TÜRKÇÜ – TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLABİLMEK!
Merhum dedem İbrahim Efendi‘nin odasının bir duvarında Atatürk’ün fotoğrafı ve fotoğrafın altında da,
”Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan;
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan..” yazılı bir levha vardı.
İlk okul sıralarında idik; Atatürk’ü ismen, şeklen ve kurtarıcı, Cumhuriyet’in Kurucusu olarak biliyorduk, yaşımıza göre. Turan, ne idi ki?
Biz sorduk, o anlattı.
Atatürk; Türk soylu, çok okuyan, okuduğunu anlatan ve tatbik sahasına koyan, hakiki mânâda bir TÜRKÇÜ idi.
Hakiki mânâda Türkçü olabilmek için Atatürk’ü okumak, anlamak şarttı.
Koyduğu altı ilke içinde öncelikle Milliyetçilik başat ilke idi.
Türk Milliyetçiliği ülküsünü anlamaz isek, diğerleri farklı fikirlerin esiri olur idi.
Peki ne yapacaktık?
Binlerce yıldan bu yana var olan Türk Töresi‘ni okuyacak, Türk tarihini bilecek ve töreye uygun yaşayacaktık.
Önce dedem, sonra babam, öğretmenlerimiz anlattılar, okuttular, rehber oldular… Ulu Tanrı’m hepsinden razı olsun.
GÖRDÜK ve BİLDİK Kİ!
Türkçü olmak:
- Bilgi ister, yürek ister, cesaret ister.
- Attığı adımı geri çekmez, sözünün arkasında durur.
- Tanrı’dan başkasına boyun eğmez. Kendine tasma taktırmaz, kendine reis edinmez, kimseye boyun eğmez.
- Atasına saygıda. küçüğüne sevgide kusur etmez.
- Özünü geçmişini bilir ve geleceğini en ileriye kadar görür.
- O bilir ki, geçmiş geleceğin aynasıdır.
- Güne, değerlerinden taviz vermeden uyum sağlar.
- Bilir ki, Türk töresinin temel taşı edep ve ahlâktır.
- Der ki, ‘Eline, Diline, Beline Sahip ol ”
EL: İL, devlet manasına gelir. Devletine iline sahip çık. Devletine toz kondurma, devletine destek ol, kalkındır, demektir,
DİL: Türkçedir. Milletin ses bayrağıdır. Türkçe düşerse bayrak düşer, bayrak düşerse budun düşer, budun düşerse il düşer. O yüzden dilini arı tut, sahip ol, yaşat…
BEL: Soydur; ezelden var olan geçmişin, bugünün ve geleceğindir. Senden sonraki nesil bayrağı, senden emanet alacak, ileriye taşıyacak olandır.
Eline Sahip Çık: Başkasını malına el uzatma, hırsızlık yapma, kötü işlere alet etme.
Dil: Gönül kırma, dedikodu yapma, yalan konuşma, iftira etme, ötekileştirme. düşünmeden konuşma. Bil ki, insan; ağzından çıkan sözün esiridir.
Bel: Başkalarının ırzına göz dikme.
Türkçü, iyi ve bilge bir öğretici olmalıdır. Bıkmadan usanmadan yazmalı, anlatmalıdır.
Türkçü; hal ve hareketleri, bilgisi, konuşması, herkese davranışları, giyimi velhasıl tam anlamı ile örnek olmalıdır.
Türkçü, Türk Milliyetçiliği ülküsüne hakiki mânâda sahip olan kişidir.
Düşündüğü, anlattığı gibi yaşar.
Fikri ile zikri birdir.
Şahsî çıkarları için; nüfuz suistimali yapmaz, yaptırmaz. Rüşvet, irtikap gibi ahlâk dışı eylemlerden uzak durur, yaptırmaz, yapmaz, hoş görmez. Yenilgiyi mertçe kabul eder, Galibi tebrik eder, özeleştiri yapar.
Ulu Tanrı’m! Hakiki Türk Milliyetçileri’ni, yalan ve iftira dolu hamaset ile aziz milletimizi zehirleyenlerden korusun.
21.05.2026
M. Yavuz ELBİRLER
EGM E. İsth. D. Bşk.

