ÜRÜN GÜVENLİĞİ: GERÇEĞİ, TAKLİDİNDEN AYIRMAYA GÜCÜMÜZ YETER Mİ?
GİRİŞ
Küresel pazarlarda rekabetin sertleştiği bir çağda, ürün güvenliği kavramı yalnızca teknik bir zorunluluk değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk alanına dönüşmüştür. Tüketici yalnızca daha ucuz ürünü değil, aynı zamanda sağlığına zarar vermeyen, güvenilir içeriklere sahip ve mevzuata uygun ürünleri talep etmektedir (Keleş, 2020: 112). Türkiye’de sahte veya tağşişli ürün sayısındaki artış, hem bireysel hem de kamusal düzeyde ciddi sonuçlar doğurmakta; tüketici hakları ihlalleriyle birlikte kamu sağlığı tehdit altına girmektedir (Tüketici Hakları Derneği, 2021: 45).
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), özellikle gıda güvenliği konusunda ürünlerin içeriği ve etiket bilgileri arasında şeffaflığın hayati önem taşıdığını vurgular (WHO, 2019: 28). Avrupa Birliği ülkelerinde sahte ürünle mücadeleye ayrılan bütçe her yıl artarken, Türkiye’de tüketicinin bu konudaki duyarlılığı hâlâ arzu edilen düzeye ulaşamamıştır (Avrupa Komisyonu, 2020: 61). Bu makalede, Türkiye’deki mevcut durum analiz edilerek tüketici, üretici ve kamu kurumları ekseninde ürün güvenliği konusundaki sorumluluklar değerlendirilecek ve somut öneriler sunulacaktır.
***
1. Ürün Güvenliği Neden Hayati Önemdedir?
Ürün güvenliği, bir ürünün kullanımı sırasında tüketiciye zarar vermemesi için yerine getirilmesi gereken teknik, etik ve hukuki koşulları kapsar. Türkiye’de tüketici koruma mevzuatı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile çerçevelenmiştir (Resmî Gazete, 2014: 1). Buna rağmen, raflarda yer alan her ürünün bu mevzuata uygun üretildiğini söylemek mümkün değildir (Kurt, 2022: 78).
Örnek Olay:
İstanbul’da 2023 yılında yapılan bir operasyonda, Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından market raflarında satılan, üzerinde “organik” ibaresi bulunan 3 farklı markaya ait balların laboratuvar testlerinde sahte bal olduğu tespit edilmiş ve ürünler toplatılmıştır (Hürriyet, 2023). Bu olay, “organik” etiketli ürünlerin bile denetime muhtaç olduğunu göstermektedir.
***
2. Taklit ve Tağşiş: Gerçeğin Gölgesinde Üretim
a. Taklit ürün, başka bir markanın veya ürünün aynısını yasa dışı yollarla üretmek anlamına gelir.
b. Tağşiş ise özellikle gıda ürünlerinde düşük kaliteli veya sağlığa zararlı madde ekleyerek yapılan hileleri ifade eder (Gıda Mühendisleri Odası, 2020: 34).
c. Örneğin, zeytinyağına pamuk yağı katmak ya da doğal bal yerine glikoz kullanmak sık rastlanan örneklerdendir.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı denetim listeleri bu konuda önemli bir kamu hizmeti niteliğindedir:
https://www.tarimorman.gov.tr/GKGM/Menu/75/Taklit-ve-Tagsis-Yapilan-Urunler
Somut Örnek 1:
Adana’da 2022 yılında merdiven altı bir atölyede yapılan baskın sonucu, bilinen markalara aitmiş gibi etiketlenmiş deterjan ve şampuanlar ele geçirilmiştir. Olayla ilgili 3 kişi hakkında “marka hakkına tecavüz ve halk sağlığını tehdit” suçlamasıyla dava açılmıştır (Sabah, 2022).
Somut Örnek 2:
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Şubat 2024’te yayımladığı tağşişli ürün listesinde, zeytinyağı diye satılan 42 markanın ürününde “pamuk yağı ve kanola yağı” tespit edilmiştir. Aynı listede, süt ve süt ürünlerinde ise nişasta katkısı, jelatin ve bitkisel yağ kullanımı belirlenmiştir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024).
Adli Süreç Referansı:
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2021/344 E. sayılı kararında, tüketiciye tağşişli bal satan bir firmanın sahibi hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçunu düzenleyen TCK 158/1-f maddesi kapsamında cezalandırmayı onamıştır. Kararda “gıda güvenliğini hiçe saymanın yalnızca ticari değil, kamusal bir suç” olduğu vurgulanmıştır.
***
3. Üretici ve Satıcının Ortak Sorumluluğu
Ürün zincirinin her halkasında güvenlikten birinci derecede sorumlu aktörler vardır.
a. Üretici: İlk sorumluluk ürünün içeriğini mevzuata uygun üretmekte yatmaktadır.
b. Satıcı: Denetimsiz veya etiketsiz ürünleri raflarında bulunduran satıcılar da yasal yükümlülük altındadır (Yücebaş, 2018: 102).
Somut Örnek:
Bir zincir marketin, etiketsiz şekilde açıkta sattığı peynir ürünlerinden alınan numunelerde salmonella bakterisi tespit edilmiştir. Denetim sonucu hem üreticiye hem de satıcıya para cezası uygulanmış, firma 6 ay satıştan men edilmiştir (T24, 2023).
***
4. Kamusal Denetim: Devletin Görevi ve E-Devlet Üzerinden Şikâyet Kanalları
Devletin rolü; denetleme, cezai yaptırım uygulama ve kamuyu bilgilendirme süreçlerini yürütmektir.
a. Tarım ve Orman Bakanlığı: Gıda güvenliği
b. Ticaret Bakanlığı: Etiket ve CE uygunluğu
c. Sağlık Bakanlığı: Kozmetik, ilaç ve medikal ürün denetimi
d. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Sanayi ürünlerinde güvenlik sertifikasyonu
Tüketici, e-Devlet üzerinden şu hizmetleri kullanarak doğrudan şikâyet başvurusu yapabilir:
ALO 174 Gıda Güvensiz Ürün Bildirimi:
https://www.turkiye.gov.tr/gida-guvensiz-urun-ihbari
Ticaret Bakanlığı GÜBİS:
https://guvenilirurun.ticaret.gov.tr
Tüketici Hakem Heyeti Şikâyet Başvurusu:
https://www.turkiye.gov.tr/ticaret-tuketici-sikayeti-uygulamasi
Basından Örnek:
Aydın’da bir vatandaşın “ALO 174 Gıda Hattı”na yaptığı ihbar sonrası başlatılan denetimde, meyve suyu üretimi yapan bir işletmede raf ömrü geçmiş hammaddelerin kullanıldığı tespit edilmiş ve firma hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur (NTV, 2022).
***
5. Tüketici Ne Yapabilir?
a. Etiketleri okumalı, son kullanım tarihlerini dikkatle kontrol etmelidir.
b. Ürünlerin CE ve TSE belgelerine sahip olup olmadığını sorgulamalıdır.
c. Şüpheli ürünleri dijital platformlar üzerinden doğrudan yetkili kurumlara bildirmelidir.
d. Sadece fiyat odaklı değil, içerik ve güvenlik odaklı bir tüketim bilinci geliştirilmelidir (Altuntaş, 2019: 96).
Somut Örnek:
Bir tüketici, kullandığı bebek mamasının tadının ve dokusunun öncekiyle aynı olmadığını fark ederek CİMER üzerinden Tarım Bakanlığı’na başvurmuştur. Laboratuvar incelemesinde mamanın etiket değerleriyle içeriğinin uyuşmadığı belirlenmiş, firma kamuoyuna açıklama yapmak zorunda kalmıştır (CNN Türk, 2023).
SONUÇ
Ürün güvenliği bireyin değil toplumun ortak meselesidir. Bir kişinin ihmali binlerce kişinin sağlığını tehlikeye atabilir. Bilinçli bir tüketici, yalnızca kendi sağlığını değil; aynı zamanda toplumun etik değerlerini de korur. Gerçeği sahteden ayırt etmenin yolu bilgilenmekten geçer. Ve artık bunun için tüm araçlar elimizin altında: Hem yasa, hem dijital başvuru kanalları, hem de bilimsel bilgi.
Av. Fahrettin ÖNDER
TBF Yürütme Kurulu Üyesi

KAYNAKÇA:
Altuntaş, N. (2019). Tüketici Hakları ve Bilinçli Tüketim. Ankara: Beta Yayınları.
Avrupa Komisyonu. (2020). Counterfeit Goods and Market Surveillance in the EU. Brussels.
Gıda Mühendisleri Odası. (2020). Türkiye Gıda Güvenliği Raporu 2019-2020. Ankara.
Keleş, M. (2020). Kamu Politikası ve Tüketici Koruma Hukuku. İstanbul: Seçkin Yayıncılık.
Kurt, R. (2022). Tüketici Mevzuatı Uygulamaları ve Örnek Olaylar. Bursa: Dora Yayıncılık.
Resmî Gazete. (2014). 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun. Sayı: 28835.
Tüketici Hakları Derneği. (2021). Tüketici Bilinç Raporu. Ankara.
WHO (2019). Food Safety and Public Health. Geneva: World Health Organization.
Yücebaş, A. (2018). Etik Tüketim ve Sorumlu Satıcılık. İstanbul: İTO Yayınları.
Hürriyet (2023). “Sahte Organik Bal Operasyonu: 3 Marka Raflardan İndirildi”, 12 Mayıs 2023.
Sabah (2022). “Adana’da Sahte Deterjan ve Şampuan Baskını”, 9 Kasım 2022.
Tarım ve Orman Bakanlığı (2024). “Taklit ve Tağşişli Ürün Listesi”, https://www.tarimorman.gov.tr
Yargıtay 19. CD, 2021/344 E., 2021/788 K., Karar Tarihi: 15.03.2021.
T24 (2023). “Zincir Marketteki Peynirde Salmonella Çıktı”, 3 Temmuz 2023.
NTV (2022). “ALO 174’e Gelen İhbar Üzerine Meyve Suyu Fabrikasına Baskın”, 20 Ekim 2022.
CNN Türk (2023). “Bebek Mamasında Etiket Krizi: Bakanlık İncelemesi Başlatıldı”, 5 Aralık 2023.



