keyfilik, liyakatin yerini sadakat, şeffaflığın yerini kapalı kapılar alırsa… keyif kalmaz. Denetlenmeyen zamlar, hesap verilmeyen kamu harcamaları, cezalandırılmayan yolsuzluklar… Tüketiciye “bahtına düşeni al” denilen bir piyasa anarşisi yaratır.
Keyfimiz yok çünkü insanın kıymeti yok
Yurttaş artık “müşteri” değil, “maruz kalan” konumunda. Ürün bozuk çıkarsa sus, kamu hizmeti eksikse bekle, hakkın çiğnenirse sineye çek… Çünkü insan hakları, artık lüks tüketim ürünü muamelesi görüyor. Bu yüzden keyifsizlik, sadece cebin değil, onurun da incinmesidir.
Peki ya çözüm?
Keyfi yerine getirmenin yolu çok basit:
Adalet varsa, güven gelir.
Şeffaflık varsa, güven artar.
Denetim varsa, hakkaniyet yayılır.
Tüketici güvende olursa, toplum rahatlar.
Bugün keyfimiz olmayabilir, ama hakkımızı bilen, sesimizi çıkaran, vicdanıyla direnen birer yurttaş olarak yarının keyfini yeniden inşa edebiliriz.
Son Sözüm mü ne?
Keyfimiz yok; çünkü neye gülsek, arkası ağlamaklı; neye umutlansak, önü karanlık. Ama yine de biliyoruz:
Tüketici ayağa kalkarsa, vicdan da, umut da, keyif de geri gelir! Dünyanın ezilen tüketicileri birleşin!
***
KEYİFSİZLİĞİMİZİN KAYNAKÇASI VE KANIT DEFTERİ (2020–2025) (Etmenler ve Olay / Olgular Kronolojisi)
Türkiye’de Yaşananlar (Keyifsizliğin Yerel Sebepleri)
Ekrem İmamoğlu’na Yönelik Yargı ve Bürokratik Baskılar (2022–2025) 2022’de “Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret” gerekçesiyle hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi. Sonraki dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne karşı açılan davalar ve müfettiş baskınlarıyla, kamuoyunun umut bağladığı muhalefet figürleri yıpratılmaya çalışıldı. Kaynak: İstanbul Barosu, CHP Hukuk Bürosu, BBC Türkçe (2022–2024)
İBB’ye “Terör İltisakı” İddiaları ve Soruşturmalar: İçişleri Bakanlığı, 2022–2024 arasında İBB çalışanlarına yönelik “terörle iltisaklı personel” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Bu süreçte İmamoğlu ve ekibinden birçok kişi gözaltına alındı, tutuklandı, ancak delil sunulamayan dosyalar kamuoyunun gözünde siyasi baskı olarak yorumlandı. Kaynak: T24, DW Türkçe, İBB Açıklamaları
Ümit Özdağ’a Yönelik Medya ve Linç Kampanyaları (2023–2025): Özdağ’ın sığınmacı politikaları ve milliyetçi çizgisi bazı kesimlerde yoğun medya hedefi haline geldi. 2024 sonrası Zafer Partisi’nin yerel seçim başarısının ardından, Özdağ hakkında açılan soruşturmalar, kişisel tehditler ve medyada itibar zedeleme girişimleri kamuoyunun dikkatini çekti. Kaynak: Zafer Partisi Resmî Hesapları, Sözlük Girişleri, Bağımsız Gazetecilik Platformları
Muhalefet Belediyelerine Kayyum Tehdidi ve Merkezî Baskılar (2023–2025): DEM Parti’li ve CHP’li bazı belediyeler hakkında “ihalelerde usulsüzlük” veya “hizmet ihmali” gibi gerekçelerle yürütülen soruşturmalar, muhalefetin yerel başarısına gölge düşürme çabası olarak yorumlandı. Bu durum, seçme ve seçilme hakkına yönelik halkın güvenini sarsarak toplumsal keyifsizliği büyüttü. Kaynak: Gazete Duvar, Bianet, YSK Eski Karar Arşivleri
2021–2023 Yüksek Enflasyon Dalgası: TÜİK’in resmî verilerine göre enflasyon 2022 sonunda %64,27’ye, ENAG’a göre %170’in üzerine çıktı. Alım gücü çöktü. (Kaynak: TÜİK, ENAG)
EYT Krizi ve Sosyal Güvenlik Tartışmaları: Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) 2023’te kısmen çözülse de yeni emekli maaşları geçim seviyesinin çok altında kaldı. (Kaynak: SGK Verileri, DİSK Raporları)
Vergi Adaletsizliği ve Dolaylı Vergiler: 2023’te devletin gelirlerinin %70’i dolaylı vergilerden geldi. Zengin daha az, fakir daha çok vergi ödedi. (Kaynak: TEPAV, TÜRMOB)
Gezi Davası ve Sivil Topluma Baskı: Osman Kavala davası ve Gezi direnişi cezaları, adalet sisteminin siyasallaştığını kanıtladı. (Kaynak: AI, Human Rights Watch)
Sedat Peker İfşaları ve Cevapsız Kalan Yolsuzluk İddiaları (2021): Kamu ihaleleri, mafya-siyaset ilişkileri, gazetecilere rüşvet iddiaları ayyuka çıktı ama soruşturma başlatılmadı. (Kaynak: Bağımsız Medya Platformları)
İfade Özgürlüğünün Daralması: Türkiye, 2024 itibariyle Sınır Tanımayan Gazeteciler’in Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 154. sırada. (Kaynak: RSF, 2024)
Deprem Sonrası Kamu Yönetimi Krizi (6 Şubat 2023): 50 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiği iddia edilen Kahramanmaraş merkezli depremlerde devletin ilk 48 saatlik yokluğu, halkın hafızasında travmaya dönüştü. (Kaynak: TMMOB, AFAD Eleştirileri)
Dünyada Yaşananlar (Keyifsizliğin Küresel Sebepleri):
COVID-19 Pandemisi (2020–2022):
Dünya genelinde 7 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı. Ekonomiler çöktü, toplumlar izole oldu. (Kaynak: WHO, IMF)
Rusya-Ukrayna Savaşı (24 Şubat 2022 – …): Enerji ve gıda krizini tetikledi. Türkiye’de doğalgaz, elektrik ve tahıl fiyatları arttı. (Kaynak: Medya, Dünya Bankası, Reuters)
İsrail’in Gazze Saldırıları ve İran Gerilimi ve İsrail ve ABD’nin İran’a Saldırıları (Ekim 2023 – …): 2023’te Gazze’ye yönelik bombardımanlarda 50 binden fazla sivil öldü. İsrail ve ABD’nin İran ile yaşanan gerilim ve çatışması, bölgesel savaş ihtimalini gerçeğe dönüştürdü. (Kaynak: Medya)
ABD’nin Çift Taraflı Politika Karmaşası: Bir yandan insan hakları vaazları, diğer yandan silah sevkiyatları. Küresel güvensizlik artıyor. (Kaynak: Medya, The Guardian, Foreign Affairs)
Küresel İklim Krizi ve Gıda Güvensizliği: 2024’te BM, dünya nüfusunun üçte birinin gıda güvensizliği yaşadığını açıkladı. Savaşlar ve iklim değişikliği başlıca sebepler. (Kaynak: FAO, IPCC)
Küresel Yolsuzluk ve Demokrasi Gerilemesi: Freedom House 2025 raporuna göre dünyada demokrasi 18. yıl üst üste geriledi. (Kaynak: Freedom House)
Kaynakça: Seçilmiş Akademik ve Resmî Raporlar
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). (2024). Enflasyon Verileri ve Hanehalkı Harcama Raporları.
ENAGrup. (2024). Alternatif Enflasyon Raporları.
TEPAV. (2024). Vergi Politikası ve Eşitsizlik Analizi.
Human Rights Watch. (2024). Turkey: Civil Society Crackdown Continues.
Reporters Without Borders. (2024). Press Freedom Index.
WHO. (2024). COVID-19 Global Impact Report.
UN OCHA. (2024). Gaza Emergency Situation Reports.
Freedom House. (2025). Freedom in the World Report.
IPCC. (2023). Sixth Assessment Report – Summary for Policymakers.
FAO. (2024). Global Food Security Update.
TMMOB & İTÜ Jeoloji Raporları. (2023). Deprem ve Afet Yönetimi Eleştirileri.
Sosyal Medya Haber Siteleri, Yazılı Basın ve Görsel Medya Kaynakları (2020-2025)
24.06.2025
Av. Fahrettin ÖNDER
Tüketici Birliği Federasyonu Yürütme Kurulu Üyesi
